Salondaki yerlerimize geçerek dikkat kesildik Avukat Hanım'a. Sadece biz değil, odasında depresif bir şekilde oturan Yıldırım da gelmişti yanımıza. Elindeki birtakım evrakları çıkarıp sehpaya koyduğunda, çay devrilecek gibi oldu. Refleksiyle yetişen Ziya, kaynarca çay bardağını avucunun içinde tutup engel oldu düşmesine. -Yandın, dikkat et! Diye panikle ayaklandı Aşkın Hanım. Gülnihal teyze koşar adım mutfağa giderken, aynı evi paylaştıkları Gamze oldukça rahattı. -Abimin eli yanmaz. Çattı kaşlarını Aşkın Hanım. -Ne demek o canım? İnsan değil mi Ziya? -Yandı yavrum elin, yandı! Elinde buz kalıbıyla girdi içeriye Gülnihal teyze. Ziya'ya ulaştırırken söylenmeye devam ediyordu. -Hiç kendine acıması yok benim yavrularımın, hiç! Bunu derken göz ucuyla Yıldırım'a bakıyordu

