Yarışmanın başladığına dair düdük çaldığında dikkatimi nefret dolu bakışlar attığım kısın üzerinden çekmek zorunda kaldım. Yanımda dizilen yarışmacılar düdükle birlikte yüzlerini geniş dondurma kaselerine gömmüşlerdi. Kimi dondurmayı yiyor, kimi yalıyor, kimiyse çeki diliyle arıyordu. İğrenç görünüyorlardı, tam anlamıyla iğrenç.
Önümdeki kaseye döndüm, şimdi benim de onlar gibi rezil ve iğrenç mi olmam gerekiyordu. Benim soyadım Soylu'ydu, her anlamda soylu bir kızdım. Bir madde için soylu tavırlarımdan men edip rezil mi olmam gerekiyordu? Ah, bu kişiliğimden vaz geçmem gibi bir şeydi. Bir de bunun fotoğraflı kanıtları olacaktı, daha da kötü.
Belki de hiç dondurmaya dokunmadan maddeyi tamamlayabilirdim. İşin içine biraz hile katacaktım, Arda ve Buse'yi kandırmak zorundaydım. Bu rezalete katlanamazdım.
Kafamı geniş dondurma kasesinden kaldırıp fotoğrafımı çeken kıza baktım. Omuzlarımı kastım, dişlerimi gösterecek şekilde gülümserken gözlerimi kıstım. Poz verdiğimi anlayarak fotoğrafımı çektiğinde kendimi bir zafer kazanmış gibi hissediyordum. Sonuçta buradaydım, bu bile yeterliydi.
Tam yarışmadan çekildiğimi söyleyecektim ki birinin elini kafamda hissettim. Kafamı öne doğru bastırdığında yüzüm dondurma kasesinin içine gömüldü. Kaçtığım şey başıma geldi!
Öfkeyle çığlık atacağım sırada dondurma kasesine batık olduğum için beceremedim. Kafamı kaldırdığımda gözlerimden burun deliklerime kadar dondurma olmuştum. Önümü göremiyordum, her tarafım dondurmaydı.
Bana bunu her kim yaptıysa onu mahvedecektim!
Yeterince rezil olduğumu işittim. Yüzüm dondurmaya gömülünce yarışma alanında kahkahalar patlamıştı. Artık geri dönüşü yoktu, yarışmaya her şekilde dahil olmuştum. Bari boşuna gitmesin, dolarları cebime indirip beni bu hale getiren kişiyi patakladıktan sonra cezamı o şekilde ödeyeyim.
Yeniden kaseye doğru eğildim, ağzımı dondurmaya bastırdım ve biraz yedim. Açıkçası hava çok sıcaktı, soğuk dondurma epey iyi gelmişti. Tam o sırada dilim plastik bir şeye çarptı, başta yüzümü buruşturdum ama sonra aklıma aradığımız şeyin plastik bir çek olduğu geldi. Hemen ağzımı araladım ve çekin olduğu tarafa uzanıp dişlerimle yakaladım, kafamı kaldırdım.
"Sekiz numaralı yarışmacımız..." diye bağırdı sunucu, bu benim numaramdı. "Asya Soylu çekip bulup diğer yarışmacıları geride bıraktı!"
Tam isabet!
Keyiften dört köşe olmak üzereydim, rezil olduğuma değmişti. Yerimde dans edeceğim sırada biri yüzüme parmak atınca kaşlarım çatıldı, sağa doğru döndüm. Fakat gözlerimde hala dondurma olduğu için göremiyordum. Karşımdaki kişi her kimse bunu anlamış gibi gözlerimdeki dondurmaları sildi. Gözlerimi kırpıştırarak zoraki araladığımda gördüğüm manzarayla birlikte büyük bir şok geçirdim.
"Muhittin!" diye fısıldadığımda biri ellerimi çözmüş, tek elimi zafer edasıyla havaya kaldırmıştı. Konuştuğumda ağzımdaki plastik çek de yere düşmüştü. Fakat umurumda bile değildi, havaalanında beni rezil eden çocuk tam karşımdaydı ve bana sırıtıyordu. Yüzüme bir parmak daha atıldığında bu kez sola doğru döndüm, orada da Egemen'i gördüm. Daha da büyük bir şok yaşadım.
Neyse ki madde tamamdı...
Dondurma yarışına katılmıştım, çek bile kazanmıştım.