Gecenin sessizliğinde, Tunahan’la aynı yatakta sırt sırta uzanmış yatıyorduk. Odanın karanlığında, sadece ikimizin nefes alıp verişi yankılanıyordu. Yorganın altındaki sıcaklık bana güven vermesi gerekirken, kalbim öyle hızlı çarpıyordu ki, sanki odanın sessizliğini bozan tek ses oydu. Gözlerimi kapatmaya çalışıyordum ama zihnimdeki düşünceler beni bırakmıyordu. “Evliliğimizi gerçek yapmak istiyorum. Aile olmak istiyorum,” demesi, zihnime bir mıh gibi çakılmıştı. Kendimi bu kadar kararsız ve şaşkın hissetmeyi beklemiyordum. Onunla, yalnızca bir anlaşma çerçevesinde girdiğimiz bu evliliğin bir gün bu kadar içten bir anlam kazanacağını düşünmemiştim. Sorumlulukla karışık bir minnettarlık hissetmiştim Tunahan’a karşı, ama şimdi bu duyguların yerini başka bir şey alıyordu. Hem tatlı hem de ür

