Yıldızların Altında

1422 Kelimeler
Ne kadar uyudum bilmiyorum gözlerimi açtığımda Gökhan yanımdaki sandalyede uyuyordu. Uyandırmak istemedim ve hemşire hanımı çağırmak için butona bastım. -Kendinizi nasıl hissediyorsunuz İpek hanım -iyi hissediyorum ama hatırlamıyorum ne oldu bana -Zehirli bir tür deniz anasıyla temas etmişsiniz zamanında geldiğiniz için kısa sürede atlattınız. Yalnız doktor bey sizinle görüşmek istiyordu. -Tamam Serumu çıkarabilir misiniz? O sırada Gökhan’a baktım kıyamam sandalye tepesinde beklemiş beni bütün gece. Saate baktığımda gündüz 11’di neredeyse 20 saattir uyumuşum. Gökhan’ı uyandırmadan doktor beyin odasına gittim. -buyurun doktor bey benimle görüşmek istemişsiniz -Evet ipek hanım tahlil sonuçlarınızla ilgili görüşecektim. Bir sorun var gibi duruyor ama sanırım sizin haberiniz vardır. Kayıtlarınızdan gördüğüm kadarıyla. -Haberim var ilaç kullanıyorum. Yakında iyileşirim dert etmeyin dedim gülümseyerek -İnşallah da ameliyat olmanız gerek biliyorsunuz demi -Biliyorum bu arada arkadaşıma bir şey söylemediniz dimi -Hayır sadece geldiğiniz şikayetle ilgili durumunuz ile ilgili bilgi verdik bu durumdan haberi yok. -Tamam çok teşekkür ederim. Gidebilir miyim artık -Gidebilirsiniz bacağınızdaki morluk da iki gün içerisinde geçecektir. Odaya döndüm Gökhan hala uyuyordu. Biraz onu izledim nasılda güzel uyuyor benim gamzelim. Ben dalmış onu izlerken hemşirelerden birinin koridorda yaptıkları gürültüyle Gökhan uyandı. -Günaydın dedim gülümseyerek. -Günaydın -Bütün gece burada beklemişsin. Sana daha ne kadar mahcup olabilirim diyorum her seferinde seviye atlayarak geri dönüyorum. -“İpek” dedi gülümseyerek ve saçlarıma dokundu “çok korktum”dedi sonra birden sarıldı ve alnımdan öptü. Kokusunu içime çektim bende sarılmasına karşılık verdim. 1 2 dk öylece kaldık. Kokusu üzerime sinmiş miydi acaba o güzel kokusu başımı döndürüyordu. Kalbim hızla atmaya başladı ufak çaplı bir kalp krizi geçiriyordum neyse ki hastanedeyiz diye sorun yapmadım. Bu tatilden aşık olmadan eve gitmem lazımdı. Ama ben Gökhan a aşık oldum sanırım. Sonumuz hiç iyi olmayacak Hastaneden sonra ısrarlarım üzerine kahvaltı ısmarlamam konusunda ikna ettim ve kahvaltı yaptık. -Sen deniz canlılarının çoğunu tanıdığını söylemiştin. Çok şanslısın. Ben de çok isterdim deniz altını görmeyi -Tamam o zaman gidelim. -Nasıl şimdi mi -Evet -Ama benim bununla ilgili hiçbir bilgim yok daha önce hiç dalmadım -Benim bununla ilgili eğitimim var yanımda olduğun sürece sorun olmaz. Yani gidebiliriz Sevinçle bir çığlık attım. -Yaaa çok sevindim hadi gidelim Arabadan inip teknelerin olduğu yere geldik Gökhan birileriyle konuştuktan sonra yanıma geldi. -Hazır mısın -Evettttt dedim ve sevinçle sarıldım boynuna ve sonra ne yaptığımı fark edip hızla sarılmayı bıraktım. Birlikte deniz altına indik korktuğum için her an yanımdan ayrılmıyordu. Burası ayrı bir cennetti nasıl daha önce akıl edip yapmamışım bilmiyorum kendime çok kızdım. Artık kaçırdığım hayat ellerimden gitmeden tekrar yaşamalıydım hak ettiğim gibi. Yine bol bol fotoğraf çektik. Gün sonunda çok mutlu bir şekilde otele döndüm. Ben Gökhan a aşık olduğumu fark etmiştim ama ya onun duyguları… O da benim hissettiğim kadar beni seviyor muydu. Bunu öğrenmem lazımdı ve yeteneğimden yardım almaya karar verdim. Eğer bana karşı bir şeyler hissetmiyorsa otelden gidecektim. Üzülmek istemiyordum çünkü. -Gökhan hatırladın mı sana kahve falı sözüm vardı -Evet hatırladım -Tamam gel şurada kahve içelim ve sözümü tutayım -Olur benim için sorun değil Kahvelerimizi içtik ve bekledim. Fincanı elime aldım derin bir nefes çekip o ela harelere diktim gözlerimi. Benimle geçen anılar sarıldığımdaki mutluluğu dudaklarımı öpme dürtüsünü es geçiyorum hastanedeki korkusu onu öptüğümde ve yakınlaştığımızdaki heyecanı ne kadar süre izledim bunları bilmiyorum o kadar güzeldi ki. Kendimi onun gözlerinden izledim. Tüm zihninde ben vardım. Sanki benim zihnimde o yokmuş gibi. -Garsonun başka bir şey ister misiniz sesiyle irkilerek kendime geldim. Ağzımdan çıkacak sözleri bekleyen Gökhan’a dönüp sen birini seviyorsun ve onu kaybetmek istemiyorsun. Bu yüzden de hislerini söyleyemiyorsun. Zamana bırakmışsın. -Evet dedi heyecanla -Hatta bu kız da seni seviyor ama O sana göre değil bu kızın başka sorunları var bu sorunları çözmeden seni sevme hakkını bulmuyor kendinde. Gözlerime bakıyordu. Faldaki bahsettiğim kızın ben olduğunun farkındaydı ama neden böyle bir şey söylediğimi anlayamayan şaşkın ve bir o kadar da meraklı gözlerle bana bakıyordu. Hüzünlendim ve -bu kadar dedim kahve fincanını masaya bırakırken. Ben iyileşmeden başka birini hayatıma alamazdım. Ona bu kötülüğü yapamazdım. Gökhan’a beni tanımasına izin vererek yanlış yaptım. Ona bu kadar kapılacağımı hesap edemedim. Hissettiğim o huzurdan vazgeçemedim ama bunu ona yapmaya hakkım yoktu. Gözlerim doldu -Sorun ne İpek bana anlatmak ister misin -Anlatamam Gökhan bu konuda ısrar etmeni istemiyorum lütfen -Evli ya da nişanlı mısın -Neeee saçmalama -Başka bir sorun göremiyorum beni senden vazgeçirecek dediğinde şaşkınca ona baktım -Hiç bana öyle bakma sana olan sevgimi saklayacak değilim sadece sende hisset emin ol diye bekledim. Ben seni seviyorum ve senden asla vazgeçmem. Sende bana karşı bir şeyler hissediyorsun bunu tüm kalbimle hissediyorum. Öyleyse bana sorunu anlatmalısın. Beni senden vazgeçirecek nedenleri saydım sana. Kalbinde ben olduğum sürece senden asla vazgeçmem -Bak seni yaşadıklarımla sürüklemek istemiyorum. Önümde zor bir dönem var ve bu dönemde aynı zorlukları acıları senin de yaşamanı istemiyorum. Dedim o sırada elimi tuttu -Ya ben hep yanında olmak istiyorsam ya sen kovsan da ben kalbinden gitmediğim sürece senden gitmezsem -Bunu yapmamalısın bu sadece beni daha üzer -Seni seviyorum İpek bu yeterli değil mi dedi gözlerine baktım ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. -Bende dedim şaşkınlıkla yüzüme baktı -Bende derken dedi -Bende seni seviyorum dedim utanmış ve göz temasından kaçarken sessizlik oldu Gökhan şaşkınlıktan konuşamıyordu ama eli hala elimin üzerindeydi. Ellerimi çektim ve -Kalkalım mı ben biraz yorgun hissediyorum kendimi. Şoktan anca çıkmış olan Gökhan kendine geldi ve -Emin ol beni sevdiğine asla pişman olmayacaksın dedi ve ekledi yarın için planın yoksa sana bir sürprizim var -Planım yok olur dedim dalgın bir şekilde -Ama şimdi sana verdiğim sözü tutma zamanı birlikte teknelerin oraya gitmemiz gerek -Ne sözü hatırlayamadım Gökhan lütfen yalnız kalmam gerek -Bundan sonra yalnız kalamazsın canım o kalpte olduğum sürece yanındayım. Emin ol çok seveceksin. Teknelerin olduğu alana doğru gittik bizi bekleyen adamdan teknenin anahtarını aldı ve teknenin ipini çekip motoru çalıştırdı. -Oooo yakışıklı sizde daha ne cevherler var bakalım teknede kullanıyorsunuz. -Tüm