SOĞUK UYKU

1396 Kelimeler
Herkes Lindon Büyücüler akademisinin öğrencilerini karşılarken Darvell çapkınca gülerek Chise’nin daldığı bakışlarının önüne geçti -Anlaşılan kötü bir başlangıç oldu. -Ne? -Ne zaman karşılaşsak farkında mısın bir olayla veya senin kaçmanla sonuçlanıyor. Chise, Ace ve sevgilisi gözlerinin odağından çıktığında Darvell’e ancak odaklanabilmişti. Altın rengi gözleri hafif koyu ve ciddiyet barındırıyordu. Gerçekten yakışıklıydı ama kalbi Ace’i gördüğündeki gibi atmıyordu kimseye. -Evet ama bugün hepsinden daha korkunç bir olay yaşandı. Darvell derin bir nefes aldığında diğerleri de yanlarına doğru geliyordu. -Evet Silvar gerçekten zenginliğin ve centilmenliğin birleşimi gibiydi. -Nasıl yani? -Ailesi eskiden büyücüleri yöneten bir krallığın soyundan geliyor üstelik Silvarın anlattığına göre atalarından biri büyücü kral olma ünvanına bile erişmiş. Chise duydukları karşısında ufak çaplı bir şok geçirdi. Büyücü Kral diye bir şey duymamıştı hiç. -İyi akşamlar. Eron ve Freya ilk yanlarına varan kişiler oldu onlar geldiğinde sohbetlerinin konusu dağılmıştı ama Chise bunu sonra Wendy’e veya araştırmayı zihninin bir kenarına not etti. Gray ve Juvia da gelirken Wendy tek. Ace ise Diane’nın elini sımsıkı tutuyordu. -Neden yolun ortasında duruyoruz? Ace mantıklı konuşuyordu. Her biri eşyalarını yerleştirmek için yurtlara doğru ilerlerken kızlarda onlara eşlik ediyordu. sohbetleri çok eğlenceli değildi hepsinin üzerinde belli etmeseler de yaşanan gergin ve huzursuz olayın etkileri hakimdi. -Sizce ne oldu? Wendy sormuştu. İlk başta hepsi sustu kimse bu konu hakkında ne diyeceğini bilemiyordu. -Akademileri birleştirdiklerine göre gerçekten ciddi bir şey olmalı. Dedi Ace. Diğerleri onayladı. -Silvar acaba nasıl hissetti? Gray sormuştu fakat sorusu havada asılı kaldı çünkü çoktan odalarına gelmişlerdi. Erkek yurtları kızların yurtlarına benzer şekilde idi. kızlar rahat yerleşmeleri için odadan çıkarken Diane çıkmak istemiyordu. Sevgilisine sarılınca Chise’nin kalbini görünmez bir el sıkmaya başlamıştı sanki. Gözlerini kısarak odadan çıktığında Darvell kolunu tutarak telaşla durdurdu onu. -Chise? Kendisine baktığında kolunu hemen utançla bıraktı. Gülümsedi Darvell. -Eğer korkuyorsan veya endişeleniyorsan bana söyleyebilirsin, sana yardımcı olabilirim. Diyerek güven verici bir şekilde göz kırptı. -Ne yapabilirsin ki o an? Darvell bilmişçe gülümserken diğerleri ona bakıyordu o an Chiseye doğru hafifçe üflemeye başladı. Chisenin etrafındaki hava birden değişmiş gibiydi. Yüzüne bir bahar meltemi vuruyordu sanki. İlk düşen çiğin serinliği, ilk baharın huzurlu ve serin rüzgarı ferahlatıyordu onu. Darvell durduğunda Chise şaşkın bir şekilde aralanan dudakları ile kendine baktı. Bunu yapabildiğini bilmiyordu, o an gerçek bir gülümseme ile baktığında Eron tezahürat yapmaya başlamıştı. -Lindonun en iyi hava büyücüsünün önünde diz çökün. Güldüler. Neşe belkide son zamanlarını yaşatıyordu onlara, -Teşekkür ederim Darvell gerçekten böyle bir şeye ihtiyacım vardı. pekala artık ne yapabileceğini biliyorum. Chise Minnetle bakarken odadan çıktı arkasına baksa göreceği manzara yüzünden kalbi kırılacaktı ve bugün ikinci kez büyük bir kalp kırıklığı yaşamak istemiyordu. Colette yi bulmak istiyordu ama ne diyecekti ki? Birçok duygu arasında çelişkiler yaşıyordu. Önden giderken kızlar ona yetişse de Diane gelmemişti. Sinirlense de hakkım yok diyerek sürekli kendine hatırlatıyordu bu durumu. O gece yataklarına yatarken Fioren cadılar akademisi bir kez daha maziden bir anıyı yaşamaya başlamışlardı. Lindon akademisi bir kez daha kendilerine ve kaderlerine eşlik etmek için gelmişlerdi. Chise yatağa yattığında Freya yanına geldi. -Sence kötü bir şey olacak mı? Arkadaşının tedirgin olmasından dolayı onu yakıştırması gerektiğini hissediyordu. Freya ne kadar neşeli olsa da çok hassas bir kalbe sahipti. İçten içe yaşanan olay fazlasıyla korkutuyordu kendisini. Chise güvenle sarıldı. -Korkma Freya, bak burada güvendeyiz. Eminim Bayan Neferin ve diğer yetenekli profesörler ile bu durum en kısa zamanda ortadan kalkacak. Arkadaşını rahatlatsa da kendi içinin huzursuzluğu hakkında yapacak pek bir şeyi yoktu. Işıklar kapandığı anda Chise uyumak için gözlerini kapattı fakat uyku yerine bedeni bir kez daha karanlığa çekilmişti. Derin nefesleri dışında hiçbir şey duymuyordu şimdi alıştığı karanlık ona yine bir an sunarak geri çekilirken Chise yine çürümüş ve harabelere dönmüş Akademinin karşısında buldu kendini. Derin derin yutkunduğunda bu kez daha dikkatli bir şekilde adım atmaya başladı fakat önünde periler de dahil yarısı çürümüş pek çok türden ceset yolu oluşmuştu. Kendisine rehberlik eden o ruhu görmek için dikkatle etrafına baktı. Hafif ve acı çığlıklar duyuyordu. Buradaki ruhlar varlığından rahatsızdı. -Gelmişsin! Tam önünde belirdiğinde korku ile sıçradı Chise. Karşısında kendisine bakan ruh bir öncekinden daha farklı görünüyordu. Şeffaf olan bedeninin yarışı soluk bir karartıya dönüşmüştü. -Sonunda , sonunda geldin tam zamanında. Chise anlamamıştı, ne için tam zamanında gelmişti. -Anlamıyorum, neler oluyor neden senin bedeninin yarısı kararmış. Ruh bedeninin karanlığına baktı ve şeffaf da olsa kırık bir üzüntü ile cevapladı. -artık kirleniyorum Chise tıpkı burada bulunan diğer tüm ruhlar gibi. Kötülük ruhlarımızdaki saf ışığı karanlığına hapsedip tüketiyor ve bize acıdan başka bir şey bırakmıyor bu lanetin en büyük özelliği. -Ne laneti? Ruh cevap vermeden önce etrafına tedirgin ve temkinli bir şekilde bakarak -Burada konuşamayız ruhlar varlığından rahatsız beni takip et seni olayların başladığı yere götüreceğim. -Nereye gidiyoruz? Ruh harabeye dönmüş akademiye doğru süzülürken sanki sadece bedeninin üst kısmı ortadan ikiye ayrılmış gibi göründüğünü fark etti Chise. Takip edip etmemek de kararsızdı fakat etrafındaki çığlıklar sanki yaklaşıyor gibiyken korku ve telaşla ruhu takip etmeye başladı. Ayaklarının altında ne jadar dikkat etse de birçok ceset yüzünden çıkan seslerden irkiliyordu. Onlara bakmak isteme se kendine hakim olamıyordu. Bir sentor gördüğünde şok içinde kaldı. -Yıldızlar aşkına! Yarı at yarı insan bedeninde olan bir sentor cesedinin yanından geçerken işte o an burnuna iğrenç bir koku geldi. Ölmüş cesetlerin kokusu bulunduğu yerden başlayarak giderek yoğunlaşıyordu. Harabenin girişinde durduklarında. Chise’nin göğüs kafesi sıkışma ya başlamıştı. Cesetler bir dağ gibiydi ve onu daha da şaşkına uğratan ise girişe kadar olan cesetler çürümüş iken buradan sonraki tüm cesetler yarısı taşlaşmış bir heykel formunda, yarısı ise parçalanmış bir halde idi. Şok olmuş bir halde taşlaşan heykele benzeyen ama her birinin yüzünde, acı korku, kederin çok net göründüğü cesetler bulunuyordu. Dağ gibiydi. Normalde geldiği yerde burası ana salondu. Her bir yön farklı sınıflara açılırken burada sadece gökyüzünün altinda sergilenen bir cenaze töreni gibiydi. Ruh sanki dağ gibi olan cesetlerin üzerinde süzülerek Chiseye baktı. -işte Chise sana bahsettiğim lanet bu. Chise dehşet içerisinde idi. Dudakları kurumuştu ne demesi gerektiğini bilemiyordu. -Nedir bu? -Bir zamanlar whise diyarı fısıltı değil de White yani beyazların diyarıydı. On üç bin yıl önce Dünyada sadece saflık hakimdi, her bir ırk kendi aralarında uyum ve barış içerisinde yaşıyordu o zamanlar Irklar arasında bir problem olduğunda her ırk kendi kral ve kraliçelerinin bulunduğu kurula başvurup problemleri çözebiliyorlardı. Fakat daha sonra bir turnuva düzenlendi. Irkların en güçlülerinin bulunduğu bir turnuva olacaktı fakat olmadı.. ırkların selamlamak için tüm kral ve Kraliçeler yürüyüş için arenaya adım attıkları anda lanetin ilk kurbanları olmuştu. Dehşet içerisinde dinliyordu Chise. Duyduklarının gerçekliğini sorguladıkça daha kötüsünü duyuyordu. -Hangi lanet -Soğuk Uyku lanetinin ilk kurbanları. Bedenleri ilk başta ayaklarından başlayarak onları soğuk ve buz gibi taşlaştırmaya başladı. Büyücülerin Kralı Henry diğer Krallara ve Kraliçelere göre lanet daha hızlı bedenini taşlaştırdı ve sonunda soğuk bir uykunun sonsuz esiri oldu l. En son cadıların Kraliçesi Nyx kalmıştı. Lanet en geç sürede onu da taşlaştırırken kargaşa içerisinde kalanlar ne olduğunu anlayamadı fakat öğrenmeye de fırsatları olmamıştı çünkü arenada bulunan her büyücü saniyesinde taşlaşırken kaçmaya çalışan diğer ırklar ise yollarda bu uykunun ebedi mahkumu oldular. Beyazlar diyarı gün geçtikçe uykunun esiri olan ırklar ile soyları kurudu ve bir fısıltı diyarına dönüşmeye başladı. Sesler azaldı, sihir; ırkların soyu tükendikçe o da kurudu. Kimse ne olduğunu anlayamadı. Etrafında gördüğün tüm bu cesetler uykunun esiri iken dışarıda bulunan ce çürüyen cesetler ise onlara müdahale etmeye çalışırken öldüler. Taşlaşırsan buz gibi bir ölüm seni bekler ama ona dokunursan bedenin yanarak ölür. Bir çok ırk tamamen yok olduğunda geriye lanetin en uzun sürede tamamlandığı bilge ön üç cadı bir çıkar yol aradılar. Sonunda aralarından birinin fikri ile laneti durdurmanın yolunu buldular. Ön üç bilge cadı bir araya gelerek her biri laneti kendi hayatı ile bütünleştirip onu durdurmayı basardılar. Hayatlarını hiç düşünmeden kendilerinden sonrakiler için feda ettiler fakat biliyorlardı laneti tamamen ortadan kaldırmanın değil sadece durdurmanın yolunu bulabilmişlerdi fakat kahin cadı Beler seni gördü Chise. Geleceğin lanetini tamamen ortadan kaldırabilecek tek kişinin sen olduğunu gördü ve bu yüzden lanetlensem de beni sana tüm olanları anlatabilmem için bu boyutta hapsettiler ruhumun kirlenmesini özel bir bariyer ile durdurdular fakat zaman doldu ve ön üç cadının büyüsünün zamanı bitti. Lanet tekrar aktifleşti değil mi? Buraya gelmen bile bunun en büyük kanıtı. Benim artık yavaş yavaş hiçliğe karışıyor olmam da öyle. Yutkundu Chise duyduklarını idrak etmek istese de dehşet hissi yüzünden yapamıyordu. Başı zonklamaya başlarken bedeni tekrar geriye doğru çekilmeye başladı halbuki daha bir sürü sorusu vardı. Ruh telaşlandı ve ona doğru son kez bağırdı. -Yasak kütüphaneyi bul Chise. Onu bul ve gerçekleri öğren unutma anahtar sensin.... Sen kadersin..... Bu sözler ile ruhu son görüşünün sözleri idi zira ruhu bir dahaki görüşü daha acı ve daha kötü anıların olduğu bir an olacaktı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE