KIVILCIM

1479 Kelimeler

Çelik’in eve dönüşünden sonraki günler, zehirli bir dinginlikle geçti. Evde üç kişi, keskin bir denge üzerinde yürüyordu. Feride, geceyi Çelik’in yatağında geçirmenin verdiği güvenle hareket ediyor, Gül ise söz verdiği gibi engel olmuyor, ama her hareketiyle “sadece engel olmuyorum, izliyorum” mesajı veriyordu. Onun bakışları, Feride’nin ensesinde soğuk bir bıçak gibiydi. Bir hafta sonu sabahı, Çelik kahvaltıda beklenmedik bir duyuru yaptı. “Bugün öğleden sonra birkaç kişi gelecek. İş konuşacağız. Akşam yemeği de burada yeriz. Hazırlıklı olun.” Feride’nin yüzü hafifçe gerildi. “Kim gelecek beyim?” “Kasabadan Hacı Murat, şantiyeden mühendis Cemal, bir de İstanbul’dan gelen ortağım Nihat Bey.” Çelik, gazetesinin arkasından konuşuyordu. “Gül, yemekleri iyi hazırla. Misafir ağırlamak senin

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE