Selin'in kaybolmadısın ardından geçen onuncu gün.. . Malikanede ki herkes huzursuz, en çok da Şahin ve Emir.. Vuslat, bütün imkanlarını seferber ederken, polisler de Selin'i yurt genelinde aramaya devam ediyorlardı. Kahvaltı sonrası kış bahçesinde toplanan ev halkı Sancak'tan ve Şahin'den gelecek haberi bekliyorlardı kaç gündür. " Hala ses seda yok değil mi?" Vuslat, Elis 'in sorusunu başıyla onaylamıştı. " Maalesef." " Kafayı yiyeceğim artık. Şu olayı kazasız belasız atlatsak keşke. Çok sıkıldım." dedi Elis. Vuslat, kızın ellerini masanın altından tutmuştu. Kıza, kahverengileri ona güç verir gibi bakıyordu ve Elis böyle daha iyi hissediyordu. " Bu şekilde olmaz biliyorsunuz değil mi? Bir şeyler yapalım, Elis haklı. Boş durdukça bende kafayı yiyeceğim. Hem benim elimi tutup tesell

