Karar

1821 Kelimeler
Fark etmemisim aglamaya basladigimi, ben göz yaslarimin bittigini saniyordum. Anlattiklarini sindirmeye çalistim. Yesil gözleri ile bana bakiyor Kadir, endiseli, verecegim tepki korkutuyor onu. "Korkutmak degildi amacim," duraksadim "ama neden pisman oldugunu söyledin? Içinden çikamiyacagin bir bataga girdigini söyledi?." Benim kopma noktam bu kelimelerdi, ne göle düsmem ne ondan sonra bana davranisi. Bana dokunan, pisman olmasiydi. Hakkim varmiydi alinmaya bilmiyorum. Ne oluyoruzki biz? Iki hafta önce tanistigim is yerinden bir ... arkadas demiye dilim bile varmiyor. Arkadasmiydik biz? Arkadaslar öpüsürmü? Arkadaslar sürekli 'sen beni çok etkiliyorsun' dermi? "Haklisin, Gülsüm benim hakkimda bilmedigin bazi seyler var, henüz bunlari ögrenmen için erken oldugunu düsünüyorum. Ögrendikten sonra gerçekten mantikli gelecek onlar." Bana çaresizce anlatmaya çalisiyor kendini. "Madem bir açiklamasi var anlat ozaman ben dinlemeye hazirim." Kararli geldi sesim, kafami geri çektim elleri düstü yanaklarimdan. Aramiza mesafe koymam lazim, temiz düsünemiyorum bana dokunurken. Yesil gözler dikkat dagitmaya yetiyor zaten. Farkina vardi suanda dokunulmak istemedigimi," Gülsüm ben senin hakkinda her seyi biliyormuyum?" sorusunu sordu. Ne alakasi var bunun benimle. Açiklama yapmak zorunda olan kisi ben degilim, sensin. Benim sirlarim sorun yaratmiyor suan. "Benim hakkimdaki bilgi eksikligi sorun yaratmiyor Kadir, seninki yaratiyor." "Emin ol hazir degilsin henüz ögenmeye, sana hiç bir zaman açiklamayacagim demiyorum. Bana zaman ver." Benden istedigi sey suan için verebilecegimden fazlaydi. Kafa sallamaya basladim onaylamadigimi belli etmek için. "Lütfen yapma bunu bana ..." yalvariyor artik Kadir. Aklim bulanikti, kendime gelemedim halen. Gözüm masadaki ilaci ariyor, basim çatliyor. Fark etti neye baktigimi masadan ilaci ve suyu alip uzatti bana. Içtikden sonra iç çektim zamana ihtiyatim vardi her seyi bir raya oturtmak için. "Beni düsünmek istiyorum, benim zamana ihtiyacim var." "Tamam, kabul düsün" ayaga kalktim pencereye yöneldim. Içeri girmeden Kadir'e baktim tekrar, üstündekileri degistirmemisti, sadece yeni bir Tshirt giymisti. "Sen birseyler yedinmi?" Diye sordum. Kafa salladi hayir anlaminda. "Sende yoruldun, ye birseyler! Aç kalma benim yüzümden." diye ekledim arkami dönüp içeri girdim. Pencerenin perdesini kapatim. Yatagin üstüne uzandim, söyledikleri aklima gelmeye basladi. Oda küçük yasta çok deger verdigi birini kaybetmis, ortak olan bir yanimiz. Yasadigi aci onda büyük bir yara birakmis, benim kaybolmamda bu yarayi kanatmis. Bu kisim mantikli ve kabul edilirdi. Gölde beni bulmasi, üstümü degistirmeme yardim etmesi, beni çiplak gördügü için hissettigi dugular. Kendine hakim olmasi gerektigi düsüncesi, bunlari hep anlayabiliyorum. Sorun burda degildi, benim için sorun oteldeki olayda degildi. Kendi kendine konustugu üç cümleydi tüm mesele. Kadir'de buna açiklama getiremiyordu. Kendine sordu Kadir 'neden gelmek istedimki bu sene 'diye. Sinirliydi bana, duygulari karisikti bir yandan kardesi gelmis aklina bir taraftan beni istiyordu. Cümlenin biri tamam diyelim. Daha demin anlattiklarinda ben bunu çikardim. 'Ne geçti elime al iste. Içinden çikamiyacagin bir bataga girdin' Iste bu kisma ben anlam veremiyorum. Eger dedigi gibi ben etkiliyorsam cinsel yönden, sevinmesi lazim degilmi? Erkekler sevmezlermi onlarin bu isteklerini çogaltan kadinlari? Içinden çikamadi batak ne oluyor peki? Ben bunlara cevap bulamiyorum, Kadir'de cevap veremiyor. Benden istedigi sey zaman. Degermi peki verdigim zamana? Yarali oda ayni benim gibi, kaybetmis kardesini. ... Hakli oldugu bir konu vardi Kadir'in, oda ne olursa olsun habersiz gitmemem lazimdi. Ben olsam bende çok korkardim. UUUUFFFF... Daraldim, duvarlar üstüme gelmeye basladi. Temiz hava almak için terasa çikmaya karar verdim. Ilaç etkisini göstermeye baslamisti. Yataktan kalkip pencereye yürüdüm, perdeyi aralayip açmak için kulpu aradim. Açtikdan sonra disari çikip Kadir'i görünce ufak bir çiglik attim. Saldalyeye oturmus bekliyordu. "Sen burda ne yapiyorsun?"Saskinligim sesime yansimisti. "Birakip gidemedim, uzaklasamadim. Senin iyi oldugunu bilmeden içim rahat etmedi." Dürüstlügü beni bitiriyor bu adamin. Lafi hiç dolastirmadan, uzatmadan söylüyor. Kafami çevirip masaya baktim, hiç ellememis yemege. Bende karsi sandalyaye geçip oturdum, "daha iyiyim saol, ilaç iyi geldi." "Sevindim" bir rahatlama geldi Kadir'e. Benim istedigim cevabi veremesede, verdigi diger her cevabi samimi ve içtendi. Masayi ortamiza çektim tekrar, bir seyler yemesi lazim. "Bir seyler yersen konusurum seninle" pazarligi yaptim, yemesede konusacaktim, haberi yok sadece. Kaslarini kaldirdi pazarligimdan sonra eline çatali aldi, beklemeye basladi. "Yersen dedim, çatali tutarsan degil," netlestirmem gerekti kosullari. Bir lokma aldikta sonra 'hadi' dercesine kafa kekti. Umutlanmis bir oturusu var artik. "Öncelikle özür dilerim, haber vermeden çekip gitmemem gerekirdi. Seni böyle endiselendirmeye hakkim yoktu." Sasirdi kisa bir an, benden bekledigi en son seydi bir özür. Olgunluk yapma sirasi bana geldi artik. Haksizdim o konuda yapacak bir sey yok. Bekledim biraz kelimeleri bulmaya çalisiyorum. "Ögrenmek istedigim bir sey var." "Nedir?" beklenti içinde halen Kadir. "Neden bana simdi anlatamiyorsun?" Kafama takilan konu buydu, digerlerinin hepsini bos verbilirim. "Kendi tarafimda halletmem gerken bir konu var, onu halletmeden sana söylemem anlamsiz olur. Güven bana lütfen, zamani geldiginde ögreneceksin. Uzun bir süre olarak düsünme, en fazla bir ay." Beni ikna etme çabasi içinde hosuma gitmeyen bir sey söyledi. "Bir ayin kisa oldugunu kim söyledi sana?" Güldü. Gerçekten ne yapmam gerektigi konusunda gidip geliyorum. Hadi diyelim beklemedim, sonra ne olacak. Ben ögrenecegim zamana kadar konusmayacak görüsmeyecekmiyiz? Hayir ben buna dayanamam. Geçen hafta denk gelemedik kaç defa depoya gittim geldim. Baska çare kalmadi. Uzun bir sessizlikten sonra konusmaya basladim. "Tamam, sen bana anlatana kadar bekliyecegim." Ilk basta inanamadi Kadir, beklemiyordu kabul edecegimi. Söyledigim kelimeler anlam kazanmaya baslayinca gülümsemesi büyüdü, ayaga kalkip bana yaklasti. Elimden tutup beni kaldirdi ve sikica sarildi. Sicacik kucagina alinca beni üsüdügümü fark ettim, bende kollarimi sardim gövdesine. Bana sarilan Kadir soguklugumu fark edince beni kucagina alip odaya girdi. Bacaklarim yerden kesilince ufak bir çiglik attim, beklemedigim bir hareket oldu. Düsme korkusu ile kollarimi boynuna sardim Kadir'in. Artik kafalarimiz ayni hizadaydi, o yesil gözler tüm derinligi ile bana bakiyor. Aklima öpüsmemiz gelince yüzüm kizardi, boynumdaki elimde Kadir'in kalp atislarini hissedebiliyorum. Sadece benim aklima gelmedi öpüsmemiz. Beni dikkatlice yataga koyan Kadir sirtima pikeyi örttü. "Bu kadar ince giyinmek zorundamisin?" Sesi artik rahatlamis geliyor, sakinlemis ve huzurlu. Istegini kabul etmem bir yük kaldirmis omzundan. "Kadir?" diye sordum yüzümde muzur bir gülümseme ile. "Efendim" "Daha bir dakika önce kavgaliyken, nasil olduda ben kendimi gene senin kucaginda buldum?" Kadir gülümsemeye basladi. "Nasil ve nerde olursak olalim sonumuz hep böyle bitiyor, sencede bir terslik yokmu bu iste?" "Istersen birde böyle baslamayi deneyelim belki farkli olur ha?" Utandirayim derken kendim utandim. "Valizinde daha kalin bir sey varmi, onu giy bu çok ince. Hastalanma!" Sorusunu sorarken valizime dogru yürümeye basladi. Ben valizimde kalin ne vardi diye düsünürken, aklima ince neler oldugu geldi. Bütün iç çamasirlarim içinde daginik bir sekilde duruyordu. Telasla üstümdeki pikeyi attim, yerimden firlayip valizime dogru kosmaya basladim. Kadir benden önce oldugu için valize ulasmisti bile. Içini açmis ve karistirmaya basladiginda, fark etti saklamak için yerimden firladim seyleri. Ben hizla yanina ulasip valizin kapagini ellerinin üstüne kapattim Kadir'in. Elleri valizin arasinda, henüz gördügü seyin etkisinden çikamayan Kadir bana bakti. Manali gözleri, siritan dudaklarla uyumluydu. "Neden hizla geldigini söyleyebilirmisin? Zaten biliyorum ne giydigini, yardim ettimya iki defa çikarmaya hatirlarsan?" Gene beni yerin dibine sokmayi basarmisti. Utancimdan en kisa cevabi verdim "iki?" "Fotokopi odasi, bacak bandi, unuttunmu yoksa?" Hatirlatti bana ellerini valizin içinden çikarirken. "Hatirladim, evet" fisildiyordum. "Bacak bandi seritlerin bende halen istersen vereyim tekrar lazim olur belki?" Imali bir teklifti, ciddimi sordu, yoksa dalga geçmek içinmi bilmiyorum. "Yok saol lazim degil artik" dedim düsünmeden. "Neden?" dedi bekledigi cevap bu degildi benden. EEEE hadi bakalim Gülsüm anlat simdi Senden önce baska bir 'arkadasim' bandi çikarmisti zaten, oda ayni senin gibi hizmet ücreti olarak aldi. Sen versen bile ucuna takacak band yok de. De hadi çekinme. "Uzun bir hikaye, artik lazim degil. Bos ver sen onu" deyip üstünü kapattim. "Ben alirim üstümü sen geç" dedikten sonra ellerimle üstümde ne oldugunu kontrol ettim. Fark ettigim sey agzimi açik birakti. Gecelik dünkü geceligin aynisiydi, ama baska herhangi bir kiyafet yoktu altinda. Dustan sonra giymemistim ben. Karsimdan çekilmemis olan Kadir benim saskinligimi fark etti, ellerimin kalçamda donup kaldigini görünce kendi elleri ile elimi çekip kendininkini yerlestirdi. Anlamasi benimkinden uzun süren Kadir, iç çamasiri hiç giymedigimi fark edince kizardi yavasça elini çekti. Gözlerini kapatip iç çekti Kadir, uzaklasmak için dönmeye basladi, durdu gözlerini açip tekrar bana bakti. Göz bebekleri büyümüs nefes alimi derinlesmisti. Ortamdaki çekim her an daha çok büyüyor, gözleri bedenimin üstünde gezdikçe kontrolünü kaybetmeye devam ediyor. Gözlerinde kaybolan ben kalp atislarimi dinliyorum, düsüne bildigim tek sey tenlerimizin temasi. Daha fazla kendini tutamayan Kadir, beni omzumdan tutup kendine çekti, kafasini boynuma yaklastirdiktan sonra saçlarimi boynumdan çekti. Kokumu içine çekerken "engel olamiyorum kendime" dedi. Nefesi derime degdikçe tüglerim diken diken oluyor. Yavasça ufak öpücükler kondurmaya basladi boynuma, dudaklarinin her temasinda ben inliyorum. Kirli sakali hassas derime degdikçe bacaklarimin arasi yasariyor. Sirtimdan asaya titremeler iniyor ve bende kendime engel olamiyorum. Kafami aksi yöne yatirarak, izin verdim Kadir'e daha rahat ulasabilmesi için. Hiç tereddüt etmeden öpücüklerini sertlestirdi ve boynumdan yukari çikmaya basladi. Dudaklari çenemin altindan dudaklarima yönelirken sol eli belimden destekledi beni. Diger eli omzumdan asagiya kaymaya basladi, sirtimdan kalçama sabit bir hizda ilerledi. Dudaklari benimki ile birlesip tadini aldigimda Kadir'in, ellerim Tshirtünün altindan karnindan yukari çikmaya basladi. Dudaklarimizi ayirip Tshirtünü çikardi Kadir, bende o sirada hirkami çikardim. Bir an beklemeden tekrar birlestirdi dudaklarimizi Kadir. Ellerim havada bedenini bekliyordum bende, kaslarinin üstünde gezinen ellerim sarilmamizi sertlestirdi. Kadir elini etegimin altina sokup kalçami sevmeye basladi, dayanamayip dudaklarimizi ayirip inlemeye basladim. Bu ayrilmadan faydalanan Kadir boynumdan asagiya gögsüme dogru indirdi dudaklarini. Eli etegimin altindan çikip geceligimin iplerine geldi, yavasca benden onay beklercesine indirmeye basladi. Önce bir omzumu indirdi, diger omzuma geldi sira. Dudaklari dekoltemde bir eli ile sürekli belimden destekliyor beni düsmeyeyim diye. Anin zevkini yasarken birden kapi çaldi, ikimizde siçrayip kapiya baktik. Kadir soru soran bakislarini bana çevirdi. Bende ayni sekilde habersizim gelen kisiden. Kesik sesle sarilmamizi bozmadan "Kim o?" Diye bildim, nefes nefeseyim kalbim yerinden çikacak hizda atiyor. Kollarimin arasinda Kadir var, birakmak istemedigim. Kapinin arkasindan bir kadin sesi geldi, "Gülsüm, ben Sevde..." HAYIR benim bu animi bozan kisi Sevde olamaz hayir. Kaslarim çatildi adini duyar duymaz. Kollarimi indirdim istemsizce Kadir'den ayrildim. Haraketimden Kadir'de memnun kalmadi. Simdiden özlemeye basladim dokunuslarini. "Sen yemege gelmeyince merak ettik, anladigim kadariyla suya düsmüssün. Sana yemek getirdim, ye birseyler. Sicak kahvede var için isinir" diye devam etti ses. Her kelimesi kulak zarlarimi acitiyor. "Ben iyiyim saol Sevde yorulma bosa." Kibar olamiyacagim suan çok fazla, bu saatimi buldun gelmek için? "Yo hayir, müdür gönderdi beni. Kapiyi açip beni içeri almadan dönersem vurur beni. Kesin emrim var sana yemek yedirmek zorundayim." Bu müdüre ne oldu birden, herkese özen göstermeye basladi. Kafami çevirip Kadir'e baktim eli ile agzini kapatmis gülüsünü sakliyor. Ben burda komik olan seyi göremiyorum ama. Derin bir nefes verip kapiya yöneldim, kapiyi açmadan geceligimi düzelttim, arkamdan kikirdama sesleri geliyordu. Kapiyi aralayip " Sen tepsiyi ver, 'çok iyiymis' dersin sevgili müdürümüzede" deyip elindeki tepsiyi aldim kapiyida ayagimla yüzüne kapattim. "Oh- tamam iletirim ben, sana afiyet olsun, peki- tamam. Iyi geceler" Uzaklasan ayak sesleri gittiginin belirtisi oldu. Kadir koltuga geçip oturmustu ben tepsiyi alirken, sadece pantalonu var üstünde. Tepsiyi masaya koydum, Kadir gülüsünü saklamaya çalismiyor bile artik. Bu kadar komik olan seyi ben göremiyorum açikcasi. Sinirliyim, animiz bölündü, ve üstümde halen sadece gecelik var. Baktim Kadir benle dalga geçme moduna geçmis bende onla geçeyim bari dedim. Valize yürüyüp bir takim iç çamasiri ve ikili takim bir gecelik aldim. Yerdeki hirkayida elime alip son bir baktim Kadir'e gülüsü silinmis agzindan. Ne oldu komikti hani? Simdi gülme sirasi bende. Banyoda giyindikten sonra kanepeye dogru ilerlerdim. "Hadi amaaa, gerçektenmi?" ....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE