Beyza ormanın derin sessizliğinde adımlarken anılarına açılan kapının kilidini zorladı . Elini tuttuğu adama bakışlarını çevirdi ; Muaz dı karşısındaki . Adamın sıcak bakışları arasındaki yangında canı yanmazken; o kara gün gözleri önüne serildi . Gözlerini bir süre sonra hızlıca açtı ; tekrar kapadığında yine Muaz’ı gördü . Bu kadar merhametli bir adamın ne kadar canileştiğini hatırladı . “Bu orman … “diye sayıkladı . Hızlı adımlarla tırmandığı yollar bir kulübenin yanında sona ermişti . Yıllar sonra içini kasıp kavuran intikam hırsı tam karşısında duruyordu işte . Gözlerini tekrar kapadığında Muaz’ın yanındaki , aslında hiç sahte olmayan gülüşüne baktı . Sevginin yüreğine dokunan her yansımasında huzur vardı bir zamanlar … Muaz’ın ona olan aşkında her zaman tatlı bir heves vard

