Binanın önünde durmuş bana doğru bakıyordu. Hal ve hareketleri çok sakin duruyordu. Ama bir şeylerin yolunda gitmediğini sezebiliyordum. Omuzları çökmüş bitkin bir hali vardı. Sanki alkol almıştı. "- Iyi misin? Sanki bitkin duruyorsun" dedim yanına giderek. Ama sınırımdan asla vaz geçmiyordum araya büyük bir sınır koymuştum. Adar; "- Iyiyim sadece yorgunum" dedi bana bakarak. Göz torbaları şişmiş, gözlerinin içi kıpkırmızı olmuştu. "- Peki bizim bu saatte ne işimiz var dışarıda?" diyerek kendisine sordum. Adar; "- Sadece yardıma ihtiyacım var tabi yardım edersen" "- Bu saatte olmak zorunda mı? Yarın sabah gitseydik acelesi mi var durumun?" Adar; "- Gittiğimizde öğrenirsin olur mu? Hadi arabaya bin" dedi. "- Peki nereye gittiğimizi sorma şansım yüzde kaç." dedim gülümseyere

