Sabah ışığı artık farklıydı ışık yumuşaktı; perdelerin arasından, anın zarafetine eşlik eden altın bir süzülüşle içeri sızıyordu. Elif yavaşça uyandı, bilinci katman katman yerine geliyordu. Önce bir sıcaklık hissetti. Sonra beline sarılı bir kolun ağırlığını. Ardından boynuna çarpan düzenli nefeslerin ritmini. Yusuf. Geceye böyle dalmışlardı; aralarında hiç boşluk kalmayacak şekilde birbirlerine dolanmış halde... Ve gece boyunca da öyle kalmışlardı. O korkunç akşam yemeğinin üzerinden üç hafta geçmişti. Bebeği öğrenmesinin üzerinden üç hafta. Doktor Defne ile terapiye başlamalarının üzerinden iki hafta. Kendi yatak odalarına temelli geri dönmesinin üzerinden ise bir hafta. Ve dün gece... Dün gece bambaşkaydı. Elif hafifçe kıpırdandı, Yusuf’un uykusunda bile kolunu daha da sıkılaştırdı