cevherlerimi sana saklıyorum güzelim dedi ve göz kırptı Rüzgârın keskin ve soğuk nefesini yüzümde ve saçlarımda hissediyordum. Saçlarım bayrak gibi dalgalanıyordu. Nefesimi kesen bu his bana huzur veriyordu. Bilmem belki de Gökhan’la olmaktı huzur veren. Onsuz kendimi düşünemiyordum Hele ki onun yanında başka bir kadını düşünmek bile beni öfkelendiriyordu. Ona söylemeli miyim diye düşünürken denizin ortasında durduk. -Neden durduk dedim -Şimdi gel benimle dedi ve teknenin arka kısmına yöneldik. Dümen kısmından çekirdek abur cubur ve içeceklerin olduğu bir sepet getirdi. Daha sonra bir battaniye serdi ve iki yastık koydu. Yanımızda bir battaniye daha vardı Uzandı ve gelsene dedi bende yanına uzandım. Üzerimi örttü sonra gök yüzünü göstererek bak dedi Kafamı yukarı çevirdiğimde yıldızlar o kadar güzel ve parlaktı ki sanki uzansam dokunabilecekmişim gibi. -Gökhann yaa bu çok güzel dedim ve boynuna sarılarak yanağına kokulu bir öpücük bıraktım. Bunu tamamen sevinçten reflex olarak yapmıştım. Bir anda gözleri parladı gözleri önce gözlerime kilitlendi sonra dudaklarıma kaydı. Bense kafamı yıldızlara çevirip onun beni rahat rahat izlemesine izin verdim. Sonra uzun uzun sohbet ederken çekirdek yedik ve kola içtik. Her şeyi de düşünmüş ponçiğim. Gece boyunca yıldızları izledik çoğu zaman Gökhan ın beni izlediğini saymazsak . Gökhan bir şarkı mırıldanıyordu bende eşlik etmeye başladım. Sonra gözleri kocaman açıldı -Senin sesin bu kadar güzel miydi ama bu haksızlık ben daha ne kadar sana hayran kalabilirim dedikçe başka bir şeyler çıkıyor. Bu sözü üzerine gülümsedim -Abartma kendi çapımda söylüyorum işte -Bana bir şarkı söyler misin bana özel olsun ama -Peki biraz düşüneyim buldum “Yürüyorum eyy yar insanların arasında Kimi yorgun kimi dökük kanar sabır yarasında Özlüyorum seni zamanla barışamadım Geçip gidiyor ömrüm günlere doyamadım Ucum yok bucağım yok saklımdasın eyy yar haberin yok “ (Bu kısmı onun gözlerine bakarak söylemiştim) “Yıllar geçti sönmedi ateş yanıyorum eyy yar haberin yok.” Şarkı bitince uzandığımız yerden birbirimize dönmüştük. O beni izliyordu ve gözleri aşkla hayranlıkla bana bakıyordu. Bense aşkla ve özlemle bakıyordum. Elini yanağımda gezdirdi. Yanağımı okşadı saçımı okşadı ve baş parmağı ile dudağıma dokundu ve yutkundu. Bu adamın benim dudaklarımla bir zoru var. Beni şu an öpse kesinlikle reddetmezdim. Romantizmin dibine vurmuştuk. Bakışlarını gök yüzüne çevirirken kollarını başımın altında geçirip beni kendine çekti ve artık yıldızları Gökhan’ın göğsünden izliyordum Sonra saçlarımı kokladı ve derin bir nefes çekti. Sonra alnımdan öptü ve beni göğsünde sardı. O kadar huzurlu ve sıcaktı ki. Onun göğsünde onun kokusuyla gözlerim kapanmıştı. Uyandığımda ben hala Gökhan’ın göğsündeydim ve o çoktan uyanmış beni izliyordu. -Yaaa Gökhan burada uyuyakalmışız. Ahh her yerim tutulmuş -Ben hiç şikayetçi değilim uyuduğum en güzel en huzurlu uykuydu yarın akşamda mı tekrarlasak. -Ölelim diyorsun yani tutulmalardan ölen ilk insanlar oluruz. Hem sen doktorsun bu durum sağlıksız nasıl önerirsin dedim gülerek -Ne demişler doktorun dediğini yap yaptığını yapma İkimizde kahkahalarla güldük. -Ben çok acıktım hadi dönelim de kahvaltı yapalım. -Bu arada hatırlarsan sana bir sürprizim vardı. Kahvaltıdan sonra hazırlanıp çıkarız, Birde eşofman tarzı kıyafetler seçmelisin
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE