Kapı açılır açılmaz oğlumun yüzünü gördüm. Bana bakışlarında kin ve nefret vardı. Hiç böyle bir tablo ile karşı karşıya kalacağımı düşünmemiştim. Ama şu anda ne yapacağımı bilemez bir haldeydim, o yüzden beklentilerin de bir önemi yok. Hem sevgilimi bırakmanın üzüntüsüyle beraber, hem de evime dönmenin buruk sevinci ile beraber ortada kalmıştım. Resmen kendimi hiç olmadığı kadar çaresiz bir insan gibi hissetmeye başladım. Nasıl yaşarım bundan sonra onu da bilmiyorum. İçeri adım atarken bir şey düşünmemeye çalıştım. Oğlum bana bakıyor ama nefretle bakıyor... Bakmaya devam ediyordu... Onun bakışları içimk öyle bir yakıyordu ki... Buna artık emin oldum ki ailem en değerli varlığım... Öyle olmasa zaten sevgilimi, en sevdiğim adamı bırakıp da buraya gelmezdim. Kapıyı kapattıktan sonra montum

