Telefonun sesi başımdaki ağrıyı daha çoğaltmış "sikecem şimdi kim bu saatte" diyerek telefonu elime alıp ekrana baktım. Tabii ki de kardeşim Elvan'dı.
"Alooo ağabey neredesin ya? Ölüm uykusuna mı yattın kaç kez aradım" dedi .Sabah sabah sesini duymaya pek gönlüm olmadığından ve Süreya'yı rahatsız etmek istemediğimden yataktan doğruldum ve oturup yavaşca konuşmaya başladım.
"Ne var Elvan kargalar bokunu yemeden?"
"Ne sabahı be saat öğleyin 2 sen saate bakmıyor musun? "Ne yani benim küçük kadınım beni bu kadar yormuş muydu? Yüzümde salak bir gülüşle SüreyYa'ya bakmak için arkama dönmemle boş yatağı görüp şok geçirmem bir olmuştu. Elim yatakta gezindi ama evet gerçekten boştu. Ben rüya mı görmüştüm? Koca adam bu yaşta Süreyya'yı mı hayal etmiş ve onunla rüyamda. "Hay amına koyim yaa nasıl olur? Ne kadar da gerçektii." Ellerimle saçlarımı karıştırıp kafamı ovuşturdum. Canım çok sıkılmıştı. Gerçek gibiydi hissetmiştim. Yaşadıklarımdan kendi kendime hem utandım hem üzüldüm. Duşa girip hatrı sayılır ıslanıp kuruyan boxerıma bakıp gece hiç boş durmayıp durmadan boşalmama ve sabahta uyanamamamamı şimdi daha iyi anlıyordum.
"En sonunda aklımı da kaçırttın bana Süreyyaaa!!" deyip gülmeye başladım. Artık Süreyya ya normal gözle bakamazdım. Hayal gücüm gerçekten takdire şayandı. Her bir ayrıntıyı da hatırlıyordum üstelik . Vücudunun her kıvrımı zevk noktaları bir bir aklımdaydı. Şimdi karşısına nasıl normal şekilde çıkacak yada nasıl normal davranacaktım? Kulaklarımda çınlayan ismimle inleme sesleriyle nasıl normal konuşacaktım. Deli olmamak elde değildi. Duşumu alıp düşünerek bile şaha kalkan sikimi okşayıp gönlünü de yapınca abdestimi alıp duştan çıktım. Ev üzerime üzerime geliyordu hemen giyinip dışarı attım kendimi Gidip spor yapmalı bu üzerimdeki enerjiyi atmalıydım yoksa kesin birine dalardım ve durumu da hiç iç açıcı olmazdı.
Spor salonuna girince bir kaç kişinin daha orada olduğunu anladım. Hemen yürüyüş bandında biraz yürüyüp koşmaya başladım. Vücudumun ısındığına inanınca ağırlıklarımı çalışmaya başladım. İçerideki yüksek ses müzik kafamın içindeki Süreyya'nın inlemeleri ve nefeslerini kesmiyor dahada yüksek duymamı sanki karşımdaymış gibi hissetmemi sağlıyordu. Delirecektim. Dimdik ayağa kalkan sikimde hiç yardımcı olmuyordu. İçeri giren bazı kadınların bakışlarını üzerimde hissedince rahatsız oldum çünkü sanırım onlarda sikimden epey etkilenmişlerdi ama onun bir sahibi vardı ve başkası ona bakamaz ve dokunamazdı. Kaşlarım çatık yanlarından geçince bozulsalar da ilgilenmedim. Üzerime giyinip hemen eve geçtim. Tekrar duşumu alıp koltuğa uzandım. Yemek yemem gerekiyordu 2 saattir spor yapmıştım ama canım istemiyordu. Daha doğrusu Süreyya ile karşılıklı yemek istiyordum. Bunun mümkün olmadığını bildiğimden mecbur kalktım ve kendime bir şeyler hazırlayıp salona geçtim. Televizyonu da açıp karşına geçtim ve yemeğimi yemeye başladım.
Günlerim aynı hızda sıkıcılıkta geçiyordu. O gecenin ardından tekrar Süreyya'yı görürüm diye çok korkmuştum. Alahtan Serkan izin almıştı da memlekete gitmişlerdi. Ben kendi aklımdan geçenlerden korkuyordum. Tayin isteyecek ve giderken de Süreyya'yı kaçıracaktım. Delirmiştim başka açıklaması olamazdı ama aklım beynim 6. hissim doğru diyordu. Devam et durma o senin kaderin.
Bu akşam içimde bir huzursuzlukla yerimde duramamıştım . Nedeni ni bilemeden oradan oraya gitmiş ama kendimi bir türlü sakinleştirememiştim. Serkan memlekete gideli neredeyse 1 ay olacaktı belki de bu sıkıntım bundandı. Dayanamayıp Serkan'ı aradım havadan sudan konuşup ağzını aradım. Her şey yolunda daha burdayız falan deyince canım sıkıldı tamam kaçıyordum Süreyya'dan ama aynı yerde olmakla kmlerce uzakta olmak farklıydı. Buradayken en azından aynı havayı soluyorduk. Serkan Süreyya'yla ilgili bir şey söylemedi haklı olarak ama içime düşen kurt beni yiyip bitiriyordu. Orada neler oluyordu Serkan'ın sesinden de gerginlik akıyordu acaba ne olmuştu. Daha sonra tekrar arayacak ve durumu kontrol edecektim. Serkan'ın memleketinde bir devrem vardı . Hemen arayıp biraz sohbet ettikten sonra Serkan'ı ve Süreyya'yı söyledim. Bir aile dostumuz olduğunu sorunları olduğunu zarar görmesinden korktuğum için oradayken ara ara da olsa gözetip bana bilgi vermesini rica ettim. Devrem "tamam koçum sen merak etme o iş bende " deyip içimi ferahlatmıştı. Aradan 10 gün geçmiş iş olsun diye tekrar arayınca Serkan'ın sesindeki rahatsızlığı iyiden iyiye anlamış ve huzursuz olmuştum.Zaten 2 ayı geçmişti. Süreyya'sızlık başımı ağrıtıyor herkese çatıyordum. Halime anlam veremeyen mesai arkadaşlarım bir doktora gitmemi söylüyorlardı. Bilseler di izin alıp beni Süreyya'ya gönderirlerdi. Hemen devremi aradım ve durumu sordum iki gün önce konuşmuştuk .
"Devrem bişey diyeceğim ama bence bu aile iyi değil bu kızı bunlardan kurtarın." deyince başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.
"Sen ne demek istiyorsun? O ne demek? " diye sordum.
"Bak kardeşim dün sanırım kaynanası ve genç bir kadınla beraber bir yere gittiler. Biraz bekledikten sonra çıktılar ama kızın hali hal değildi. İçeride ne oldu bilmiyorum ama sanki ölmüş gibiydi anlamadım. İçeri de giremedim. Bugün araştırdım ." durup bekleyince iyi bir şey olmadığını anladım.
"Konuşsana ne olmuş adamı merakta bırakıyorsun?"
"Bu gittikleri yer kadın doğum doktoruymuş ama adam işten atılmış merdiven altı yasal olmayan bir yer. Genelde kürtaj kızlık dikimi vs şeylerin olduğu bir klinik. Genelde de eskortlar genel evden kadınlar falan geliyormuş. Burada ne işleri vardı bilmiyorum ama adamın dosyası çok kabarık cinsel taciz çocuk tacizi ne ararsan var. Bence bu işte bir terslik var Yavuz. Bana kalırsa bu kızın ailesiyle konuş ve kızcağızı kurtarın bu aileden. İnsan gelinin böyle bir yere neden getirir ki düşmanın olsa yapmaz. Adam kim bilir kıza içeride tövbe yarabbim yaaa. Kızın kanı çekilmiş gibiydi haline çok üzüldüm." Sesini duyuyor ama kafamda Serkan'ı parçalara ayırıyordum.
"Tamam kardeşim sağol ben konuşacağım ailesiyle" deyip telefonu kapattım. Bu neydi şimdi bunlar nasıl insanlardı. İnsan karısını ALLAHIM deli çıkacaktım. Serkan'ı elime geçirirsem çok fena yapacaktım. Süreyya'nın da telefonu yoktu arayıpta soramıyordum. Gerçi böyle manyak bir ailenin telefona izin verip vermediği de meçhuldü. Hemen annemi aradım ona Süreyya'dan bahsettim ve olanı biteni olduğu gibi anlattım. Annem telaşlanıp korkmuştu. Çünkü ben sabah bilet alacak ve Serkan'ların kapıya dayanıp Süreyya'yı alacaktım. Kafama koymuştum. Oluru yoktu o güzelim kızcağıza bunu yapamazdı. Bu karaktersizlikti. Annem korku içinde
"Yavuz annemmm bak yavrum bu yaptığın doğru değil . Belki arkadaşın yanlış görmüştür. Belki annesi belki de yanındaki diğer kadın girmiştir. Annem bak bana yavrum sakın yanlış bir şey yapma sakın annem vallahi sütümü analık hakkımı helal etmem. Bak oğlum bir haftam var fiziğe gidiyorum. Bitsin bak hemen geleceğim yanına söz veriyorum bu işi de çözeceğim annem . Hem Elvan'a da iyi olur değişiklik buralardan uzaklaşmak. Ha annem sakın yanlış bir şey yapma. Bak vallahi hakkımı helal etmem yüzümü göremezsin bir daha" diye beni tehdit etmişti. Annem biliyordu tabi onu kıramayacağımı ama dayanacak halimde yoktu. Annemle helalleşip telefonu kapattım . Hemen personel şubedeki devremi arayıp Serkan'ın izninin ne kadar kaldığını sordum "10 gün "dedi. Bazı işleri bahane edip daha erkene çekmesini ve aramasını söyledim. Tamam deyip telefonu kapadık. Süreyya'yı o insanlarla ne kadar az yan yana bırakırsam içim rahat o kadar eder düşüncesiyle yerimden kalktım ve uyumak için kendimi yatağa bıraktım. İşten eve evden işe gidip geldiğim sıkıcı hayatım Süreyya'yı gördüğümden beridir nasılda kanlı canlı olmuştu. Kanımı beni tutuşturduğu yetmez gibi hayatımı da ateşlemişti. Çok yakında Serkan'ında belasını sikecektim.