Hava hafiften soğumaya başladığında üşüdüğümü daha çok hisseder olmuştum. İliklerime kadar sızan soğuk bütün bedenimi hâkimiyeti altına almış, kendini daha da hissedilir kılmıştı. Kot ceketimi çantamdan çıkarıp üzerime geçirsem de pek bir faydası olduğu söylenemezdi. Bunu fark eden Arkın, ben sana demiştim, bakışları eşliğinde yanıma gelip deri ceketini üzerinden çıkardı ve özenle sırtıma yerleştirdi. Elbette itiraz etmemiştim, sonuçta üşüyordum ve onun kokusunu almak güzel bir fikirdi. Kolunu omzuma atıp beni göğsüne yaslandığında kendi kendime düşündüm. Burada bir ömür kalabilirdim. Şu an Mezarcı denilen adamın mekânına gidiyorduk. Orası da restoran tarzı bir yermiş Arkın'ın anlattığı kadarıyla. Kapısına yaklaşınca fark ettim ki herkes çok şık giyinmişti. Bir de kendime baktım… Sanır

