Hakan Sabah uyandığımda Eda yanımda yoktu… Elim refleksle yatağın diğer tarafına kaydı. Gözlerim hâlâ kapalıydı ama bedenim onun sıcaklığını arıyordu. Eşsiz kokusunu alamayınca huzursuzca yatakta kıpırdandım. Parmak uçlarım çarşafın üzerinde dolaştı. Soğukluk avucuma yayıldı, çarşaf buruşturuldu. Orada olması gereken sıcaklık çoktan çekilmişti. Yerinde, geceye ait silik bir çöküntü kalmıştı; sanki dün gece hiç burada yatmamış gibi… Bu histen hoşlanmadım. Yastığında birkaç saç teli vardı. İnce. Koyu. Düzensiz. Birini iki parmağımın arasına aldım. Yavaşça, kopmasından korkarak burnuma götürdüm. Şampuanının hafif, temiz kokusu hâlâ üzerindeydi. O kadar hafifti ki… Bir nefes daha alsam yok olacak sandım. Kokular anı gibidir; bunlar, dün gecenin rüya olmadığının kanıtıydı. Başparmağımla işar

