
🔞21 yaş ve üzeri için tavsiye edilmektedir.
❤️🔥Cinsel içerikli sahneler gerçekten ciddi anlamda detaylı bir anlatıma sahiptir.
💘Keyifli okumalar dilerim...
***********
Sesleri kısık ama arzuları yüksekti. Konuşmaları odadan taşmasın diye fısıltılı bir ton kullanmaları, konuşmanın seyrini değiştirdi. "Çatıda olsaydık yerdin... Buradan nasıl yiyeceksin ki! Keşke çıkabilseydik..."
Demir itiraz eden sevgilisine eridi. "İstersen yeniden rahatlamanı sağlayabilirim sevgilim..."
Deniz yutkundu. Merakla bekleyemeden konuştu. "Nasıl yapacaksın ki bunu? Aramızda bir kat var?"
Demir derin bir nefes verdi. "Kalk önce kapını kilitle. Annene yakalanmak istemezsin yavrum." Deniz heyecanla aralık duran kapısına baktı. Kriz geçirirse diye kapısı hep aralık yatıyordu artık. Ama uzun süredir iyi hissettiği için, kısa süren tereddütün ardından kapısını kilitledi.
"Kilitledim." Heyecanla konuşunca, sesi bir tık fazla çıkmıştı.
"Şşş! Sessiz ol. Yatağa uzan şimdi ve gözlerini kapat."
Demir de gözlerini kapatmış, Deniz'i kendi yatağında uzanırken hayal etmişti.
"Yattım Demir. Ben hala anlamadım ki ne yapacağımızı."
Demir'in burnundan çıkan gülme sesi, Deniz'in bu işlerden ne kadar uzak olduğunu anlayışındandı.
"Dünkü dokunuşlarımı hatırlıyor musun?Bu kez onları hayalinde canlandırıp zihninde yaşayacaksın."
Baş çavuş adını verdiği erkekliğinin hazır ola geçmesiyle, konuşmasını devam ettirdi.
"Yaşayacağız!"
Deniz heyecanlandı. "Tamam. Yapalım o zaman."
Demir fısıltıyla Deniz'i yönlendirmeye başladı. "Üzerinde sadece iç çamaşırların kalana kadar soyun hemen."
Deniz telefonu yatağa bırakıp hızla üzerindekileri çıkardı. Telefona gelen hışırtı sesleri, Demir'in dişlerini sıkmasına sebep oldu. Şimdi orada olmak ve onları kendi çıkarmak isterdi...
"Çıkardım." Deniz'in heyecanlı sesini işiten Demir; "Üzerindekileri tarif et bana." dedi.
Baş çavuş seyiriyor, bir el at dercesine baş kaldırmaya devam ediyordu.
"Siyah tüllü iç çamaşır takımım var."
Demir'in nefes seslerini işiten Deniz, o nefesleri boynunda hissetti. Sanki telefondan çıkıp kulağına ve boynuna doğru esiyordu.
"Üzerinde siyah benekler var. Tenim belli belirsiz belli görünüyor..."
Duyduklarıyla Demir de etkilenmiş, baksırıyla birlikte şortunu dizlerine kadar indirmişti.
"Güzel! Çok güzel kızım. Onları bir gün ben çıkaracağım... Şimdi boştaki elini göbeğinin üzerine koy ve yavaşça kendini okşayarak göğüslerine doğru ilerle."
Sesindeki şehveti duyan herkesi titrerdi. Komutan mesleği sayesinde sözleri bir emirdi. Ve Deniz onun en sadık askeriydi. Anında dediklerini yaptı. "Sütyenimin üzerinden okşuyorum..."
Demir o eli kıskandı. Onun yerinde olmak isterdi oysa ki...
"Hayır! Sen değil... Ben okşuyorum güzelim! Memelerin avucuma girmek için can atıyor! Görüyor musun?"
Deniz gözleri kapalı, üzerinde Demir'i hayal ederken dünkü ezilme hissini hatırladı. Şu an sanki gerçekten üzerindeydi. Demir'in sözleriye sırtı kavislendi. Göğüslerini Demir'in avucuna itmek için can atar gibi...
"Eveeeett..." Hızlı hızlı alıp verdiği soluklarla devamını istiyordu.
"Sağ memeni serbest bırakıyorum. Sütyen onu sıkıştırmış, serbest kalınca nasıl da kabardı bak."
Deniz hemen sağ göğsündeki sütyeni aşağıya çekiştirip memesini serbest bıraktı. "Eveeett..."
"Baş parmağım tomurcuğun üzerinde geziniyor. Ucu dikleşmiş, ağzıma girmek için sabırsızlanıyor!"
Doğruydu. Deniz tam şuan da bunları harfi harfine yaşıyordu. "Eveeett..."
Demir ağzında biriken tükürüğü yuttu. "Ağzıma alıp emeceğim şimdi onu! Ama bu kez daha sert! Memenin etrafında mor izler bırakacağım güzelim!"
Öyle heyecanlanmıştı ki, elini baş çavuşa attı. Öyle sertleşmişti ki, üzerindeki damarlar bile kabarmış, sözlerin ve bu heyecanın etkisine ortak olmuştu.
"Bırak sevgilim... Her yere izlerini bırak! Offff! Sana sürtünmek istiyorum Demir... Sızlıyor orası."
Deniz dudaklarını ısırırken, sağ memesini tıpkı Demir'in dün yaptığı gibi hunharca yoğuruyordu. Kasıklarında başlayan yangın, ince bir sızıya dönüşmüştü.
"Neresi sızlıyor yavrum? Adını söyle bana."
Demir boşalacaktı neredeyse. Deniz'in üzerinde olduğunu, aletini ona sürttüğünü hayal etti.
"Özel bölgem..." Deniz'in daha kısık çıkan sesiyle Demir bu cevabı kabul etmedi.
"Hayır bebeğim. İsmini söyle hadi bana."
Deniz yutkundu. "Kadınlığım." dedi. Yine kabul görmedi.
"Alt tarafım." dediği anda Demir sinirlendi yeniden.
"Söylemezsen, seni yarım bırakırım Deniz!"
Kendi de yarım kalacaktı. Bu konuştuklarından çok daha fazlasını yaşarken çekinmeyen kız, bunları söylerken çekiniyordu.
Ama bu kez Demir'in tehditi işe yaradı. Ve Deniz tüm cesaretini topladı. Tüm bedeni ateşlerde yanarken kuruyan dudaklarını yalayıp ıslattı.

