Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı ve fotoğrafa öylece bakakalmıştım. Yüzüm kireç kesilmiş bir şekilde ellerimin titrediğini hissedebiliyordum. Hiç bir şey söylemeden öylece durdum. Adar yanıma tabure olduğunu düşündüğüm bir şey çekti ve oturdu. Kafasını ellerinin arasına aldı, otuz saniye kadar sustu. Mutfaktan yardımcı çocuk gelerek soğumuş kahvemi getirdi. Onun gelmesi ile birlikte sessizlik bozulmuş oldu. "- Ağam sizede bir kahve yapayım, ister misiniz? Soğumuştur." dedi ve sehpanın üstünde duran fincanı Adar bir şey söylemeden aldı ve mutfağa doğru gitti. Buranın kültürü böyleydi, istemene fırsat bırakmazlardı. Adar; "- Bu kadını neden aradığınızı sorabilir miyim?" dedi ürkütücü sessizliği delip geçerek. "- Biz böyle bir kadın aramıyoruz, neden bahsettiğini anlayamıyorum maalesef

