Beren Hanım

1346 Kelimeler

Şafak vakti, İstanbul’un üzerine kirli bir sabah çiği gibi düşerken, Şile’deki dağ evinden yükselen dumanlar gökyüzünü griye boyuyordu. Aras ve Elif, yanan geçmişlerinin külleri önünde birbirlerine kenetlenmişlerdi. Selim tutuklanmış, Cem toprağa verilmişti; ancak her ikisinin de ruhundaki yara, dikiş tutmayacak kadar derindi. Aras, Elif’in yüzündeki is lekelerini nazikçe silerken, kadının gözlerinde ilk kez korku değil, boşluk gördü. Bu, her şeyini kaybetmiş birinin, özgürlüğün ağırlığı altında ezilişinin boşluğuydu. "Bitti," dedi Aras, sesi sabah esintisinde dağılıp giderken. "Artık kimse bizi ayıramaz." Elif cevap vermedi. Bakışları, Meryem teyzenin elinde tuttuğu o siyah, mühürlü dosyaya kilitlenmişti. Vedat’ın çantasından çıkan ve Cem’in "ölüm sonrası" vasiyeti olarak adlandırılan o

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE