Göl

2188 Kelimeler
Kollarimida geçirdikten sonra döndüm Kadir'e. Debelenmekten nefes nefeseyim, yüzüm kirmizi ve yorgunum. Iki parça kiyafet çikarmanin bu kadar yorucu olacagi kimin aklina gelir? Kadir'in çiplak gövdesi ile karsilasinca iç çektim. En son benim terasta görmüstüm ama ozaman karanlikti, simdi gündüz gözüyle görmek bir baska. Daha demin beni gödügünde Kadir'de benim gibimi hissetti acaba? Ben yutkunurken gördügüm manzaradan ötürü, Kadir "iyimisin? Bir yerini agrittinmi?" diyerek endisesini belirtti. "Evet, kirilan bir gururum var." dedim bende. Hafif kafasini sallayarak güldü bana Kadir. "Sen iyimisin?" Diye sordum bende neden bilmiyorum. Bana sordugu için otamatikmi oldu yoksa diyecek bir sey bulamadigim ve susamadigim içinmi bilmiyorum. "Degilim" cevabini beklemiyordum. "Neden?" daha demin kötü olma ihtimaline karsi nasil oldugunu soran ben degilmisim gibi sasirdim. "Kendime hakim olamamaktan korkuyorum" direk gözlerime bakiyor fark etmemistim kaslarina bakarken, yumruklarini sikiyor. Sanki tahmin etmiyormusum gibi "Ne konuda hakim olmaya çalisiyorsun?" Kizim sen aklini peynir ekmeklemi yedin. Bu sorunun cevabi ne olcak sence? Ne demesini bekliyosun, ne diye susamazsin bilmemki? Kapat iste çeneni! SUS! Bir kasi havaya kalkti, "hadi Gülsüm yürü, benim canimi sikma! Neye hakim olacakmisim? Seni bana paraylami verdiler?" Tuttu kolumdan ilerlemeye basladi. Hem konusuyor hem yürüyor Kadir. "Zaten zor tutuyorum kendimi, birde soruyor." Kolumu birakip yere attigi çantasini aldi, elindeki kiyafetlerimi çantasina koydu. Kafasini salliyor halen, kendi kendine konustugundan eminim. Saskinlik içinde Kadir'i izledim. Aferim bana sonunda adamida delirttim. Elimi tutup yürümeye basladi, takip ettim. Kendimi suçlu hissettigim için, "ben özür dileri ...." Sözümü kesip beni kendine çevirdi. "Hiç bir sey yapma Gülsüm, konusma, özür dileme, soru sorma vede kesinlikle gözümün önünden ayrilma! Benim yanimdan uzaklasma! Sen uzaklasinca basina bela aliyorsun, bir hadisene daha dayanamam." Küçüldüm resmen karsisinda, emirler veriyor, nerdeyse kiziyor bana. Sinirli oldugu belli, benimle birlikte oldugunami kizdi yoksa saçma sorularimami ona kesin emin degilim. Kafami öne egip "sana yük oldum kusura bakma." Kisik sesle baslayinca ben konusmaya ve kelimeleri karsisinda ezildigimi fark edince konusmama izin verdi. "Yük? Senin bana yük oldugun için böyle oldugumumu düsünüyorsun?" Karsisinda duruyordum halen kafam öne egikti. Eliyle beni bir adim kendine çekti, sonra çenemden tutup nazikçe kaldirdi kafami. "Senin bagirma sesini duyunca içim gitti kötü bir sey oldu diye. Sonra seni sirilsiklam, suyun içinde buldum. Karsimda her erkegi deli edecek bir görüntü vardi, ve ben kendime hakim olmak zorundaydim. Yapabilecegim en iyi seyi yaptim degistirmen için kuru kiyafet verdim, sonunda seni ben soymak zorunda kaldim. Gülsüm sen farkindamisin benden ne istediginin." Hayretler içinde hem anlatti hem sordu. Derin bir nefes aldi, gözü kararmisti Kadir'in devam etti konusmaya ben zaten kelime bulamiyorum söylemek için. "O sütyeni üstünden çikarirken seni kendime çevirip öpmemek için kendimle savastim. Seni alip her santimini sevememek beni bitirdi. Tam önümde duruyordun tek yapmam gereken çevirmekti." artik dislerini sikmis, elleri havada ne kadar zorlandigini anlatiyor bana. Gözleri soru ile dolu, enerjisi tükenmis halde bana bakmaya basladi. Ben agzim açik utanmis bir halde ne söylemem gerektigini bilmiyordum. "Bana verdigin tavsiyeye uy bir daha Gülsüm. Cevabini ögrenmek istemedigin soruyu sorma." Sert bir nefes verdikten sonra tekrar elime tuttu, bu sefer daha nazikti tutusu. Yürümeye basladi. Ben donmus bir vaziyette oldugum için haraket edemedim, arkasini dönmeden "yürü Gülsüm" dedi. Kendime gelip hizla yürümeye basladim. Bes dakika daha yürüdükten sonra görevliyi bulduk. Elim Kadir'in elinde, saçlarim ve pantalonum islak ve üstümde bana ait olmadigi her halinden belli olan bir Tshirt. Kadir ise yari çiplak geçtik göverlinin karsisina. Görevli sorulu gözlerle bizi bir süzdükten sonra bir sey söylemek için agzini açti. Daha agzindan bir kelime bile çikmamistiki Kadir "Eger sorman gereken soru degilse söylemeye niyetlendigin sey, söyleme!" dedi. Kadir'in sesi sert ve net oldugu için, görevli ikilettirmeden sormasi gereken soruyu sordu, Kadir hizla cevapladi, bayragi aldi ve ilerlemeye devam etti. Elimi birakmamisti henüz sikayetci degilim ama bu gergin ortam pek hosuma gitmiyor. Bir yol ayrimina geldik, Kadir elimi birakip haritayi aldi incelemeye basladi. Ben kafami çevirip sag sola bakmak istedim. Benim hareket ettigimi görünce kafasini haritadan kaldirmadan, "kimildama!" emrini verdi Kadir. .Artik yeter, bu ne yaaa? Tamam anladik zorladik seni daha demin, ama böylede olmazki. Konusma Gülsüm, Kimildama Gülsüm, Uzaklasma Gülsüm. Nezaman bitecek bu? "Kadir?" sakin bir sekilde seslendim ona, sakin olacagim. "Efendim?" Benim sakinligime cevap verdi, iyi bir baslangiç yaptik hiç olmazsa. "Ne zaman bitecek bu?" "Daha yedi bayrak var aksami bulur." anlamadi neyi sordugumu. Yaklastim Kadir'e, elindeki haritayi aldim. Kafasini kaldirip bakti bana. "Bayrak yarisindan bahsetmiyorum, senin bana olan kizginligindan bahsediyorum." Konusmamiz lazim bu konuyu, bu sekilde ben devam edemem. Derin nefesinin ardindan bana bakti bir süre, sonra "ben sana kizgin degilim." diyebildi. "Bilerek düsmedim biliyorsun degilmi?" "Seni düsdügün için suçlamiyorum." Eger bu sekilde konusmaya devam edersek çözeriz bu isi. "Peki neden bana böyle sert davraniyorsun?" Gözleri aci doldu Kadir'de benim bilmedigim bir sey vardi. Ve ben gene yanlis soruyu sormustum. "Sana iyi davranmaktan korktugum için" cevabi beni sarsitti. "Anlamadim ..." "Bos ver, geç olmadan bitirmemiz lazim. Hava kararacak." Elimdeki haritayi tekrar aldi, düzelttikten sonra yolu aramaya devam etti. "Kadir, ne dem..." sasinlik içinde konusmaya basladim, lafimi bitirtmedi bana. "Sorma Gülsüm, bugün lütfen bana baska soru sorma! Sadece su lanet bayraklari toplamak istiyorum." Kestirip atti benim sorumu, vermiyecek cevap bana. Bana anlam veremedigim bir cevap verdikten sonra açiklama yapmiyacak. Bitkin düsmüs bir hali vardi artik, yanimda durmaya katlanamiyor artik. Bir kaç adim uzaklasmaya basladi, uzaklasirken kendi kendine konusuyor, "neden gelmek istedimki bu sene, ne geçti elime al iste. Içinden çikamiyacagin bir bataga girdin iste." Hayal kirikligimin bir ölçüsü yoktu. Buraya kadarmis bay mükemmel. Gösterdigi ilgi, nazikligi hepsi yalanmis. Artik bende bugün ne gördü ve pisman olduysa? Inanamiyorum kendime, ne aptalim inanmistim bir anligina farkli olduguna. 'Hepsi ayni' dedigime pisman eden sen olursun diyordum be Kadir. Sende yalanmisin. Gözlerimden akan yaslari sildikten sonra, çantamdaki kendi haritami aradim. Çantamin içinde bir parça kuru kalmayi basarmis olan haritayi okumaya basladim. Otele giden direk bir yol bulduktan sonra, haber vermeden uzaklasmaya basladim. Benden uzakta ve bana arkasi dönük oldugu için fark etmedi beni. Kendi pismanligi ile mesgüldü beyni. Hizli adimlarla arkama bakmadan yürüdüm Kadir görünmeyene kadar. Artik beni bulamayacagini düsündügüm bir yere geldikten sonra haritayi daha detayli incelemeye basladim. Kimi yeri yirtilmis, kimi yerininde mürekkebi aktigi için net bir harita degildi. Otelinin yerini bulduktan sonra, o yöne giden bir patika buldum. Yaklastikca basimin çaresini bakarim artik. Bir yarim saat yürüdükten sonra, baska bir ikili ile karsilastim. Yanlarina gidip haritalarinin birini istedim, islandigim için dönmek istedigimi söyleyince verdiler. Yakindim otele, dogru yolu takip etmisim zaten. Yaklasik bir yarim saat daha siki yürüyüsün sonunda vardim otele. Kapida müdür telasla geziniyor telefonda biri ile konusuyordu. Arkasindan yaklastim, otele girmek için yanindan geçmem lazimdi. Bir saga bir sola yürüyüp durdugu için seslenip geçmem lazim, yoksa çarpariz birbirimize. Konustuklarini isitecek yakinliga geldigimde, telastan çok korku oldugunu duydum sesinde. "Ekip yola çikacak simdi ... Henüz gelmedi, gelirse size haber veririm..... Anladim hemen gönderiyorum...." Telefondaki her kimse iyi sinirliydi. "Pardon, geçebilirmiyim?" dedim, ugrasamiyacagim derdi neyse. Siçrayarak bana döndü, kim oldugumu görünce sasirdi, sevindi "GELDI!" Bagirmaya basladi. "GELDI! BURDA, OTELDE" BENMIYDIM ARADIGIN? Sasirma sirasi bana gelmisti, etrafima baktiktan sonra elimle kendimi gösterdim "benmi?" Telefondaki ses bagiriyordu, "TELEFONU ONA VER". Müdür telefonu bana uzatti, kulagima tutup "alo" dedikten sonra Kadir'in gür sesi kulaklarimi doldurdu. "ODANA GEÇ VE BENI BEKLE!" Yüzüme kapatti telefonu, kapanan telefona bakmaya basladim. Kadir miydi arayan, benim yoklugumu fark edince müdürümü aramis? Neden bukadar kizgin? Neden bana kizip duruyor bu ya? Telefonu iade edip odama geçtim. Sinirli, yer yer islak ve yorgunum. Tek yapmak istedigim yataga girip aglamak ve uyumak. Ama az sonra Kadir gelecek odamin kapisina istesemde istemesemde. Benim buraya gelmem 1 saatimi aldi, Kadir'de en erken yarim saatten gelir. Bir dus alip üstümü degistirmek için vaktim var. Üstümdeki yorgunlugu atmak için soyunup dusa girdim, üstümdeki kirli, islak kiyafetlerdende kurtulmak istiyordum zaten. Saçimi yikadiktan sonra bir sesler duymaya basladim, suyu kapatip dinledim ne sesi diye. Biri kapima vuruyor galiba. Dusakabinden çikip banyonun kapisini açtim daha iyi duymak için. Kadir, kapimi yumrukluyor açmam için bagiriyordu. Ne zaman geldi bu adam ya? Ben daha geleli 10 dk oldu hemen arkamdamiymis. Panikledim, çiplagim, islagim ve kapimi kirmak üzere olan bir Kadir var disarda. Ben ne yapacagima karar verirken ses kesildi, heralde sakinlesiyor diye düsündüm. Banyodan bornozumu alip üstüme giydim, kapiya yöneldim arkamda pencerenin açilma sesini duyunca dönüp baktim. "KAPIYI NEDEN AÇMIYORSUN SEN?" Diye bagiran nefes nefese kalmis, ter içinde, sinirden küplere binmis bir Kadir var. Saskinlikla bir dis kapiya bir Kadir'e bakip ne oldugunu idrak etmeye çalisirken ben, Kadir bana dogru yaklasip kollarimdan tuttu. "Beni nekadar endiselendirdiginin farkindamisin? Nasil hiç bir sey söylemeden kaybolursun ortadan? Yolda haritasini aldigin adamlarla karsilasmasam nereye gittigini bile bilemiyecektim. Kapiyida açmadin. Gülsüm senin derdin ne? Beni öldürmekmi istiyorsun?" Sesi sinirli ama daha alçak. Buraya kadar kosmus heralde, yüzü kirmizi nefes nefese, ter içinde. Sinirdende olabilir tabi, yaniliyor olabilirim. Saskinlikla dinledim konusmaya çalismadim bile, bana cevap vemek için firsat vermiyor. Saymayi biraktikdan sonra nefesini koparlamak için duraksadi. Nefesini kontrol altina aldiktan sonra bana bakti. Bunca zaman karsimda duruyordu, ama sinirden gözleri görmüyordu. Sakinledikten sonra görmeye basladi. Duraksayip kafasini biraz arkaya çekti, eli ile saçimdan bir sey aldi. "Banyodamiydin sen?" diye sordu, elindeki köpüge bakarak. "Evet" kisa bir cevaptan sonra dik dik baktim. Kafasini asaga egip derin bir kaç nefes daha aldi, kendini sakinlestirmeye çalisiyor. Tekrar konusmaya basladiginda sesi daha sakin ve alçakti. "Neden gittin haber vermeden? Seni bulamayinca çok korktum." Gözleri hüzünlü bakiyor. "Korktugun seyler bayagi çok bugün, önce bana iyi davranmaktan korkuyordun, simdide bulamamaktan korkuyorsun." Pismanlik içinde kafasini egdi. "En son kampa geldigin için ne kadar pisman oldugunu sayiyordun. Seni daha fazla batirmiyayim dedim o batakliga. Haber vermedim, sevinirsin sandim kurtuldugun için benden." Kelimelerim igneleyicigdi. Hak etti beni çok kirdi. Eli yanagima uzandi, itiraz edecekti izin vermedim. Bir adim geri attim kollarimi kurtardim ellerinden. "Gülsüm ..." Sesinde duyabiliyordum bu hareketimin onu yiktigini. Pencereye dogru yürüdüm, kapatip kitledim. Kadir'e dönüp "odamdan çikabilirmisin lütfen? Giyinmek istiyorum. Bir dahada odama izinsiz girme!" Kollarimi bagladim, sesim sert ve duygusuz çikti. Bana dogru adim atarak " açiklamama izin ver ..." cümlesine basladi. "Ilgilenmiyorum, kendine sakla yalanlarini, çikarmisin lütfen." Kestim lafini, insa ettigi bütün güveni yikmisti bendeki. Agzini açti itiraz etmek için, kestim lafini. "ÇIK, odamdan" Artik sinirlendiriyor beni varligi. Oldugu yerde kaldi, beklemiyordu benden bu davranisi. Pismanlik, hüzün, sinir, korku yüzünde okuyabildigim sadece bir kaç duyguydu. Kafa kekerek arkasini döndü kapiya yöneldi. Kapi kulpunu elinde tutarken bana bakti "özür dilerim" dedikten sonra çikti odadan. Içimde zor tuttugum hiçkirik kurtuldu dudaklarimin arasindan, selale gibi akmaya basladi göz yaslarim. En yakinimda duran yatak oldugu için kivrildim yatagin üstüne ve sebest biraktim içimdeki tüm hüznü. Yaklasik bir saat agladiktan sonra göz yaslarim bitmisti artik. Basim çatliyor, uykum var. Halen bornozumun içindeydim, saçlarim kurumustu ama berbat görünüyordum. Kalan gücümü toplayip tekrar dusa girdim. Hizli ve kisa bir dustan sonra elime ilk gelen geceligi aldim. Saclarimi hizlica bir taradiktan sonra tekrar yataga girdim. Agliyacak ne dermanim nede göz yasim kalmadigi için uykuya daldim yattikdan kisa bir süre sonra. Saatler geçmis, gözlerimi açtigimda hava tamamen kararmisti. Neden uyandigimi düsünürken penceremden gelen tikirtiyi duydum. Yatakta dogrulup ne olduguna baktim. Kadir elinde bir tepsi ile pencerenin disinda bekliyor. Derin bir nefes aldiktan sonra halsiz bir sekilde yatakdan çiktim. Pencereye vardigimda elindeki tepside yiyecek bir seyler oldugunu gödüm, birde ilaç vardi su ile. Göz temesi kurdugumda yalvaran gözlerle bana bakiyordu Kadir. Yüzünün her santiminde hüzün ve pismanlik vardi. Açtim ama istahim yoktu, basim çatliyordu, bir seyler yemeden ilaç alamazdim. Biraz düsündükten sonra arkami dönüp valizimden bir hirka aldim, üstüme giyip pencereyi açtim ve terasa çikip sandalyeye oturdum. Bir sey söylemedi Kadir sadece yaptiklarimi izliyor, oturduktan sonra önümdeki masaya tepsiyi birakti. Oturup oturmamakta tereddüt ediyor ne yapacagini bilemiyor. Kalmak istedigi belli, benden çekiniyor. Sessizligi bozmadan elimle önümdeki sandalyeyi isaret ettim. Ikiletmeden sevinerek oturdu. Istahsiz lokmalar alirken ben sessizdik. Çekingen oturuyor Kadir, ama anlatmak istedikleri oldugu belli. En son dayanamadi aci veren sessizligi bozdu. "Kemal" dedi, anlamadim " kardesim" diye açikladi. "Anlatmistim dün, benim için çok degerli birini kaybettim küçükken diye," duraksadi. Sesi buruk geliyor, zorlaniyor konusmaya. "10 yasindaydim kazada kardesim Kemal yaralaninca. Küçük olmamiza ragmen en yakin arkadasimdi. 7 yasindaydi henüz biliyormusun?" Bogazim dügümlendi birden. " O gün beni çok etkiledi, sende öyle birden bagirinca gölde korktum. Panikledim bir sey oldu diye. Sonra seni gördüm, Gülsüm farkinda degilsin beni nasil etkilediginin. Senin yaninda düzgün düsünemiyorum. Kardesimden kalan korku yerini .... 'baska bir duyguya' diyelim, birakinca suçlu hissettim." Uzun bir nefes verdi, bekledigim açiklama bu degildi. Ellerine bakiyor anlatmak için kelime ariyor. Kirgin olmama ragmen içimden yanina gidip sirtini sivazlamak, destek olmak geliyor. "Sana degildi o söylediklerim, gerçekten kizginligim sana degildi. Ben kendimi sakinlestirmeye çalisiken kayboldun Gülsüm ..." hayretle bana bakiyor, yasadigi aciyi tekrar hissediyor. Sandalyesinden kalkip masayi kenara itti. Dizlerinin üstünde benim dizlerimi tuttu, benden asagida göz hizasi olarak. "Beynimde simsekler çakti seni göremeyince, deli gibi etrafi aradim seslendim sana. ... Bulamadim ... Seni bulamadim Gülsüm, kaybolmustun." Hissettigi duygular fazla geldi kalkip volta atmaya basladi. "Ben deli gibi seni ararken senin karsilastigin kisiler beni duymus, yanima geldiler, senin haritayi alip otele yöneldigini söylediler. Aklimda sadece sana bir sey olmus olma ihtimali vardi. Arama ekibi kurdurdum senin için biliyormusun? Kosarak otele yöneldim, sadece aklimda seni bulmak vardi. Telefonda müdürle konusurken senin geldigini söyleyince, nefes alabildim. Seni tamamen kaybetmekten korktum. Kemal gibi bir daha göremiyecegim sandim." Bana bakmadan anlatti hepsini, kelimeleri konusmakta zorlaniyor olanlar tekrar gözünde canlaniyor. Bitirdikten sonra bana döndü, iç çekip endise ile karsima geldi tekrar. Dizlerinin üstüne inip eli ile yanagimi sildi. Fark etmemisim aglamaya basladigimi, ben göz yaslarimin bittigini saniyordum.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE