CAMDAN KALELER

2401 Kelimeler

İstanbul’un kartpostalları süsleyen ışıkları, köprüleri ve o sahte zarafeti burada son bulurdu. Asıl hayat; bu pas kokan beton kıyılarda, gece yarısı sessizce yanaşan gemilerin gölgesinde ve rutubetli depoların kuytusunda akardı. Burada para el değiştirir, sözler verilir ve hesaplar, kimsenin duymadığı o boğuk seslerle görülürdü. Korhan’ın siyah aracı rıhtımın en ucuna, denizin karaya vurduğu o tekinsiz noktaya yanaştığında saat gece yarısına çeyrek vardı. Fırat öndeydi. Arkada dört adam. Konvoy dardı; Korhan büyük kalabalıklarla gezmeyi sevmezdi. Onun için kalabalık bir güç gösterisi değil, açık bir hedef göstergesiydi. Deponun ağır sac kapısı içeriden, gıcırdayarak açıldı. İçeride üç adam, bir heykel gibi kaskatı bekliyordu. En öndeki Sadi’ydi. Karadeniz’in hırçınlığını yüzündeki de

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE