KÖR....

1101 Kelimeler
SAHRA Uykumun arasında sesler işittim yüzüme çarpan güneş ışıkları gözlerimi zor aralayabildim. Şermin karabasan gibi odama çökmüş perdeleri indiriyor. “ hayırdır? “ “ sonunda uyana bildin temizlik yapacağım “ “ iki günde ev ayaklanmış olamaz değil mi? “ Gözlerini devirdi “ bir zahmet yataktan kalk da bana yardım et “ “ senin bu temizlik takıntını ne yapacağız? Doktora bir görün sürekli evi baştan aşağı yıkayıp paklamandan fenalık geldi “ “ söylenmeyi bırak işin ucundan tut “ “ kendi takıntın yüzünden beni peşinden sürüklemekten vazgeç “ “ nankör sana iyilik yapıyorum farkında değilsin kocanın evinde böyle yan gelip yatarsan iki güne kalmaz kapının önüne kor “ “ ah canım kapının önüne konulmaktan korktuğundan mı? Sırf bu yüzden mi temizlik yapıyorsun? “ “ Sahra ayağımın altına almayım çabuk kıçını yataktan kaldır dediğimi yap “ İndirdiği perdeleri kucaklayarak ayaklarını vurarak odadan çıktı. Onun bu takıntısı hangimizin sonu olacak bilemiyorum kendini zehirlediği yetmiyor. Ailece kimyasalların içinden geçiyoruz bu bünyeye çok fazla üzerimi değiştirdim…. Odadan çıktığımda su dolu kovayı ve bezi elime tutuşturdu içimden ya sabır çekerken babamı işe uğurlamak harekete geçti. Burnumdan soluyarak üst kata çıktım geçmişte bana ait olan oda şimdi Yaren ‘e aitti. İçeri girdim gözlerim istemsiz doldu akıtmamak için direniyorum zihnimde beliren kareler damarlarımın gerilmesine sebep oluyor. Nefes alamadım pencereyi sonuna kadar dayadım Levent evden yeni çıkmış arabasının önüne geldiğinde. Beni fark edince duraksadı etrafı hızlıca taradım bir görün olur mu? Diyerekten bahçede babam ve Şermin aralarında konuşuyorlardı. Henüz işe gitmemiş Levent ise bakışları üzerimde gitmesi için işaret ettim dinlemeye hiç niyeti yok. Babama yakalanma endişesi benliğimi sardı bahçeye baktım babam avlunun kapsını aralamıştı. Levent inadından ödül vermiyor sokak kapısını açıldığı anda kendini toparladı babamla göz göze geldiler. “ günaydın Kenan amca “ “ günaydın “ Ayak üstü selamlaşıp sohbet etmeye başladılar babam anlamasın diye pencereye tırmandım. Ayağımın biri dışarıda diğer ayağım iç kısımda elimde bez camı siliyor bir taraftan konuştuklarını duyabilir miyim? Derdine düştüm. Bakışlarımı aşağı çevirdim arada boşluktan faydalanarak gözleri benim üzerimde yakayı ele vermekten korkmuyor. Hem ne diye lafa tutarsın be adam? Gitsene işine kaçamak bakışlarını babam yakalayacak diye ödüm kopuyor. “ nereye bakıyorsun? “ Nilay sessizce burnumun dibine kadar girmiş dalgınlığımdan yerimde sıçramamla dengemi kaybettim. “ Nilay “ Can havli ile çığlığı bastım ayağımın kayması refleksle pencere pervazına tutunmam her şey saniyelik geçişlerden ibaret. “ SAHRAA… “ Aşağıdan adımı haykırışları Nilay beni içeri çekmesini tek umdumdu. “ ne duruyorsun? İçeri çeksene beni “ Olduğu yerde şok içinde put gibi duruşu debelendikçe ıslak ellerim tutunmakta zorluk çekiyorum. “ Sahra dayan kızım geliyorum “ Babamın sözlerini işitirken dayanacak gücüm kalmadı ellerim kayışı ile yolun sonuna geldim. Gözlerimi sıkıca yumdum ışık hızının etkisi ile esintiye kapılan bedenimin aşağı çekilişi…… BİR AY SONRA…. Kulağıma dolan makine sesleri beynimin içine saplanan ağrı kendime getirdi. Dayak yemiş gibi kemiklerim sızı içinde huzursuzca kıpırdadım “ Sahra kızım “ Babamın endişeli sesi sesini duyuyorum ama her yer zifiri karanlık göremiyorum neredeyim ben? Saçımı okşayan elimi sıkıca tutan el kime ait? “ Sahra kızım beni duyuyor musun? “ “ neden her yer karanlık? “ “ ne?... “ “ Şermin hemen doktoru çağır “ “ tamam “ “ ne doktoru? Ben neredeyim? “ Omuzlarımdan tutan eller yerimden kalkışımı engellerken acı içinde kıvrandım “ kızım sakin ol kendine daha yeni geldin yerinden kıpırdamam gerekli “ Bu ne demek oluyor? Bulunduğum ortama akın eden ayak sesleri “ doktor kızım kendine geldi ama her yer karanlık olduğunu görmediğini söylüyor” “ lütfen sakin olun izin verin muayene edelim “ Sessizlik oluştu göz kapaklarımı sırasıyla dokunan parmakları hissediyorum. Bir süre sonrasında sessizliği bozan babam “ doktor… “ “ travma sonrasına bağlı görme kaybı hasarı meydana gelmiş “ “ ne yani kör mü oldu? “ “ bunun bir tedavisi yok mu doktor? Kızım göremeyecek mi? “ Şermin ‘in aksine doğru soruyu sormuştu “ bir aydır komada kalmasından geçirdiği travmayı tespit etmemiz zor geç kalmış olabiliriz “ “ siz neden bahsediyorsunuz? Neden ben buradayım? Biri bana açıklama yapabilir mi? “ Yerimden doğrulmak istedim acı içinde çırpınırken söyledikleriyle aklımı kaçıracağım. Rüyanın içindeyim kabustan uyanmak istiyorum. Kabus olmadığını inanmakta güçlük çekiyordum hakikat ise göremeyeceğim konusuydu…… GEÇEN GÜNLER…. Kaç gece kaç gündüz uğradı habersizdim gözümü açmamla önüme serilen dengemi kaybetmem sonucunda çalılara takılmam. Yer çekim kuvveti hızını azaltmasını sağlarken bedenim yere çakılmış. Bedenimde ağır hasarlar bırakmamış ufak tefek zedelenmeler ve sıyrıkların dışında başıma aldığım darbe haftalarca komadan çıkmamışım. Hayati tehlikeyi atlatarak kaldığım yerden nefes almama izin vermişler. Neye yaradı soluk alışım? Karanlık dünyamda aydınlığa kavuşmayı beklerken kara deliğin içine hapsetti. Yapılan tetkikler bir daha göremeyeceğim yönünde kapanmayan yarama yenisi eklendi. Yanarak küle dönmek acı verir mi? Ben acı içinde kıvranıyor dinmiyor yangınlarım. Yatağımda acılarımla yüzleşirken yedek telefonumun titreşimi aktif halde zor bela yerimden kalkıp telefonu aramaya koyuldum. Yatak ile baza arasında elimle yoklayıp sakladığım yerden çıkardım. Telefonu elime alıp yanıtlayacağım sıra çağrı sonlandı Allahtan tuşlu eski telefonlardan acil durumlar için küçük olması işimi kolaylaştırıyor. Arayan kesin Kemal abi ne zamandır mekana gitmediğimden haber alamadığından tekrar ulaşmak isteyecektir. Ayağı kalkıp odamın kapısına ulaşmayı başardım kontrol ettim kapı kapalıydı kilidi çevirdim. Çok geçmeden telefonun titreşimi devreye girdi “ alo “ “ neredesin kızım sen? Hangi cehennemin dibindesin?“ Fısıltılı konuşmamın aksine telefonun diğer ucunda sesi inletiyor “ abi bir sakin ol “ “ nasıl sakin olayım? Mekan başıma yıkıldı haberin var mı? “ “ anlıyorum hani beni bir dinlesen diyorum “ “ umarım mantıklı açıklaman vardır “ “ kaza geçirdim komadan yeni çıktım ve en önemlisi artık görmüyorum “ “ ne kazası? Sen ne dediğinin farkında mısın? Ne demek görmüyorum? “ “ bildiğin kör oldum zifiri karanlığa mahkum edildim anlayacağın bu saatten sonra sahnelere dönemem “ “ geçeceksin o işi sözleşme yaptık üstelik senin yüzünden mekanı başıma yıktılar işinin başında olacaksın “ “ asıl sen dediklerini işitiyor musun? Kör oldum nasıl sahneye çıkabilirim? “ “ kendin söylüyorsun kör olduğunu sahneye çıkmaman için bahane değil. Şarkı söylememen için engele olamaz derhal buraya geleceksin işinin başına döneceksin “ “ Kemal abi bak abi diyorum önümü göremiyorum sen mekana geleceksin sahneye çıkacaksın diyorsun “ “ Atıf ‘ı seni almaya göndereceğim sen buraya teşvik edene kadar sahne için elbet bir yolunu düşeceğim. Beni bir an önce bu batıklıktan kurtar “ “ koyun can derdinde kasap et derdinde benden günah gitti. Eğer bir pürüz çıksın asla o sorumluluğu üzerime almayacağımı bilesin “ “ anladık Atıf seninle iletişime geçecektir “ Tam telefonu kapatmak üzereydi “ o mekanda mı? “ Kimden bahsettiğimi anlamıştı “ hiç sekteye uğratmadan her gece burada en çok onun gazabından kaçıyorum. Ne yap et onu benim üzerimden sal sırra kadem basmandan yakamı bırakmıyor. Senin için söylediğim yalanlara inandıramadım kayıplara karışmaya devam edersen mekanla birlikte beni içinde yakacak haberin yok “ Sıkıntı ile kabul ettim ama ondan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum…..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE