''Gel. '' kapıyı açıp içeri girdim.Tüm sınıf bakışları üzerimdeydi.Öğretmenin sesiyle tüm sınıfın bakışlarını benden ayırdı.
'' Yeni öğrenci olmalısın.Sana boş yer bulalım .'' dedi ve sınıfa göz gezdirdi.Sarışın bir kız çantasını sıranın yanına astı ve yanını gösterek konuştu.
'' Hocam buraya oturabilir.''
'' Tamam Zeynep.'' Hoca bana dönüp Zeynep' in yanını göstererek konuştu.
'' Zeynep 'in yanına otur canım.'' Başımı tamam anlamında sallayıp Zeynep 'in yanına geçip çantamın çıkardım. Zeynep ' e döndüm. O da elini çekinerek bana uzattı.
'' Ben Zeynep DOĞAN'' önce eline , sonra Zeynep' e baktım.Elini çekecekken gümserek elini tuttum.
'' Ben de ..'' Konuşmamı zeynep tamamladı.
'' Nur ASAF , seni tüm okul tanıyor.Dün yaptığın çok cesurca bir haraketti.''
'' Size yapılan bu eziyetlere göz yumamazdım.'' Telefonumun çalmasıyla herkesin gözü bana döndü.
'' Hocam özür dilerim kapatmayı unutmuşum.''
'' Yeni geldiğin için affediyorum.Bir daha olmasın.Ayağa kal ve kendini kanıt.'' Hocanın bu kadar sert olmasına şaşırdım. Altarafı telefonumu kapatmayı unutum. Neyse ilk günden müdür odasına gitmemek için sakince ayağa kalktım.
'' Ben Nur Asaf.Amerika dan geldim.İki hafta sonra 18 oluyorum.Spor yapmayı , yemek yapmayı ve kitap okumayı severim.Bu kadar'' dedim ve yerime oturdum.
Hoca ders anlatmaya başlarken Zeynep'e döndüm.
'' Bu hoca hep mi sinirli?''
'' Hayır .Sadece döküntüler sınıfına böyle davranıyor. ''
'' Ne yani hocalarda sınıfa ayrımı mı yapıyor?''
'' Malasef...'' hocanın Zeynep' e bağırmasıyla tüm gözler bize döndü.
'' Zeynep ve Yeni kız konuşacaksanız. dışarı çıkın. Sizin gibi burslu öğrencilerle uğraşıyorum.'' Son söylediğini kısık sesle söylesede tüm sınıf duymuştu. Kimse sesini çıkarmadan hocanın azarını dinliyor.
Hoca bozuntusu masasını oturmuş.Telefonuyla oynuyor aynı zamanda bizi aşalamaya devam ediyor.
''Sizin geldiniz yer belli.Şu kıyafetlerinize baksanıza; pazardan beş lira alınmış tişörtler ve gömlekler ,pantolanlar deseniz başkasının eskisi oldu belli. , ucuz parfüm kokusunu burdan bile alıyorum.Anlayın artık siz buraya ait değilsiniz.''
Tüm sınıf başını öne eğmiş hocanın azarın bitmesini bekliyordu. Kızların gözleri dolmuş erkekler ise sinirden ellerini yumruk yapmış bacaklarına vuruyorlardı. Burslarını kaybetmemek için gururlarını ayaklar altına alıyorlar. Sevda cadısıda bunu bildiği için onları ezmeye aşağılamaya devam ediyor. Bu cadının bilmedi bir şey var . Benim kaybedecek bir bursum yok. Daha fazla dayanamayacağım bu kadına. Elerimi masaya vurup ayağa kalktım. Sevda hoca ve tüm sınıfın bakışları bana döndü.
'' Bizimle böyle konuşamazsınız . Bizde bu okulun öğrencileriz. '' Sevda hoca alayla bana baktı ve yerinden kalkıp yanıma geldi.
''Yeni kız sen benimle böyle konuşamazsın .' sevda hocaya yaklaştım.
'' Asıl siz bizimle böyle konuşamazsınız. Sizin bizden farkınız yok.Sadece zengin gibi giyiniyorsunuz.Aslında üzerinizdeki kıyafetleri markaların çakmalarını yapan sosyete pazarından aldığınız belli. Parfümünüzde markaların deneme ürünlerinden aldınıza eminim.''
Söylediklerimle Sevda hoca sinirlenirken sınıftakiler gülmeye başladı.
Sevda hocanın bağırmasıyla tüm sınıf sustu.
''SUSSUNNN'' dedi ve bana döndü.
''Eğer bursuna birşey olmasını istemiyorsan benimle düzgün konuş.'' Dedi .Bende sırıtarak cevap verdim.
'' Ben burslu değilim ki''
'' Ne ? bursulu değil misin? O zaman bu sınıfta işin ne.'' Umursamazca sırama oturup cevam verdim.
'' Canım öyle istedi.'' Sevda hoca sinir küpü olmuştu ,konuşacakken zil çaldı.Ayağa kalkıp Zeynep' e döndüm.
'' Zeynep hadi kantine gidelim . '' sevda hoca hala önümde sinirli bir ayağını yerde ritim tuturken ona döndüm.
''Önümden çıkar mısınız hocam?'' Sevda hoca ayaklarını yere vura vura sınıftan çıkarken, öğrencilere baktım. Sınıfın sessizliği kahkalarla bozuldu. Onların gülen gözlerini gördükçe iyi ki bu sınıfa gelmiş iyiki döküntülerin başkanı olmuşum.
Bizim sınıfı ben korurum da.Diğer sınıflar ne olacak. En kısa zamanda tüm döküntüler sınıfıylarıyla buluşup her sınıfta bir temsilci seçmeliyim. Böylece sıkıntıları olduğu zaman temsilcilere söyleyip onlarda bana söyleyebilirler.Zeynep 'in sesiyle ona döndüm.
'' Hadi Nur önce okulu gezelim sonra kantine gideriz''
'' Tamam hem benim sana anlatmak istediklerim var.''
Zeyneple okulu gezerken yapmak istediklerimi anlatım. Zeynep de her zaman benim yanımda olacağını söyledi.
Şimdi kantinde oturup kahve içiyoruz. Mert , Emre ve Ateş'in gözleri üzerimde hissediyordum. Yılmam için psikolojik baskı yapıyorlar. Bende inatla gözlerimi ayırmadan onları izliyorum. Bende herşey karşılıklı . Psikolojik baskı istiyorlarsa en âlasını yaparım. Bir çocuğun özgür 'e bağırmasıyla herkes o tarafa döndü. Mert ise alayla bana baktı. Göz dağı vermeye çalışıyor.
Bende sırıtarak ona baktım. Göze göz dişe diş. Ayağa kalkıp özgür'e bağıran çocuğa döndüm. Tüm kantinin duymasını için bağırarak konuştum.
'' Sen ne yaptığını sanıyorsun. Benim sınıfımdaki öğrencilere bağıramazsın.'' Dedim ve tüm kantine dönerek konuştum.
''Bir daha böyle bir şey olursa....'' cümlemi Mert'in sesiyle yarıda kaldı.
'' Ne olur?'' dedi. Bende Mert'e yaklaşıp önünde durdum. Elimle Mert'in gömleğinin yakasını düzeltim.Mert konuşmadan yaptıklarımı izliyordu.gömleyiğinin yakasından tutup aşağı çektim . Dudaklarımı yanağına sürtüp kulağına fısıldadım.
'' Olmayacağı için hiç bir zaman öğrenemeyecek.'' Dedim ve kantine döndüm.
''Tüm döküntüler sınıfını, öğlen 12D sınıfında bekliyorum.'' Dedim ve kantinden çıktım. Sınıfa gidip sırama oturdum. Zilin çalmasıyla sınıf doldu. Zeynep de yanında Elifle sınıfa girdi. Beni görünce heycanla yanıma gelip oturdu.
''Tüm okul seni konuşuyor. Sen gittikten sonra Mert kantini birbirine kattı.'' Dedi .
'' Bu daha başlangınç.'' Dedim .Hocanın girmesiyle önümüze döndük.
İki derste matematikdi. Tüm kızlar dersi hayranlıkla dinliyordu. Tabi bu hayranlığın sebebi genç ve yakışlı Selim hocanın büyük bir payı var. Allahı var taş gibi adam.
Öğlen zili çalınca eşyalarımı toplayıp ayağa kalktım.Tahtaya çıkıp öğretmenler masasına oturup sınıfa döndüm. Sınıf kapısında öğrenciler birikti ama içeri girmeye cesaret edemiyorlar. Ayağa kalkıp sınıfın kapısına ilerledim,gülümserek konuştum.
'' Girmeyecek misiniz?'' dedim . Önce kararsız kalsalarda içeri girdiler.Sınıf tıklım tıklım doldu. Tahtanın önüne gelip konuşmaya başladım.
'' Arkadaşlar burada toplanamızın nedeni döküntüler sınıfa yapılanları durdurmak.''
Siyah saçlı , beyaz tenli uzun boylu çocuk konuştu.
'' O nasıl olacak. '' dedi bende çocuğa döndüm.
''Öncelikle konuşurken adınızı ve sınıfınızı söylerseniz sevinirim.Sorduğun soruya gelirsek bunu hep beraber başaracağız.'' Dedim ve cevap için çocuğa baktım.
'' Adım yusuf 10D yim.Bak bize yardım etmen güzel ama senin ne kaybedecek bir bursun ne de çocuğu aç kalmasın , ayakları üşümesin yada arkadaşlarının yanında eksik hissetmesin diye boğazından kısıp para biriktiren bir annen.'' Dedi .Yusuf haklı ilk önce burs meselesini halledeceğim.Sarışın bir kız el kaldırdı bende başımla onay verdim.
'' Ben Sedef 9D 'yim.Amacın Mert ,Emre ve Ateş'in dikkatini çekmekse başardın. Bize daha fazla umut vermeden vazgeç.'' Dedi ve başını yere eğdi. Cesur bir kız, sevdim.
'' Sedef eğer dikkat çekmek isteseydim.Bu sınıfta değil onların sınıfında olup tavlamaya çalışırdım.'' Dedim ve gözlüklü hafif kilolu bir çocuk elini kaldırdı. Konuşması için başımla onay verdim.
'' Ben Yavuz 11D 'yim. Neden diğerleri gibi bize eziyet etmek yerini yardım ediyorsun.'' Dedi.
'' Ben Amerikada özel bir okulda okuyordum. Bu okuldaki gibi sınıf ayrımı olmasada . Popüler ve ezikler vardı. Ben de popüler sınıfındaydım .Arkadaşlarım Jeffy ve Mary bir gün Sarel adında burslu kıza yaptıkları yüzünden kız intihar etti. Arkadaşlarıma yardım etmesemde onları durdurmak için de birşey yapmadım. Eğer o gün onlara dur deseydim şimdi o kız...'' dedim ve durdum. Göz yaşlarımı kolumla silip konuşmaya devam ettim.
'' Başka sorusu olan.'' Dedim ve sınıfa göz gezdirdim.Kimseden ses çıkmayınca devam ettim.
'' Burslarınıza zarar verecek bir şey yapmayacağız.Tüm sorularınız cevapladığıma göre benimle misiniz?''
Sınıftan ses çıkmıyordu.Sedef bir adım öne çıktı.
'' Ben varım.'' Arkasından Yavuz ve Yusuf öne çıkıp.
'' Bizde varız.'' Dediler arkasından tüm sınıf kabul etti.
'' Pişman olmayacaksınız. Kazanan taraf biz olacağız. Sorunlarınız içinde her sınıfta bir temsilci seçeceğim.Tüm sorunlarızı onlara anlatacaksınız o da bana . Temsilciler Sedef , Yusuf ve Yavuzdu. Benim söyleceklerim bu kadar. Beni dinlediğiniz için teşekürler.'' Dedim ve sınıftan çıktım.Lavaboya gidip yüzüme su çarptım . Ayna da yansımama bakıp gülümsedim.
Lavabodan çıkıp sınıfıma giderken karşıdan Emre geliyordu.Yanından geçecekken kolumdan tuttu.
'' Yeni kız bence senin amacın bizim dikkatimizi çekmek.''Dedi ve beni biraz daha kendine çekip saçlarımla oynamaya başladı.
'' Başardında. Bırak şu döküntüler sınıfını.Brujuvalar sınıfında yerin hazır.Belki sevgilim bile olabilirsin.
'' Öyle mi?'' dedim ve etrafa bakmaya başladım.Yine tüm okulun gözleri bizde.Demek oyun istiyorsunuz. O zaman oyun başlasın.
Emre'in iki kolundan tutup duvara yasladım.
'' Demek sevgilin olabilirim .'' dedim . Emre sırıtarak konuştu.
'' Aslında sarışınlardan hoşlanırım ama seniniçin bir istisna yapabilirim.'' Dedi ve dudaklarıma yaklaşmaya başladı.İlk öpücüğümü insanları sınıf ayrımı yapan zengin züppesine veremem.
Emre 'nin aramızda bir milim kala geri çekildim.
'' Malesef Emrecim ben ne brujuva - Mert'e bakarak ne asil -Ateş' e bakarak ne de cellatlardan biriyle sevgili olmayacağım.'' Dedim ve sınıfıma girdim.
Sırama oturup başımı masaya koydum.Yorulmuştum ilk günden üzerime bu kadar baskı beklemiyordum. Yinede yılmayacağım.Tek amacım döküntüler sınıfındakilerin diğer öğrenciler gibi davranılması .
Zil çalmasıyla sınıf dolmaya başladı.Zeynep'in sıraya oturmasıyla başımı masadan kaldırdım. Edebiyat hocası Meryem'in girmesiyle derse başladık.
Zil çalmasıyla sonunda okul bitti. Çantamı toplayıp Zeyneple okuldan çıktık.Zeynep' e döndüm.
'' Arabam otoparkta .Evine bırakabilir istersen?'' dedim . Zeynep üzgün gözlerle bana bakıyordu.
''Benim evim yok.Yurtta kalıyorum. On sekiz yaşına girdiğim için yurtta kalamazdım. Yurt Müdürümüz eğer yurdun işlerinde yardımcı olursam yemek ve yatacak yer verecekti. Erken gidip tüm işleri yapmalıyım yoksa ders çalışmaya vakit bulamıyorum. ''
''Ne kadar böyle katlanacaksın?''
'' Hafta sonları çalışıp para biriktirdim. Küçük bir ev tutmayı düşünüyorum.'' Dedi.
Ev arkadaşım Zeynep olabilir.Hem sınıf arkadaşım. Heyecanla Zeynep' e yaklaşıp elini tuttum.
'' Ev arkadaşım olur musun? ''
'' Sen ciddi misin? Hem ailen ne der.''
'' Ailem Amerika da .Yalnız yaşıyorum .Ev bize ait ,Sadece elektrik,su ,doğalgaz ve mutfak masrafları var. Ne diyorsun?''
'' Tamam kabul.'' Dedi .
''O zaman bugün eşyalarını topla yarın akşam yurda gelip seni alacağım. Odada tüm eşyalar var, dün temizliğide yaptım.''
'' Yarın görüşürüz.'' Dedi ve bana sarıp okuldan çıktı.Ben de otoparka giderken üç araba gözüme takıldı. Hayallerindeki üç araba .Yanlarına gidip tek tek dokundum . Kim bilir hangi zengin züppesi sizi kullanıyor. İçim kan ağlaya ağlaya sarı vos vosuma gittim.
Arabamın kapısını açıp ve içeri girdim. Çalıştırıp otoparktan çıkarken girişte istop etti. Tekrar çalıştırmaya için marşa bastım.Yok olmuyor.Direksiyona vurmamla korna çalmaya başladı.Susmak bilmiyordu.Aynadan bakmamla şok oldum. Arkamdaki araba kuyruğunu görünce daha da panik yaptım. Arabama dönürek ,direksiyonu okşadım ve konuşmaya başladım.
'' Canım arabam yapma buna bana. Tamam senin kıymetini bilemedim. Onların kusursuz kaportasına hayranlıkla bakmış olabilir .Onların büyüleyici farları gözlerimi gör etti. Senin güzelliğini fark edemedim.Ne olur çalış .''
Tekrar denedim olmadı çalışmıyor.Kafamı direksiyona vurarak konuştum.
'' Çalışsana çalış artık çalış .''
'' Kafan yerine anahtarla dene bence.''
Sesin sahibine döndüğüm tahmin edin kim .. lee min ho şaka şaka. Ateş ten başkası olamaz. Sabah Mert , öğlen Emre şimdide Ateş .Bakalım başımıza ne gelecek. Ateşe döndüm.
'' Biliyoruz canım da olmuyor işte .'' dedim . o da alayla arabaya bakıp konuştu.
''Bu şey arabadan çok bir hurda yığına benziyor. Eskiciye satsan mandal bile alamazsın.'' Dedi ve arabamın kaportasına ayağıyla vurmaya başladı. Arabadan inip kolundan tuttum.
'' Sen ne yaptığını sanıyorsun.Çekil arabamın yanından.''dedim ve arabamın yanından titmeye çalışırken kolumdan tutup beni arabaya yasladı.
Üzerime doğru eğilirken bende geriye doğru eğildim. Çok yakındık ve ben rahatsız olmaya başladım. Ateş'in alayla bakan gözlerinden ayrılıp etrafa bakmaya başladım. Her zamanki gibi tüm okul ,bizi izliyordu. Mert ve Emre ise sinirli gözlerle buraya bakıyorlardı.Tabi onlara yüz vermedim .Ateş'in de bu kadar yakın durması ve benim tepki vermemem onları sinirlendirdi. Merak etmeyim ama ben şimdi Ateş' e öyle bir tepki vereceğim ki hayatı boyunca unutmayacak.
'' Ne oldu Yeni Kız.Sesin çıkmıyor.'' Dedi ona sırıtarak baktım.
'' Birazdan senin sesin çıkmayacak.'' Dedim ve ayağımla kasıklarına tekme attım. O yerde kıvranırken ben konuşmaya başladım.
'' Şimdi senin sesin çıkmıyor Ateşcim.'' Dedim .Ateş ayağa kalkıtı .
'' Seni sürtük. Bunu sana ödeteceğim.'' Dedi. Bana vuracakken Mert engelledi.Lan bana ne dedi bu. Ateş'in üzerine yürmeye başladım.
'' Lan it .Sen bana ne dedin. Yedim seni oğlum ''dedim ve sırtına atlayıp omuzunu ısırdım.Emre belimden tutup Ateş'in üzerinden aldı. Mert de Ateş'i tutmaya çalışıyordu.
''Bırak beni Mert. Şu sürtüğe dersini vereyim.'' Dedi .Ben Emre'nin kucağımda debelenirken Ateş'e sövmeye devam ediyorum.
'' Lan it , pezevenk , zengin piçi .Bırak Mert, bakalım ne yapıcak . '' Dedim
'' Aşkım? '' bu ses başımı sağa çevirdim.
''Can?'' dedim .Yanıma yaklaşık sinirli gözlerle bana bakmaya başladı.Emre'yi gösterek konuştu
'' Bu ne hal?'' Emre'nin kucağında indim.
'' Birşey yok.Hem sen Amerika değil miydin?''
'' Konuyu değiştirmeye çalışma .''
'' Bunları evde konuşalım.'' Dedim ve kolundan tutup arabama doğru çektim.
'' Anlat.'' Şimdi gerçekleri anlatsam beni bu okuldan alırlar.En iyisi yalan söylemek.
'' Ya araba kapını önünde istop etti.Kızın biri bağırmaya başlayınca ben de üzerine yürüdüm.Kavga çıkmasın diye Emre de beni tuttu.''
''Tuttu mu? Koala gibi sarılmış sana.''
'' Beni kıskanırmışta '' dedim ve yanaklarından sıktım. Ateş'in araya girmesiyle Can'ın yanaklarını bıraktım.
''Arabanızı çekin artık. '' can sinirle Ateş 'in üzerine yürüyecekken kolundan tuttum.
'' Değmez Can .'' dedim. Can başını sallayıp arabanın önüne geçti.Kaputu açıp kurcalamaya başladı.
'' Çalıştır bakalım.''
Arabaya binip çalıştırdım.
'' Çalıştı çalıştı, hadi bin.''
'' Arabamla geldim. Sen önden git ben seni takip ederim.''
''Tamam'' dedim ve en sonunda okuldan çıkmıştık. Bugün de böyle bitti....
OY VE YORUMLARINIZ BEKLİYORUM...