
❗ 21 yaş ve üzeri için tavsiye edilir.
‼️ Tetiklenebilecek olaylar, sahneler ve unsurlar yer almaktadır.
🔞 Cinsel içerikli sahneler detaylıca anlatılmaktadır.
👉🏻 Nefret ve düşmanlıkla başlayan bir aşk anlatılmaktadır.
👉🏻 Mafya ve Askeri kurgum dışında, ilk kez bir kitabımda şehir ismi geçiriyorum. Aşiret kökenli bir kurgu olacağı için isim vermem gerekliydi. Kötü karakterler geçtiği zaman o şehrin insanları kendini rahatsız ya da kötü hissetmesin istemiştim. Yine de iyi ya da kötü insanları bir şehirle bağdaştırmamak gerektiğini unutmayalım. Şimdiden açıklamamı yapmış olayım istedim.
*********
Başka bir an ya da başka bir durum olsaydı, bu yakınlık ikisini de etkileyecek kadar çekim alanında ve özel alanlarını işgal edecek mesafedeydi. Ama ikisi de bakışlarıyla birbirine meydan okuduğu için bu çekimi fark etmediler.
"Söyle! Niye susup vazgeçtin!?" diyen Kahraman, Mavi'nin o mavi gözlerini izledi dikkatle.
Mavi dişlerini sıkarken Kahraman'ın göğsüne koyduğu elleriyle itip uzaklaşmasını sağladı. Öfkeyle aldığı serin soluklar göğsünün inip kalkmasına neden oluyordu. "Sakın bir daha yaklaşma bana!"
Kahraman onun neyi kast ettiğini anlamadı. Cevap vermekten kaçındığı için bunu bir bahane olarak kullandığını sandı. O yüzden yeniden girdi genç kızın burnunun dibine. Yüzüne karşı; "Söyleeeeee! Demin ne diyecektin de vazgeçtin!?" diye bağırdı.
Mavi aynı sinirle karşılık verdi. "Tanıdım evet! O aşiretin delisi sensin belli ki! Onu diyecektim oldu mu!?"
Kahraman'ın göz kapağı sinirle seyirmeye başlarken Mavi de çileden çıkmıştı. "Sen kimsin ki benim Ali'şime, bana deli dersin haa! Asıl deli sensin işte!
İnsan anlayıp dinlemeden, öyle birden silah mı çeker! Gelir önce bir sorar insan gibi. Senin karşında bir kadın ve melekler kadar masum bir çocuk var bir kere. Silah çekmek nedir!?
Hadsiz, terbiyesiz!"
Camın önünde bekleyen Haris zippusunu yakmış, ateşe vereceği anı kollarken Mavi ve Kahraman'ın bağırışlarını duymuş onları dinliyordu.
Kahraman kısık çıkan sesiyle; "Bitti mi!?" dediğinde Mavi fazla ileri gittiğini anladı. Bir anlık sinirleri boşalmış rahatlamıştı ama, şimdi karşısında boğadan hallice öfkeyle kızarmış olan Kahraman'a bakıyordu.
Yine de duruşundan ödün vermeden; "Bitti." dedi tek seferde.
Kahraman başını salladı usulca. Mavi'nin üstüne doğru bir adım attığında Mavi onun sakinliğinden korktu. Silahını da kaldırmıyordu artık. Üstüne yürümeye devam ettikçe temas etmemek için geri geri adımlamaya başladı. Çok değil iki adım sonra zaten sırtı duvara değince gidecek başka yeri de kalmadı.
Haris kulaklarını dikmiş, can kulağıyla onları dinliyordu ama oluşan sessizlik yüzünden çakmağı ateşe atıp atmamak arasında gidip geliyordu.
Kahraman genç kızın kaçacak yeri kalmayınca dudağının bir kenarını kıvırdı. Kulağına doğru yaklaşırken Mavi'nin göğsü korkuyla inip kalkmaya devam ediyordu. Ellerini duvara yaslayıp ayakta durabilmek için güç almaya çalıştı.
"Bana bir daha deli dersen, gerçekten delirdiğimde ortalığı nasıl ateşe verdiğimi de görürsün Mavi!"
Fısıltılı tehditi, Mavi'nin içinde korkulu haykırışları uyandırsa da, Mavi ağzını açıp tek kelime edemedi.
Kahraman geri çekilip başıyla içeriyi işaret etti. "Şimdi geç içeriye. O akıllı kardeşine anlattır ne duyduysa."
Mavi korkuyla kuruyan dilini damağını ıslatmak için dudaklarını yaladı ama işe yaramadı. "Senden korkuyor. Ben öğrenir anlatırım sana."
Kahraman alayla baktı. "Ezberlettiğin yalanları söylemeyeceğini nerden bileceğim? Yanımdayken soracaksın, o da yanımdayken cevap verecek!"
Mavi tek kelime bile edemeden yürüyüp salona girdi. Dizleri titrese de, neyse ki bunu saklayabilmişti.

