Annemin Ali Kemal’in odasına girmeden önce kapıyı abime tıklatması bozulan sinirlerimin oyun hamuru gibi çekiştirilip durmasına yol açıyor. Dahası odaya girdiğimiz anda Halide Hanım’ın yatağın kenarındaki koltuğa kurulduğunu fark ediyoruz ve ben artık oyun hamurundan soğumaya başladığımı hissediyorum. Eğer çocuklarla iletişim kurmaya devam edebilirsem kendilerini bir süreliğine o hamurlardan uzak tutmayı deneyeceğim. Şirin Karaca’yı yerinde sabit bir şekilde tutmak imkânsız olacağı için onu engelleyecek hiçbir şey yapmıyorum. Zaten bunun boş bir uğraş olacağını da farkındayım. Haliyle endamını genlerinden aldığını söyleyen ve benim de tüm kalbimle inanmayı seçtiğim annemin yürüyüşünü takip ediyorum. Ali Kemal’in uyuklamayı bırakıp bir parça kendine geldiğini de o sırada farkına varıyorum.

