Madalyon uçurumun derinliklerinde kaybolurken Kir, bedenini bir an için ağır bir boşlukla kaplanmış gibi hissetti. Çevresindeki dünya sustu. Kristallerin soluk ışıkları sönmüş, figürün gölgeleri geriye çekilmişti. Ancak bu sessizlik, rahatlamadan çok bir şeylerin yerini değiştirdiği bir hisle doluydu. Kir, dizlerinin üzerinde doğrulmaya çalışırken, zindanın zemini titreşti. Uçuruma fırlattığı madalyondan yayılan ince bir ışık, derinliklerden yükselmeye başladı. Kir, şaşkınlıkla o ışığı izlerken, ışığın tam ortasında bir siluet belirdi. İlk başta tanıyamadı, ama figürün yeniden form aldığını fark ettiğinde gözleri genişledi. “Sen gerçekten inanıyorsun, değil mi?” dedi figür, alaycı bir tonda. “Bir nesneyi yok ederek bu döngüyü kırabileceğine?” Kir, dişlerini sıkarak ayağa kalktı. “Bu mad

