Tan odasına gelen koliye “Bu ne?” diyerek tepkiyle karşıladı. “Can bey sizin odanıza bırakmamızı istedi.” diyen hizmetli, koliyi bıraktıktan sonra odasından çıktı. Tan anlam veremediği koliyi önemsemedi. “Sonra bakarım.” diye düşündü. İşe dikkatini veremiyordu. Can’la Sedef’i bir arada düşünemiyordu. Kalemi hızlıca masanın üstüne bıraktı. Başını eliyle ovalayıp saçlarını karıştırdı. Canı sıkkındı, sekreteri de yoktu. Koli dikkatini çekti tekrar, açmaya karar verdi. Koli bandını koparır koparmaz içindekileri görmesiyle öfkesi gün yüzüne çıktı. Koliyi ayağıyla devirdiğinde Sedef’in ilk giydiği kıyafetler ortalığa dağıldı. Sedef’in ürkekliği, bakışındaki ateş, komutlarını buyurduğunda hafifçe aralanan dudakları, şaşkınlığı, yanına yaklaştığındaki nefesinin sığlığı, kalbinin gümbürtüsü hepsi

