Kadir ile birlikte tasarladigim elbise bitmis ve önümde duruyor.
Kutudan çikarip havaya kaldirdim elbiseyi kutudan bir zarf düstü.
Elbiseyi birakip zarfi açtim, Kadir'den.
"Simdiden özrümü kabul et.
Bu elbise en basindan beri senin için tasarlandi,
bugün giyersen beni çok mutlu edersin."
Anlamadim, neyin özrünü diliyor simdi bu?
Gelemedigi için benden özürmü diledi simdi bu elbiseyi vererek bana?
Ama çok güzel elbise.
Derin kiskançligindan çatliyacak.
Sen istemesen bile giyerim ben bunu...
Elbisenin güzeligi yazanlara fazla kafami takmami engelledi.
Heyecanla giydigim elbise tam oturdu bana.
Kendi diktigim bacak bandinida takip uygun makyajimi yaptim ve saçimi daginik bir topuzla topladim.
Siyah topuklularla tamamladim bu güzel kombini.
Yemek salonuna girdim, Derin'in iç çekisini ta kapidan duydum.
Kosarak yanima geldi "nerden buldun sen bunu? Nasil? Çok güzel ..."
Gülmeye basladim tepkisine, ayni soku bende yasadim biliyorum ne hissetigini.
Odadaki herkesin gözü benim üstümde, elbisenin güzelligindendir düsüncesi umursamami sagladi.
Yemegin bitiminde müdür konusmasina basladi "sevgili meslektaslarim, bu kampin son gününde hepinize tesekkür etmek istiyorum katiliminiz için.
Umarim verimli bir hafta olmustur.
Son olarak yapmam gereken bir duyuru var.
Sirketimizin baskani nisanlandigini ve yakin zamanda nisanlisini bizlerle tanistiracagini belirtti."
Bu haberin üstüne odada ugultu basladi.
Tüm çalisanlar ayni anda kendi aralarinda konusmaya basladi.
Bu baskanin evligi neden bu kadar önemli anlamadim.
.
Sonunda eve girebildim, önce kedimi Irem'den aldim.
Irem'in sorularindan kurtulmamda uzun sürdü.
Henüz Kadir'le olan olaylara girmedim bile.
Bir girersem daha kurtulamam Irem'in elinden.
Haftanin yorgunlugu agir basti valizimi bosaltip bir dus aldiktan sonra kendi rahat yatagima girip yattim.
Uykum yok ama baska bir seyde yapmak istemiyorum.
Siba bacaklarimin üstüne kivrilip yatti, bende yatagimin yaninda duran çizim defterini alip bir seyler çizmeye basladim.
Bu haftanin duygularini tasarimlarimla anlatyama çalistim.
Böyle çok defterim var, yatmadan önce tasarladigim, bazilari iyi bazilari kötü iç çamasiri ile dolu defterler.
Gözlerim kapanmaya basladiginda artik uyumam gerektigini anladim.
.
Sabah erkenden zil çaldi, gelen kisinin kim olduguna dair çok iyi bir fikrim var.
Kalkip delikten bakmadan kapiyi açtim, ve düsündügüm gibi Irem elinde firindan aldigi simitlerle kapida duruyor.
"Çayi koydunmu? Hadi konusulacak çok sey var, kimilda."
Benim yanimdan geçip mutfaga giden arkadasima bakmadan kapiyi kapattim ve tekrar yataga geçtim.
Beni taniyor, yanima gelip kaldirmaya çalismasinin gereksiz oldugunu biliyor.
Irem mutfakta kahvaltiyi hazirlarken ben biraz daha uyudum.
Her sey hazir olduktan sonra üstümdeki yorgani çekti ve yanima zipladi.
Yatagin sarsilmasi ile uyandim bende.
Alisik oldugum seyler bunlar.
"Hadi uyuyan güzel, tüm bir haftayi anlatacaksin bana.
Ben iki güne sigarmi diye düsünürken seni burda uyutmam böyle."
Elleri ve ayaklari ile beni yatakdan düsürmeye çalisirken söyledi bunlari.
"Kendi evimde bile huzurla uyanamiyorumya artik ne yapacagim ben bilmiyorum." Yatakdan düstükden sonra kalkip banyoya gittim, temizlenip Irem'in beni dört gözle bekledigi mutfaga geçtim.
"Anlat Kadir ordamiydi?" bu sekilde sorulari basladi. Artik bir süre kurtulamam Irem'den.
"Otobüsde yoktu, otelde karsilastim."
"Kaç kisi kaldin bir odada kalabalikmiydiniz, sokabildinmi Kadir'i odaya."
"Irem sen saniye saniye ne oldugunu sormasanda ben anlatsam olurmu?"
Hiç üsenmeden soracak biliyorum, benim sabrim yetmez ona.
"Atlamadan anlatacaksan tamam."
"Bana nedense ayri oda verdiler otelin daha sakin bir bölümünde. Odamin terasi bile vardi.
Kadir'le karsilastigim yerde odamin kapisi oldu.
Ne tesadüfdürki Kadir'de karsi odada kaldi."
Agzi açik kaldi Irem'in.
"Ilk gün tasarim günüydü, birlikte gruba giderken kolunu omzuma atti, bende kizip mesafesini korumasini söyledim."
"Inanamiyorum Damlam, çirkinde banami söylemiyorsun?"
Komiksin Irem, tek sebebi bu olabilir senin için degilmi?
"Hayir sadece ozaman daha 4 defa karsilasmistik."
"Evet Damlam o karsilasmalarin ikisindede kollarinin arasinda buldun kendini."
Gözlerini devirerek konustu benimle.
"Irem dinleyecekmisin bölmeden?" Kafasini salladi devam et anlaminda.
"Neyse grubun orda müdür bizleri ikiser grublara böldü, sali günüde ayni kisi ile bayrak yarisi vardi."
Henüz bilmiyor Irem partnerimin Kadir oldugunu, simitini yutmasini bekliyorum bogulmasin, yazik.
"Benim partnerim Kadir'di birlikte geçirdik iki günü."
Ben ne kadar dikkat etmis olsamda genede boguldu Irem.
"Hiz-lan" öksürüklerinin arasinda bukadar çikti Irem'den.
Ben zevk alarak anlatmaya devam ettim.
"Sohbet ederek basladik tasarima, çok güzel bir elbise çizdi, verilen süre içinde bitiremedik ama çok güzeldi.
Birlikte yemek yedik, dikis mahareti üzerine iddiaya girmistik, kazandi."
"Ödülü neydi peki?"
"Bir istek hakki."
"Neydi peki istegi?"
"Ayni aksam terasda karsilasdik, yanima geldi beni öpmek istedi"
Irem çayini yudumluyorken söyledim bunu, agzindaki bütün çayi ve kirintilari püskürttü bana.
"Irem!" ayaga kalkip bagira bildim sadece.
"Öpüstünüz ve sen bana bunu simdimi söylüyorsun, ask olsun sana.
Merakimdan çatlamasam küsecegim.
E durmasana anlat!"
Ses tonu yükselmis heyecani zirve yapmisti Irem'in.
"Anli anlimda bekledi öpebilirsin dememi,"
"Sakin bana hayir dedim deme, redderim seni arkadasliktan."
Ciddi ve sert bir tonda uyardi beni Irem.
"Baktim konusacak durumda degilim, ben öptüm."
"AAAAAAHHHH"
Etrafta ziplamaya basladi mutluluktan, yanima gelip bana sarildi, elleri kollarimda "E devam et sonra ne oldu? Nasildi?"
"Aklimi basimdan aldi, nefes alamadikda ayirdik dudaklarimizi. Sonra iyi geceler deyip kendi odasina gitti.
Ertesi sabah oda benim kadar utaniyordu ama."
"Seni selamlarken öptümü gene." Heyecandan konusmasi hizlandi Irem'in zor anliyorum sorularini.
"Simdi canini sikacak kisma geldik iste," "nasil yani?"
"Söyleki canim, öglene kadar bayrak aramak disinda hiç bir sey yapmadik, sonra ben, senin zeki arkadasin suya düsmeyi basardim."
"hahahaahha"
"Gülme, devami hiç komik degil." yüzü düstü birden.
"Sonra beyaz Tshirtüm islandigi için içim hep göründü, yeni aldigimiz braleti hatirliyormusun?"
"Evet onlarmi vardi üstünde?"
"Evet canim, ama bana olmadi boyu, sürekli uclarim disina çikti, son çikislarinda Kadir düzeltti.
Dur daha bitmedi, Kadir bana kendi Tshirtünü verdi içim hep görünüyor diye.
Bende braletimide çikarayim dedim, çikaramadim Irem.
Kadir'den yardim istemek zorunda kaldim."
Aglayasim geldi hatirlayinca ani.
"Benim canimi sikacak kismi bekliyorum Damlam, henüz bayildim hikayeye."
"O andan sonra kavga ettik ben ormanin ortasinda haber vermeden birakip gittim, Kadir delirip beni bulmak için arama ekibi bile kurdu." sesim buruklasti burda.
"NE? Nasil oldu bu kizim? Soyunduktan sonra nasil olduda kavga ettiniz?"
"Kadir küçük yasta kardesini kaybetmis, benim göle düsmem onu hatirlatti.
Oldu iste bir seyler bende anlamadim, bir ara pisman oldugunu söyleyince bende film koptu kaçtim.
Kadir'de son hizda küplere binmis sekilde odama daldi terasdan.
Bir daha kavga ettik."
"E simdi kavgalimisiniz?"
"Yok hayir, eger odaya Sevde arkadasimiz gelmese koynuna giriyordum Kadir'in."
Karsima oturmaya gecen arkadasim tam çay içmeyi tekrar deniyordu, beni yikadi yutmak yerine.
"Bir yerde tükürük ve çay karisimi cilde iyi geliyor diye okudunda, bendemi deniyorsun Irem'cigim?"
Ellerim havada kaldi, çenemden asagiya çay damliyor artik.
Tüm bir rulo kagit havlu aldim temizlenmek için anca yetecek.
Detaylarini anlattikdan sonra olayin, cuma günü verdigi hediyeyide gösterdim.
Hafta sonu boyunca tekrar tekrar konusup degerlendirdik kampi.
Bende kalmisti gene.
Iki haftadir disarida bir seyler yapmadigimiz için benden söz aldi Irem, önümüzdeki cumartesi birlikte filme gidecektik.
"Eger gelmezsen zamaninda kapina dayanirim haberin olsun Damlam." diye tehdit etmisti hatta.
.
Pazartesi
Murat'i görmeye endiseliyim. En son arkadaslikdan öte gidermiyiz diye birbirimizi yokluyorduk.
Kadir'le geçirdigim iki gün suçluluk hissettirmeye basladi.
Merakla bindim trene acaba trendemidir diye.
"Gülsüm burdayim." sesi heyecanli geldi Murat'in.
Yanina gittim gülümseyerek. Çok mutlu görünüyor.
Yaklastigimda bana kocaman sarildi yanina oturtup konusmaya basladi.
"Sen yokken süper seyler oldu, sana anlatmak için zor bekledim."
Merak ettim Murat'i bukadar heyecanlandiranin ne oldugunu.
"Evleniyor ..."
"Kim?" anlamadim.
"Kuzenim evleniyor."
"Tebrik ederim de sen buna neden bukadar seviniyorsun?" Anlasamiyor bu ikisi, mutlu olmasi garip.
"Sevgilisi yok çünkü, dedem zorluyor. Seçmek zorunda kaldi ya evlenecek yada sirketi bana devredecek.
Çok az zamani var, ve evliliginin gerçek oldugunu ispatlamasi lazim.
Öyle her kadini getiremez."
Simdi anladim. Kadin bulamayacagini düsünüyor.
"Okadar mutluyum ki, yalan söyleyip nisanli oldugunu söyledi bizimkilere, dedemden kurtulmak için. Bir haftadir evrak isleri ile ugrasiyorlar."
"Sevindim senin için, kendini göstemek için firsatin olacak gibi."
"Evet, ilk defa dedem kuzenimi köseye sikistiriyor bu sekilde."
Agzi kulaklarinda yolculugumuza devam ettik.
Murat'in yaninda kendimi güvende hissediyorum, mutlulugu huzur veriyor bana.
Kadir'den çok farkli Murat, Kadir'in yaninda aklimi basima toplayamiyorum.
Trenden inecekken Murat yanagimdan öptü beni ilk defa.
Sikica sarilip "yanimda oldugun için tesekkür ederim, iyiki varsin" dedi.
.
Is yerinde masama geçtim Derin yanima geldi iki kahve ile.
Arkadas olmustuk artik, hafta sonu neler yaptigini anlatirken masa telefonum çaldi benim.
Müdür toplanti odasindan beklendigimi söyledi.
Ayni kattaki toplanti odasinin kapisini tiklatip bekledim.
Içerden "gir" sesi geldi.
Odanin içinde üç kisi var, müdür, Kadir ve tanimadigim yasli birisi.
Kadir çok gergin görünüyor, müdür ise el pençe divan ayakta bekliyor.
Yasli adam toplanti masasinin bas kösesinde beni süzüyor.
"Gel kizim" dedi yasli adam.
Biraz yaklastim, endiselenmeye basladim.
70'li yaslarinda adam, neresinden bakarsan bak mevki sahibi biri oldugu belli oluyor.
"Gülsüm sensin demek." konusmasi yavas ve emin, sert bir sesi var.
"Evet" sesimdeki endiseyi Kadir duyunca "Haberi yok henüz senin kim oldugundan, önce ben bir anlatayim sonra sen tanisirsin, olurmu?" sorusunu sordu oturan adama.
