Sabah alarmı kurmadığım için saat 11 gibi anca kalkmıştım. Hem bu tembelliği sevebilirdim hem de yanlızlığı. Keyfe keder kalkıp kendime yumurtalı sucuklu ballı kaymaklı bir kahvaltı hazırladım. Hayatım boyunca kendime özel hiç bir şey yapmamıştım. Bugün de ben çalayım dedim felekten bir gün. Sofrayı görünce o kadar keyif aldım ki yüzümden gülümseme eksilmiyordu. Televizyon izlemek içim salona kurmuştum. Tam çayımı koydum içeri girecekken Serkan aradı hemde görüntülü .Açıp açmama konusunda kararsız kaldım çünkü hazırladığım kahvaltıdan nedense utanmıştım. Çogu hafta sonu ona da hazırlamıştım ama o yokken de kendime yaptığım için kızar laf eder miydi ki? İstemesem de evham yapacak bana kızacak diyerek hemen açtım.
"Hayırdır Süreyya tuvalettemiydin? Neden geç açtın kapatacaktım? Neredesin sen? " Bir susta motorun soğusun diyesim geldi.
"Evdeyim yeni kalktım da kahvaltı yapacaktım sen nasılsın?"
"Yeni mi kalktın? Yuh be Süreyya evde ben olmayınca düzen müzen kalmamış belli. E göster bakıyım sofrayı kesin gene kuş kadar koymuşsundur sen. Yemek ye aç kalma olur mu? Kendimi suçlu hissettim. Yüzümdeki şaşkın ve korkak ifadeyle gülümseyip salondaki masayı şöyle yalandan gösterdim.
"Olmaz öyle tek tek göster bensiz neler yiyorsun göreyim? Bakalım ben yokken aç mısın tok mu? "Ne dengesiz insan zaten yanlış bir şey yapmışım gibi gerilmiştim birde tek tek diyordu.
"Saçmalama Serkan kahvaltı işte neyini göreceksin peynir zeytin yumurta."Kızmıştım .
"Ee iyi madem aç kalma da. Bu arada ben yokken neler yapıyorsun evden çıktın mı hiç? "Ağzımı aramasa olmaz.
"Şey ben dün anneme para yollamak için bankaya çıktım. " dedim gerisini anlatmak istememiştim.
"Seni Yavuzun arabasında görmüşler? yüzü sinirlendiğini belli eder gibi kızarmaya kaşları çatılmaya başlamıştı.
"Haaa onu diyorsun. Meral teyzeyle Elvan çarşıya çıkmışlar yalnız yürüme diye beni eve bıraktılarsa onu diyorsun . Sağolsun sen yoksun diye eve yürüme dediler di de o zaman binmiştim." Yüzündeki rahatlama beni de biraz sakinleştirdi.
"Tamam Süreyya ben şimdi kapatıyorum. Akşam müsait olunca ararım. öpüyorum seni güzel karım sulu sulu ." deyip göz kırptı. İma ettiğinden rahatsız olarak gülümsedim ve tam telefonu kapatacakken zil çaldı. Tıpkı bekçi köpekleri gibi dikeldi güleceğim gelse de tuttum kendimi.
"Görüşürüz" dedim ama kaşları havada
"Git kapıya bak bakayım kapama sakın telefonu bu vakitte kim gelmiş olabilir ki? "dedi. Hemen telefon elimde kapının arkasına gidip "Kim ooo? "dedim.
"Süreyya benim Elvan annem börek yapmıştı sana da gönderdi açar mısın lütfen?" Telefona baktım çünkü Serkan o kadar gerilmişti ki burada gibi korkmuştum. Başıyla aç diye kapıyı işaret edince nefesim kesildi ya Yavuz varsa ? ya gene pat diye bir şey söylerse? Ellerim titreyerek Kapıyı açıp yavaşca başımı çıkardım ve dışarı baktım. Korktuğum gibi olmamış sadece Elvan elinde küçük bir tepsiyle bana bakıyordu. Bulunduğum hale anlam veremeyerek
"Süreyya daha bekliyecek miyim kolum koptu. Aşkolsun annem yanlızsın diye sana da börek yaptı sen beni kapılarda beklet küstüm" dedi çocuk gibi omzunu çekerken. Gözlerimle elimdeki telefonu işaret edince anlamadı ama sonra anlayıp hemen toparladı.
"Süreyya insan bir içeri davet eder amma tuhafsın ay tamam al böreği afiyet olsun "deyip böreği elime bırakıp gitti. Kocaman bir oh çektim kimse görmeden. Sonra kapıyı şakır şukur kilitleyip tepsiyi mutfağa bıraktım. Sanki unutmuş gibi Keşke sende olsaydın beraber yerdik kocacım dedim.
"Afiyet olsun karıcım sen ye ben yemiş gibi olurum " dedi. Mahsustan sıçradım.
"Ay ben seni kapattın sandım. Sen hala orada mısın Serkan? Sağolsun ben yanlızım diye yemek yapmayacağımı düşünüp bana da börek göndermiş. Düşünceli kadın vesselam " dedim ki haklıydım.
"Sağolsun sen gene de gitme onlara. İsterlerse onlar sana gelsin." dedi.
"Tamam kocacım öyle yaparım."
"Hadi ben kapatıyorum görüşürüz kendine dikkat et zorda kalmadıkça dışarı çıkma."
"Tamam Serkan çıkmam." Adam kaç km uzağa gitmiş hala beni kontrol etme derdinde. Telefonu kapatıp sanki omuzlarımdaki yükü yere bıraktım gibi oldum. Nikahlı kocam ne ara omuzlarımda bir yük haline gelmişti ? Hayatımızı paylaşmamız gerekirken yük adletmiş ne ara can sıkıntısı olmuştu ki? Gerçi zamanı belliydi de benim salak kafam hala daha iyi niyetle yadırgıyordu. Benim şuan buradan ve Serkan'dan fersah fersah uzaklara gitmem kayıplara karışmam lazımken "aman kocacım tamam kocacım canım kocacım"diyordum bende bir alemdim. Telefonu masaya koyup kahvaltılıklara baktım. Soğuyan yumurta iştahımı kapadı. Sucuk donmuş çay soğumuştu. Çayımı tazelemek için mutfağa geçince börek aklıma geldi bende iki dilim kesip tabağa koydum ve çayımla içeri geçtim. Çayla sadece börek yiyebilmiştim. Serkan'ın bana verdiği enerji beni yormuştu. Büyük hevesle hazırladığım her şeyi büyük bir pişmanlıkla geri toplayıp hepsini çöpe attım. Daha da kendime böylesi güzel bir kahvaltı hazırlamazdım. Canım sıkkın elimde çayla balkona çıktım. Etrafa bakarken Yavuz'un arabasını karşı kaldırımda görünce kalbim çok hızlı atmaya başladı. Kapıyı açıp Elvan dışarı çıktı ve bana el salladı. Kapıyı işaret etti. Başımla tamam deyip içeri geçtim. Kapıya gidip açtım ve yukarı çıkmasını bekledim. Yavuzla beraber gelince bir şok olmadım değil. Kapıda gözlerim kocaman açılmış ikisine bakıyordum.
"Süreyya hala kapamadın mı telefonu? " dedi kısık sesle .
"AAA Kapadım kapadım şey Yavuz gelince şey oldum." Yüzü biraz bozuldu. Onu istemiyorum sanıyordu. Aslında istiyordum da evde Serkan olmayınca eve almak doğru gelmemişti.
"Şey Yavuz özür dilerim ama seni eve alamam. Serkan evde yokken bu doğru değil. Ayrıca geçen sizin arabaya bindiğimi görüp söylemişler bana çok kızdı. O yüzden kusura bakma olur mu?" Yavuz'un yüzü kızarmaya başlayınca kızdığını anladım ama yapabileceğim bir şey yoktu. Başını eğip tamam dedi ve gitti.
"Gel Elvan geçelim içeri."
"Ya Süreyya Serkan abi seni bildiğin sustalı maymun etmiş ne kızım bu? Kapıyı kimselere açmamalar yok efendim takip ettirmeler. Sence de yanlış değil ni?" biliyordum ama elden gelen bir şey yoktu. Etrafımdaki herkes o kadar anormaldi ki Serkan normal geliyordu gözüme. Gerçi yaptıklarından sonra o benim için hiç kimseydi ama bunu Elvan'ın bilmesine gerek yoktu. Elvanla salona yürüdük.
"Süreyya telefonunu isteyecektim ben bazen konuşuruz diye." bir sakınca görmedim.Hemen uzattım numarasını yazsın diye.Alıp kaydetti. Sonra da arayıp benim kaydetmemi sağladı. Serkan buna da kızmazdı herhalde.
Biraz oturup sohbet edince ben kahve yapmak için mutfağa geçtim. Kahveleri ve çikolataları alıp içeri geçtim. Beraber sohbet muhabbet derken akşam olmuştu. Elvanın pek gidesi yok gibiydi.
"Süreyya ben acıktım."bunlarında bu açık sözlülüğü beni benden alıyor.
"Tamam canım şimdi bir şeyler hazırlarım."
"Ne yani benim için mi hazırlayacaksın? sennnn?" ben aramam ki hele Serkanın laflarından sonra iyice yemek yiyesim gelmemişti.
"Ben pek acıkmadım ama sana eşlik ederim." Hemen makarna koyup salçalı makarna salata yapıp beraber yedik. Bayağı da acıkmışım. Biraz daha oturup Elvan Yavuz'u aradı ama bu kez yukarı çıkmadan arabada bekledi. Elvan bana sarılıp gitti. Apaprtmanın önünde el sallayarak arabaya binip ayrıldı. Bu kızı sevmiştim keşke böyle bir kız kardeşim olsaydı dedim kendi kendime. Halimi anlayıp derman olmaya gelmişti.Pencereyi kapamamla Serkan yine aradı artık korkmaya başlamıştım. Acaba eve kamera mı takmıştı sağıma soluma baktım korkuyla ya gördüyse ya kızarsa diye iyice panik olmuştum.
"Aloo?"
"Aloo Süreyya gitti mi Elvan?" başımdan aşağı kaynar sular döküldü. ne diyeceğimi bilemedim.
"Nasıl anlamadım? " dedim şaşırmış halde.
"Süreyya bana yalan söyleme az evvel Yavuzun arabası bizim evin önünden ayrılmış. Elvan binmiş herhalde bizdeydi başka kime gelmiş olabilir? "inanamıyorum gerçekten beni izletiyordu. Korkudan sesim soluğum çıkmıyordu.
"Şey evet buradaydı ama sen nasıl bilebilirsin? Yoksa görevden döndün mü?" ağzını bu kez ben aradım.
"Yok be karıcım Erzurum'dayım ben. Bizim Ali görmüş gerçi sen tanımazsın. Bizim yan apartmanda oturuyorlar. O dedi Yavuzun kardeşi sizin apartmandan çıktı diye." anlayamadım.
"Tamam ama bunu söyleme gereği duymasına şaşırdım. Neden öyle bir şey yapma gereği duydu ki?
"Ya karıcım devrem o benim rica etmiştim giriş çıkışları kontrol ediver diye oda içim rahat etsin diye arada arıyor olay bu çok gerilme yani."Ardıma bir bekçi köpeği takmıştı. Nefes alsam bilinecekti. Anladım ki daha dikkatli olmalıydım yoksa ben daha adımımı atmadan enselenecektim ve bu en son istediğim şey bile değildi. Yavuz'u Elvan'ı batsındı. Hayatımda kimseye yer yoktu. Sadece Asyam ve ben biz bize yeterdik yetmeliydik. Endişe içinde vedalaşıp telefonu kapadık ve derin düşünceler beni esir aldı. Kendime yep yeni bir yol çizmeli ve mümkünse kendimin bile haberi olmamalıydı. Çünkü Serkan'ın nereden çıkacağı hiçte belli değildi.