Birlikte olduktan sonra kıyafetlerimi düzeltmiş ve kendimi sandalyeye atmıştım ama o yine üzerime eğilip beni öpmeye devam etmişti. Yüzünde yorgun ama içten bir gülüş vardı sürekli. Heyecanlı duruyordu. Bakışları yüzümde devamını ister gibi aç bir şekilde dolaşıyordu hâlâ. "Bu yaptığına inanamıyorum" dedim kafamı iki yana sallarken. Boğazlı kazağımın yakasını elimle düzeltmeye başladım. Andaç da kemerini düzelttikten sonra dilini dillerinde gezdirerek yanına yaklaştı ve oturduğum sandalyeme eğilip beni tek hamlede kaldırdı. Gözlerim kocaman açılırken kendimi onun kucağında buldum. Deri koltuğuna oturmuş beni de tek dizinin üzerine oturtmuştu. "Neye inanamıyorsun yavrum?" Diye sordu çapkın bir sırıtışla. "Biraz daha mı istiyor canın yoksa?" İnanamayarak ona baktım. Gerçekten de adama b

