32.Yavuz-2

1866 Kelimeler
Serkan benim tavrımdan rahatsız olmuş ne yazık ki bende kendimi kontrol edemediğim için biraz uzak durmaya karar vermiştim. Onları gördüğüm anlarda bulunduğum yerden hemen ayrılıyordum. Ayrılmazsam gözlerim başlıyordu Süreyya'ya koşmaya sonrada ayaklarım ve ben. Onsuzluk kabul edilemez olmuştu benliğimde tüm hücrelerimin oksijene muhtaç olması gibi Süreyya diyerek atması çoğalması beni anlamsız duygulara sürüklüyordu. Daha önce hiç bir kadını bu kadar merak etmemiş bu kadar benimsememiş bu kadar da arzulamamıştım. Nedense mıknatıs gibi ona çekiliyordum. Bakışlarında ki o ürkeklik bana hissettirdiği çaresizlik sanki yardıma muhtaç gibi hali beni istemsiz onun yanına götürüyordu. Aynı zamanda onu sarıp sarmalayasım da geliyordu. Manyaktım deliydim ama Süreyya ya hissettiklerim gerçekti heves değildi. Olsaydı onu görmediğim zamanlar da soğumam gerekirdi ama ben sanki ateşe düşmüş gibi yanıyor kavruluyordum. Onu görmek zaruri bir ihtiyaçtı. İş yerinde evrakların kontrolünü yaparken Serkan'ın izne gideceğini gördüm. Tabii ya arabayla kaza geçirmiş ve bacağı kırılmıştı. Hastanede geçmiş olsun demiş ama evlerine gidememiştim. Serkan beni arayıp annesi ve babasını otogardan alıp getirmemi söylediğinde hem şaşırdım hem de mutlu oldum Süreyya'yı göreceğim için. Saat 5 e gelmeden otogarda beklemeye başladım. Arabanın yanaşmasıyla ayağa kalktım ben tanıyordum anne babasını daha önce de gelmişlerdi onlar da beni tanıyordu hemen ellerini öpüp valizlerini bagaja yerleştirdim ve eve doğru hareket ettik. Kısa süre sonra valizleri yukarıya çıkartmış gitmek için arkamı dönünce Hatice teyze elimi tutup bırakmadı. "Oğlumm ne gidersin bir çayımızı çorbamızı içmeden ne gidersin? Allah senden razı olsun gel hele gel " deyip ısrar edince dikkat çekmemek için eve girdim. Süreyya'nın kokusu evi tümüyle sarmıştı. Özlemim ciğerlerimi esir etmiş sanki ona gitmeliymişim gibi yönüm de yanımda ona dönüyordu. İçinde bulunduğum durumda yapmak istediğim ve hissettiklerim kendime bile ayıp geldiğinden elimden geldiğince çabucak yiyip içmiş ve oradan ayrılmıştım. Elimde değildi Süreyya'ya bakmak yaptığı her hareketi konuştuğu her kelimeyi kaydetmek istiyordum beynime. Korka korka yaptığı servisler. Acele ve telaşla getirdiği çaylar beni mutlu etmişti. Onu çok özlemiştim. Daha önce kimseyi bu kadar özlememiştim. Dışarı çıktığımda derin bir nefes aldım. Sanki o evde hava yoktu da ciğerlerim o havaya muhtaçtı. Alışırım diye derin nefes bile almadığımı fark ettim içeride. Arabama binip evin yolunu tutunca büfeden bir şişe alkol aldım. Polisevine gidip millete malzeme olmaya gerek yoktu. Altı üstü 2 kadeh içiyordun ama millet ne hikmetse adını ayyaşa çıkartıyordu. Sanki içtiğin yediğinin parasını onlar veriyordu. Kapıyı açıp kendimi çuval gibi koltuğa attım. Işıgı bile yakmadan karanlık düşüncelerimin ışığında söylene söylene şişeyi açıp bir yudum aldım. Kekremsi tadı ağzımı burksa da içmeye devam ettim. Her yudumda gözleri ürkek bakışları geldi gözlerimin önüne. Bir gün bana da böyle Bakar mısın? dedim . Bana da böyle bakma ama cesurca bak kaçırma gözlerini. Adımı o dudaklarından duyayım. Ellerin gezinsin her yerimde. Nefesin nefesime karışsın. Ellerimle başımı tutup sağa sola sallayıp delirmiş gibi bağırdım. "ALLAHIM YA KADERİME YAZ YADA ÇIKAR AKLIMDAN . BEN BEN KENDİ DÜŞÜNCELERİMDEN KORKUYORUM. YANLIŞ YAPMAK İSTEMİYORUM. NE OLUR ALLAHIM HAKKIMIZDA HAYIRLISINI VER." Midemde alkol elimde şişeyle yüzsüz bir şekilde dua edip rabbimden istedim. Mayışmış halde yatağa gidip uzandım. Uzandığım gibi de kalmışım . "Yavuzzz ahhhh yavuzzz lütfen " "Süreyyaaaa? "Elleri vücudumu geziyor dudağını ısırıyordu. Allahım bu kadar mı çabuk kabul olmuştu dualarım. "Yavuz seni istiyorumm." Yatağımdan doğrulup ellerimle sırtına tutundum kendime bastırdım. Nefesi boynuma deyince irkilerek kendimden uzaklaştırdım. Gözleri bayılmış elleriyle memelerini sıkıyordu. Öleceğim sandım aklım hafsalam almıyordu. "Süreyya senn "dudakları dudaklarımı esir aldı. "Konuşma öp beni seni istiyorum." dedi ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Kuru dudaklarım ıslak ve şehvete bulanmış dudaklarla buluşunca gözlerim kendiliğinden kapandı. ellerimle kendime daha da bastırdım. Dudakları dudaklarımın arasında eziliyordu. Onu yemek içmek her şeyi yapmak istiyordum. Ellerim boynundan tutup saçlarını kavradı ve başını hafif geriye atıp hep öpmek istediğim boynunu açığa çıkarttı. Dilimle boydan boya yaladığımda ağzından bir inleme çıktı. Güçsüz ama istekli bir inlemeydi. Durma diyordu bana küçük kadınım durma devam ett. "Yavuzzzz" elleriyle göğsüme dokunuyor boynumu okşuyor tüm gerginliğimi tüm yorgunluğumu alıyordu. Elleri efsunluydu sanki dokunduğu her yerde çiçekler açtırıyordu. Kokusu kokusu başımı döndürmüş boynuna soktuğum başımı şah damarına getirip uzun uzun emdim yaladım . Çenesini emip ısırdım. Neresine dokunsam sanki uyarıcı varmış gibi inliyor beni mest ediyordu. Bu nasıl bir güzellikti böyle. İnsan Süreyya'nın yanında kendine gelemez ama ölemezdi de. Ellerimle kucağımda kaldırıp yatağa yatırdım üzerine uzandığımda dudağının kenarını ısırmış ve bana baygın gözleriyle bakıyordu. Saçları yatağımı süslüyor okşama ihtiyacıyla parmak uçlarım sızlıyordu. Bu kadını sevmeye ne geceler yeterdi nede bir ömür. Bacaklarını aralayıp üzerine ağırlığımı hafif vererek uzandım ve öpmeye devam ettim. Elleriyle boynumdan beni kendine bastırıyor alttan gücü yettiğince kendini bana sürtmeye çabalıyordu. Ona rahat hareket etmesi için hafif kalktım ama hala üzerindeydim. Bacaklarını belime doğru kaldırınca bana değen kasıklarıyla ben inledimmm. "Süreyyaaaaa aaahhhh" "Yavuzzzzzzz seni istiyorummm içimdeee." ölümüm olacaktı bu kadın. ellerimi başının kenarına yukarıdan ona baktım eşsiz bir tablo gibiydi. Üzerindeki beyaz gecelikle meme uçları kabarmış gögsü inip kalkıyordu. Askısının birini indirip omzunu öptüm yavaş yavaş memelerine doğru yol alıyordum. Gögüs çatlına vardığımda nefesleri o kadar sıklaşmıştı ki benim de nefesimi kestiğini biliyor muydu? Memesine elimin tersiyle dokunup boynuna kadar okşadım. Memelerinin toplanan ucu minik bir nohut gibi bana bakıyordu onu emmem için. Elimle memesini tutup ucuna bir öpücük kondurdum. "OHHHHH "diye bir büyük nefes alınca hoşuna gittigini anlayıp devam ettim. Dilimle yalayıp defalarca kez emdim yaladım. Dilimle etrafında dolanıp memesinin ucunu dişlerimin arasında kıstırıp dişledim ve sonrasında acısını almak için yaladım öptüm. Kendini bana o kadar bastırıyordu ki oda dayanamıyor kendini bana katmak istiyordu. Diğer memesine de aynılarını yapıp geceliği göbeğine doğru indirdim. İçine batan beyaz göbeğiyle aklım uçtu. Dilimle yalayıp dişlerimin arasına kıstırıp emdim kuvvetlice. Ağzından yine ismin dökülmüştü. "Yavuzzzz" adımı bu kadar sevmemiştim. Göbeğine bıraktığım izle tam burada bizden bir parça olmasını sağlayacağım diye söz verdim kendime. bir kez daha emip yaladım ve bir kez daha. en sonunda dayanamış olacak ki eliyle başımı bacak arasına gönderdi. buram buram Süreyya kokuyordu. İçmeden sarhoş olmak diye bir kavram varsa bu kesinlikle Süreyya'ydı. Kokusu başımı döndürmüş sanki onu koklamaz ona karışmazsam ben ben olamayacakmış gibi hissetmiştim. Parmaklarımla iç çamaşırını aşağı indirip yüzüne baktım. Onayı olmadan ona dokunamazdım. Başını sallayıp dudaklarını yalayınca onun da istediğini anladım. Bacaklarını açtığımda karşımdaki manzara ölene kadar izlemek isteyeceğim manzaraydı. Başka hiç bir manzara bu kadar güzel olamazdı. Bacaklarına kadar ıslanmış parlayan bir güzellik vardı karşımda. Zevk tepesi aldığı zevkle şişmiş dudakları iki yana açılmış pembe kalp gibi atan bir güzellikti. Bunu nasıl öpmez nasıl yemezdi ki insan? Başımı yaklaştırıp kokusunu içime soludum. Dudaklarım dudaklarına deyince titredi. Onu böylesi şehvete düşürenin ben olduğumu bilmek gururum okşuyordu. "Yavuzzzz lütfennnnn " diyor ama neden dediğini bence oda bilmiyordu. Ama bilmediği bir şey daha vardı ki ben bu güzelliğe doymadan hayatta içine girmezdim. Önce gözümü sonra da sikimi doyuracaktım. Pis bir gülüşle nefesimi dudaklarına doğru verip tepkisini görmek için bekledim. Bacaklarını sıktı. Tekrar üfledim. "AAhhhhh Yavuzzzz" titriyordu. Beni istiyordu beni arzuluyordu. Dudaklarımı dudaklarına dokunmamla "AHHHHHH "diye bir inilti koyuverdi bal duddaklarından. Yanıyordu küçük kadınım benim için yanıyordu. Ölürdüm dünyaları yakardım onun için. büyük ellerimi kalçalarının altından sokup yüzüme daha yaklaştırıp bal kutusuna başımı gömdüm deli gibi yalıyor öpüyor emiyordum. Zevk tepesi iyice şişmişti. Dilimle bir kaç kez oynayınca benim küçüğüm çığlık çığlığa boşalmış beni ne hale getirdiğinin farkına varmadan saçlarımı karıştırıyordu. Başımı tekrar bal kutusuna gömmemle "Yavuzzzzzz "diye tekrar inledi. Bir kadın nasıl hemen zevke gelirdi bu neydi böyle? Tekrar yalayıp yuttum tüm balını emdim dakikalarca ve yine dayanamayıp adımı haykırarak boşaldı. "Yavuzzzzzzz lütfennnn sızlıyor sızlıyorrrrrrr içim sızlıyor "dedii. Beni istiyordu dünyada bundan daha güzel bir duygu olabilir miydi? Sevdiğim kadında beni istiyordu. Boxerımı çıkartıp elime sikimi alınca hafif doğruldu. Gözlerinde bir an gördüğüm korkuyla gururum okşansa da onu sakinleştirmek için "Dokunmak ister misin? dedim. Belki dokunursa sakinleşebilirdi. "Ama bu çokkk büyük ben nasıl bunu içime? niye şaşırmıştı ki? Benim yapım dolayısıyla büyüktü de zaten büyük olmaz mıydı? Ben hiç başkalarının organını düşünmediğim için hep benimki gibi sanıyordum. Elini korkakca uzatıp parmak uçlarıyla dokundu. Naif parmakların dokunduğu yerler karıncalandı ve benim sikimde seğirmeye başladı. "Eline boşalmak istemiyorum." Kendimi geri çektim istediğim evet dokunmasıydı ama bu haldeyken de dokunursa olacağı belliydi. "Süreyya seni istiyorum benim olur musun? izindi istediğim onun izni onayıydı. O izin vermese şuan şu dakika nasıl yapardım bilmiyordum ama ona dokunmaz ateşlerde yanardım. Elimi tutup kendine doğru yaklaştırıp dudaklarımı öpmeye başladı. Bir eliyle de sikime dokunuyordu. İçinde bulunduğum durum tarif edilemezdi. Sevdiğim kadından aldığım onayla kendimi geri çekip onu sırt üstü yatırdım. Bacaklarını iyice açıp parlayan bal kutusuna bakıp kedi gibi yalandım. Sikimin başını dudaklarının arasına sürtüp aşağı yukarı hareket ettirmemle başını geri atıp inledi güzelimm. Yavaşca ucunu içine göndermek için bastırmamla hissettiğim sıkılıp beynimi zonklattı. Bu nasıl olabilirdi. Yavaşca içinde kaymaya çalışıyordum ama hisettiğim sıkılıkla bu mümkün olmuyordu. Kendimi geri de çekemiyordum. "Süreyya kendini sıkma canın yanacak sikim büyük evet ama sen kendini kasarsan canını yakarım ve bunun olmasını istemiyorum. " "Yavuz ben kendimi sıkmıyorum. Ben daha önce hiçç böyle hissetmemiştim belki de ondandır. "dedi. aklımla oynuyordu. Neredeyse 1 yıldır evlilerdi nasıl böyle bir şey yaşamamış olabilirdi? Ne yani Serkan ve Süreyya geceleri kardeş kardeş yatıyorlar mıydı? Serkan Süreya'nın bu haline nasıl karşı koyup durabiliyordu? Aklımdaki soruları bir kenara itip biraz daha yüklendim. Sanki bekar birini siker gibi içinde zor hareket ediyordum. Canını yakmak istemediğim için yavaştım ama hissettiklerim aklımı kaçırtacaktı. Sikimdeki sıkılık beynimi resmen ele geçirmiş durmadan sikmek istiyordum. Bunu yaparsam canının yanacağını bildiğimden alışması için bekledim. Eliyle beni cesaretlendirince tekrar ilerlemeye başladım. Sikimin yarısı bile girmemişti. "Yavuz buu buuu çokkk büyükkkk " diye inledi. Zevk alıyordu ama canı da yanıyordu. Bunu nasıl aşacaktım. Deli gibi girip çıkmak sikmek istiyordum. "Süreyyaa canını yakmamak için uğraşıyorum ama aklımı kaçıracağım biraz daha ilerleyeceğim canını yakarsam söyle olur mu ? deyip dudaklarına kapandım. Dikkatini dağıtmak için iyice emdim dudaklarını bal kutusunda ki gevşemeyle biraz daha ilerleyince dudağımı ısırdı. Dayanamayıp sonuna kadar ittim kendimi. Allahım sikim arşa çıkmıştı sanki bu nasıl bir sıkılıktı. Beynim aklım sikimde atıyordu. Hareket etmek için öpmeye devam ettim hissettiğim rahatlamayla biraz geri çekip kendimi yavaşa geri ittim. Süreyya beni yiyecek gibi oldu. Sanki gerçekten böyle şeyler yaşamamış gibi tepkiler vermesine sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Sanki gerçek bir erkekle ilk kez sevişiyordu. Derinden bir inlemeyle dudaklarımdan kopup başını geri attı. Boynunu çenesini emip öpmeye başladım. "Yavuzzzzz devam ettt durmaaaa bu bu çokkk güzel hissettiriyorrrrr " demesiyle bende film koptu. O andan sonra kendimi kontrol etmem mümkün değildi. Deli gibi bir hızla girip çıkmaya başladım. Hissettiklerimin izahı yoktu. Sikimde oluşan basınç tüm hücrelerimi kavuruyor beni nefessiz bırakıyordu. İstediğim tek şey içine gömülmek ve oradan hiç çıkmamaktı. "Yavuzzzzzzzzz ahhhhhhhhhhh Yavuzzzzzzzz" beni delirtecekti. adımı her inlediğinde sikimle vuruyor dibine kadar sokuyordum. Alıcıları sanki bunu hissediyor gibi her seferinde bana tepki veriyordu. Başını kaldırıp dudaklarımı ısırarak öpmeye başladı. Nasıl bir ateşti bu böyle yanıyordum küle dönecektim. "Yavuz daha serttt daha sertttttt daha hızlıııııııııı " diye inledi. Bu kadın sonumdu anlamıştım. Kendimi ona daha sert ve hızla çarptımm. Bu kez ben inledim. Nefeslerimizin sesi odayı doldurmuş sanki orkestra gibi evin içinde yankılanıyordu. Öpüşlerimizden çıkan o ses beni iyice kudurtuyor resmen kükretiyordu. "Yavuzzzzzzzzz ben ben dayanamıyorummm karnım çok kötüüüüüü kelebeklerrrrrrrr aaaaaaaaahhhhhhhhhhh YAVUZZZZZZZZZZZZZZZZZ "diyerek kendini kasarak uzun ve derinden boşalmasıyla dayanamayıp bende eşlik etmiş "Süreyyyaaa küçük kadınımmm benim seni seviyorum seni çok seviyorummmm " diyerek deli gibi boşalmıştım. 30 yıllık hayatım boyunca kız arkadaşlarım olmuştu evet bir sürü de kadınla da yatmıştım ama hissettiğim haz tutku şehveti bana hissettiren başka bir kadın olmamıştı. Öleceğimi bilsem de artık Süreyya'dan ayrı kalamazdım. Süreyya'yı kucağıma alıp saçlarının arasındaki burnumla koklayıp öperken ikimizde uykuya daldık. Hayatımdaki en güzel uyku olabilirdi...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE