Bulunduğumuz ortama sessizlik çöktü. En sevdiğim şeye katlanamıyordum tam da şu anda. Oysa sessizlik ve yalnızlık dostlarımdı benim. Ben hep onlara sığınmıştım. Sırrımı bir onlar tutmuştu. Şimdi ise zor tahammül ediyordum. Bu nasıl mümkün olabilmişti? Kendime inanamıyordum. Üstelik Yekta da yoktu. Hala gelmemişti. Nerede olduğunu da bilmiyordum. Neden böyle yapmıştı? Onu tam da şimdi yanımda istiyordum. Onun yokluğu daha da yalnızlaştırmıştı beni sanki. Karşımdaki gri gözlerde beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Gerçi o hep vardı. Önceden Yekta mı vardı ki? Eskiden nasıl yapıyorsam tavrımı koyardım! “Gökay, anlatacaksan anlat! Anlatmayacaksan da hiç oyalama beni. Ben kendim araştırırım!” Dedim bir anlık patlamamla. Sinirli ve tahammülsüz bir ses tonuyla konuşmuştum karşımdaki adamla. Gö

