O gün
Kos, kos kos...
Gene geç kaldim. Her seferinde ayni hatayi nasil yaptigimi bilmiyorum. Aslinda biliyorum 'bes dakika daha' her seferinde 'bes dakika daha' uyumak istememden kaynaklaniyor. Dikkat et önündeki kadinaaa...
Yetisemiceeem ...
KOS KOS KOS
Yetismem lazim trene, geç su kapidanda. Merdivendende indikten sonra variyosun kizim hadi daha var zamanin. Pes etme trende soluklanirsin. Kos simdi daha hizli. Haydi yaparsin sen geç kalmicaksin busefer ise.
Ben kendi kendime konusarak kosuyordum tren istasyonuna. Trende öyle bir seyki senin kosarak geldini görünce beklemez seslenince kapilarini geri açmaz.
Ama benim hatamdi her seferinde biraz daha uyumak istememden kaynaklaniyor.
Kalkamiyorum sabahlari, geceleri uyuyamiyorum çünkü. Beni uyanik tutan bir sikintim yok sadece uykum gelmiyor. Gece kusuyum ben. Ama iste bu huyumun sikintisinida ayaklarim çekiyor.
Kos simdi Gülsüm gece uyumamanin cezasi bu KOS.
Yaklastim kapiya hala acik yetisdim, bindim son saniyede ben girerken kapandi resmen kapilar. Nefes nefeseyim yuzum kirmizi ellerim dizimde egilmis bir sekilde daha demin son saniyede geçmis oldugum kapilara yaslaniyorum.
Yetisdim, yetisdim, ... ohh be yetisdim bu sefer.
Derin bir nesef verdim yavas yavas kendime gelirken.
Hadi yirttin kizim bu sefer yorulmus olsanda yetisdin.
Tam kendimi yatistirmaya çalisirken aklima geldi, dogru trendemiyim acaba. Gözlerim büyüdü, bir panik kapladi biranda. Geldi çünki basima daha önce, çok geç kaldigim yetmemis gibi birde yanlis trene binmisdim o gün. Aklima genlice bile tüglerim ürperiyor.
Telasla, büyük gözlerle soluma baktim ordami diye. Eger o burdaysa dogru trendeyim demektir. Yasli bir adam oturuyordu ilk koltukta, hemen arkasinda küçük kiziyla birlikte bir anne, karsi koltuklarda genç okullular muzik dinliyorlardi. Yoktu o solumda, panik sarmisti tamamen beni.
Olamaz ...
Yokya geç kalmadim bu sefer o kadar çok, dogru trendeyimdir ... Evet evet koca tren sadece bulamadim henüz.
Ben gene kendi kendime konusurken sagima bakmaya basladim. Yoktu ilk siralarda devam ettim bakmaya.
Vede ordaydi iste, elleri cebinde gülerek bana bakiyordu. Üstünde her zamanki gibi kip olan bir bordo T-shirt ve lacivert kumas pantolan. Kolunda asili duran lacivert takim ceketili ile tam bir spor sik. Uzun boylu kumral yirmili yaslarinin sonunda olan bu yakisiklimiz orda durmus bana gülüyor.
Oh burdaymis, tamam dogru tren. Iyi bari. Gülüyor resmen bana, anladi tabi. Kim anlamazki? Deli bidi kosarak girdim trene, nefesimi toplamam 1 dakikami aldi. Ben olsam bende anlarim. Kesin anladi. Aaaaaaaahh, kesin dalga geçicek benle simdi.
Derin bir nesef alip yürümeye basladim Murat'a dogru. Son üç aydir her gün sabahlari bir saat konusuyoruz. Öyle lafin gelisi bir saat degil. Trende ise gitmek için bir saat yol gitmem lazim vede Murat benden önce binip benden sonra iniyor hep.
Ise basladigim gün tanisdik. Öyle heyecanliydimki herkese anlatiyordum ilk is günüm oldugunu. Ama bana cevap veren ve beni dinliyen tek kisiydi. O günden sonra hergün konustuk, sadece trende, numarasi yoktu bende. Istemedim hiç oda vermedi, sevgilisi varmi, evlimi bilmem. Önemlide degil gerçi, artik sadece is benim için. O dallarda isim olmaz artik. Serdar saolsun sevmekten korkar oldum.
Aksamlari trende olmaz ama her sabah Murat'i gormek iyi bir güne baslamami sagliyor.
Yaklastik artik tamamen "gene uyuya kaldin demi? Ne zaman ögreneceksin alarm çaldiginda kalkmayi? Bindin, sonrada yanlis trenmi diye ödün koptu demi?" dedi gülerek.
Utandim.
Rezil oldum gene. Biliyodum zaten anladigini. E adam artik taniyo beni.
Her hafta en az 3 gün uyuya kalmak nasil bir basari. Zaten is 5 gün. Salak kafam. Yanlis trene bindim diye korktugumu bile anlamis.
Aaaaaaaahhh. Kendi kendimi dövesim var.
Cevap bile vermemi beklemeden konusmaya devam etti Murat. Gülmeyide birakmiyor bu arada, gülümseme degil dudagindaki bildigin gülüyor bana. Dalga geçiyor resmen.
"Trende olmasaydim bugün, ne yapardin? Bakamadin çünkü binmeden, imkansiz o hizda yaziyi okuyabilmis olman." diye devam etti gülerek. Bir kasi havada kendinden emin bir sesle söyledi bunlari bide. Benden tesekkür beklercesine.
"Ama burdasin, olmamis seyleri düsünüp bosa kendimizi strese sokmayalim lütfen." dedim hizli bir sekildi. Kafam dik burnum havada. Kendimle alay ettirecek degilim. Zaten yeterince rezil oldum.
Kisa bir kahkaha atti ve oturmak icin iki bos kotuga geçtik. Bana kendi kuzeni ile olan çekismesini anlatmaya basladi. Anlatirdi hep onu, ismini bilmiyorum kuzeninin yaklasik ayni yaslardalar. Bir aile sirketleri var ve sorumlu olan kuzeni. Muratda kendini dedesine kanitlamaya çalissada olmuyor pek. Gözü kuzeninden baskasini görmüyor adamin. Hani vardirya dizilerde yardimci oyuncular ne yaparsa yapsin bir türlü öne çikamaz. O türlerdendi Murat.
Baska hiç bir erkekle konusmam ben son seneden beri, Murat hariç. Iyi biri olmasiyla birlikte, benim o çizdigim çizgiyi hiç asmadi.
Ilgisi var bana bunu biliyorum ama bu ilgi ile hiç birsey yapmadigi sürece arkadasligi beni rahatsiz etmiyor.
Bende ona Serdarla olanlari anlattim zamaninda. Anlayisli biri Murat.
O konusurken bana dönük oturdugu için gözlerine bakiyordum bende. Çok güzel gözleri var Murat'in, çok açik bir gri rengi. Ayni benim gibi oda çilli ama onun gözleri çilli olan, yanaklari degil, koyu gri tonlarinda. O açik gri'nin etrafi ayni çillerinin renginde bir çemberle kapli. Insan kayboluyor resmen gözlerinde.
Kuzeni dönmüs Turkiyeye, yurt disindaymis bir suredir. Ilk günüymüs. Ayni yerde çalismiyorlar, farkli subeleri var anladigim kadariyla. Kuzeni ana subeden sorumlu, Murat ek subelerin birinden. Daha az sorumlulugu var. Ne is yaptigini hiç ögrenemedim, ne zaman sorsam üstü kapali cevaplar veriyor bende sormayi biraktim. Anlattiklari ile yetiniyorum.
Hic sessiz bir agnimiz almaz Murat'la. Zorla ilerlemez sohbetimiz, hizli akar. Fark etmem bile bir saat nezaman geçmis. Öyle oldu bugünde, sohbet ederken benim duragin anonsu geçti birden. Ikimizde kafamizi kaldirdik baktik camdan disariya onaylamak için. Gelmisiz gerçektende.
"Evet pazartesi gene ayni saatte bulusmak üzere, iyi günler diliyorum Murat bey size." dedim gülerek.
" Kapilar açilirken binersin bir günde umarim, kapanirken yerine" dedi alayli bir tonda. Güldüm omuzuna vururken. " Oda olur bir gün " deyip bana yol verdikten sonra gectim yanindan. Geçerken eli ile belimden destek verdi bana, sasirdim ilk defa dokunuyor bana böyle. Arkadas olsak bile, ben temas etmedigim sürece hiç dokunmadi bana. Elini hissettikden sonra döndüm baktim bir an. Göz göze geldik, utandi hizla çekti eline "özür dilerim" dedi sessizce. Uzatmadan son defa kapinin ordan el sallayip indim trenden.
Sonra kafama takarim o el neden belimdeydi. Simdi ise gidip kendime ceki düzen vermem lazim resmen terledim kosmaktan, saç bas dagaldi. Herseyi aldim yanima.
Tamam.
Çok uzak degil is yeri hemen geldim. Önemli olan treni kaçirmamak. Lavobaya gidip aynada kendime çeki düzen verirken duraksadim biraz. Inceledim kendimi, turuncu saçlarimi düzelttim elektriklenmis hep. Dogal turuncu rengindeki saçlarimi çok seviyorum. Herkese göre degil bu renk ama bana çok yakisiyor bence. Hafif dalgali oldugu icin çabuk kabariyor saçlarim. Sonra yüzümü inceledim, makyajim akmamis bari iyi. Ela gözlerim hemen ortaya çikiyor çillerimin yaninda. Toprak rengindeki rujumuda tazeledikten sonra bir, iki adim geri atip krem rengi kisa kollu kalem elbisemi de düzelttikten sonra hazirim.
Artik mesaiye baslayabilirim. Genelde ayak isleri yapan bir çizerim, tasarim sirketinde. Türlü türlü kiyafet tasarliyor dikime gönderip magazalara veriyoruz. Zincir magazalar.
Ben baslayali çok olmadigi için henüz bana önemli isler verilmiyor ama ben her firsatta birseyler çizip kendimi kanitlamaya çalisiyorum.
En büyük hayalim iç çamasiri tasarlamak. Bir kadini öz güvenli yapip kendi vücudunu sevdire bilmek benim için çok tatmin edici bir sey. Hem s**y hemde ayni anda klas ve havali görünmek. Çiplak olmaya yakin olup kendini güçlü hissetmek. Bunlar benim hissetdigim seyler, ve kadinlara hissettirmek istedigim seyler.
Benim küçük sirrimda buydu. Nerde, nasil olursam olayim hic taviz vermem iç çamasiri mdan. Suanda üstümdede var mesela baldirlarima kadar gelen ten rengi tül çoraplarimin arka kisminda parmaklarimda en ust kisma kadar giden dikey siyah bir cizgi var. Belimdeki jartiyerde asaya kaymasini engelliyor. Jartiyer tamamen siyah ve üçgen dantelerin ucundaki seritlerle çorabima bagli. Uyumlu sihay detaylari olan üçgen seklindeki dantel sütyenim ve kilotumla kendimi öz güvenli hissediyorum. Etegim diz kapaklarima kadar geldigi içinde kimse görmüyor fark etmiyor.
Bu arada çalistigim kata çiktim ve çalismaya basladim. Hey sey siradan sadece büyük patron uzun is seyehatinden dönmüs toplanti ardina toplanti yapiliyor.
Öglen vakti herkes yemege cikti banada müdürüm bitirmem gereken bir is verdi sonra bende yemek yiyebilecegim.
Dosyada adi geçen kiyafetlerden birer örnek bulmam lazim depodan. Evraklari alip depoya indim kiyafetleri ararken bir ses duydum.
Bu ne ya. Faremi acaba? Yok ya fare ne yapacak burda. Aaaah ses bana dogru geliyor. Baksammi acaba, ya hirsizsa ... ?
Aklimdan senaryolar yazarken nefes sesi oldugunu anladim duydugumun. Sonra bir patirti duydum ve artik yerimde duramadim ve sese gittim.
****
Bir adam vardi yerde eli bogazinda nefes almaya calisiyordu. Yaklastim hemen " beyefendi iyimisiniz? Bir yerinizmi agriyor? Ambulans çagiriyimmi?" diye sorarken kafasi 'hayir' diye sallaniyor, elleride kapinin ordaki çantayi isaret ediyor.
Çanta! Evet onu istiyor .
Tamam aldim ne yapcam simdi? Açmami istiyor heralda. Açtim tamam, ne var icinde ... dosyalar, laptop, telefon, kalem ...
Kalem!
Bumu lazim.
Elimde çanta ile yerde yatan adamin yanida diz çöktüm. Ben çantayi bosaltirken kalemde elimi tuttu adam. Baktim kalemi üstü yazi dolu degisik birsey 'EpiPen' yaziyor.
EPIPEN!!!!
Tamam anladim sen anaphyliktik sok geçiriyorsun.
Evet nasil yapiliyor bu? Kapagi cikar, bacagin üst kismina sivri tarafi sapla 10 saniye bekle. Kalemin üst kismina elin denk gelmesin. Tamam anladim haydi bakalim yaparsin sen kizim sapla sunu. Adam ölecek yoksa.
Turuncu kisim bacaga, mavi kisim havaya. Elini çek maviden.
***
Okuduktan sonra dikkatlice yaptim yazanlari, epinefrini aldiktan sonra yavasça kendine gelmeye basladi. Bir yarim saat sonra artik yavasca konusaliyor hale geldi. Bende sorabildim artik ne oldugunu.
.
.
.
.
Iste böyle tanistim 1 ay sonra nisanlim deyecegim adamla. Hic bir erkege güvenmezken nasil olduda birden nisanlandim hala anlamis degilim.