Benden gözlerini Kadir'e çevirdi adam, sonra kafa kekti izin amaçli.
Kadir kalkip yanima geldi, kolumdan tutup odanin uzak kösesine çekti.
"Sakin kalmaya çalis olurmu?"
Hiç bir sey anlamadim henüz,ama her geçen saniye korkum çogaliyor.
"Simdi bu adam benim dedem, bende sey nasil desem? Bu sirketin seyiyim ..."
"Neyisin?" karnima agrilar girmeye basladi.
"Baskani ..."
Gözlerini kisarak bakmaya basladi bana benden bir tepki bekliyor.
"Anlamadim?"
"Farkindayim, ben bu sirketi yöneten kisiyim, senin ve herkesin patronu." yavasca ve benim tepkimi ölçerek konustu.
Ne dedigini idrak etmem biraz zaman aldi, anladiktan sonra gözlerim büyüdü kafami sallayarak "hayir degilsin" dedim.
Dudaklarim gülüyorlar ama mutlulukdan degil.
"Ben seninle depoda karsilastim, yeni gelmistin."
"Yurtdisi islerini hallettikden sonra, evet"
Kamp'a geldin ..."
"Müdürle aramdakini ögenmek istiyordun..."
Yasadigimiz her saniye aklimdan geçmeye basladi, ben aydinladikça geriye dogru adimlar atmaya basladim.
Gözlerim doldu, beynimde simsekler çakmaya basladi.
Ben kendi patronumla neler yasadim?
"Herkes biliyormuydu?" aglayan sesim hayal kirikligi ile dolu.
Cevap vermedi.
"CEVAP VER! Benim disimda herkes senin kim oldugunu biliyormu?"
Yutkunarak cevap verdi "sen yeni oldugun için ..."
"Hayir ..... Bilmedigimin farkindaydin ve benimle oynadin."
Artik açik olan gözlerim görmüyor, sesim titriyor hiçkiriklarim güçleniyor.
"Benim odam, sen yaptin."
Kafasini egdi, hakliydim. Kadir ayarlamisti tek kalmami ve onun odasinin karsisi olmasini.
"Kurra, palavraydi demi? ha ha " Agzini açti ama bir sey söyleyemedi.
Ben her onaylanan olayda dahada mahvoluyorum.
"OOOOhhh seninle tanisdigim gün, toplanti senin içindi, o örnekler...
Müdür bana senin yüzünden kizmadi, sen söyledin."
Bu sefer müdüre döndüm kafasini egme sirasi ondaydi.
"Hayir, yemek ... sen gönderttin onuda tabi. Inanamiyorum. En basindan beri benimle oynuyosun, ve hepiniz oturdunuz bunu izliyorsunuz." Kadir bana yaklastikça ben geri adim atiyorum.
Artik tek hissettigim ihanet Kadir'i görünce.
Aklima yasadigimiz onca sey geliyor, midem bulanmaya basladi.
Bir elimle karnimi tuttum diger elimle agzimi kapatip lavaboya kosmaya basladim.
Kadir arkamdan seslenerek beni takip etti, bizi gören Derin'de yanima kostu.
Ben lavaboda içimi bosalttikdan sonra Derin "hastamisin ne oldu?" diye sordu.
Gözlerimdeki yasi sildikten sonra disari çiktim, Kadir'i göstererek Derin' e sordum
"Bu adam bizim baskanmi?" Bir tarafim hayir demesini okadar çok istiyorki.
Inanamiyorum, gerçek olmasini istemiyorum.
Tekrar kandirilmis olmak istemiyorum.
Derin Kadir'e baktikdan sonra ne oldugunu anlamayan gözlerle " evet" dedi.
Benim hiçkiriklarimin sesi tekrar yükseldi, "Neden bana söyleyen olmadi?"
Ortaya sordum bu soruyu, bir cevapda beklemiyorum.
Kadir'e baktim bir an, bembeyazdi, ne hissettigi suanda gerçekten umrumda degil.
Daha fazla dayanamadim ve asansore dogru kosmaya basladim, Kadir pesimden kosuyor.
Benim burdan gitmem lazim ...
Asaya indikden sonra disari çiktim binanin önünde 7 tane basamak var onlari hizla inip taksi çevirmeye çalistim.
Acil lazim olunca bulamazsin zaten.
Arkamdan Kadir'de bana yetisti merdivenlerden hizla inerken birine çarpti ve merdivenden yuvarlandi.
Merdivenin altinda bacagini tutup kivranmaya basladi.
Yanina kosdum telasla, bacagini kirmis ...