18. Bölüm

614 Kelimeler

Hydra Adası’nda zaman, sanki bir kum saatinin içindeki ince tozlar gibi değil de, denizin kayalıklara çarpan ritmik şarkısı gibi akıyordu. Aras ve Elif için "yasak" kelimesi artık sadece eski, tozlu sözlüklerde kalmış bir tanımdı. Onlar, on yıl süren bir fırtınanın ardından karaya ayak basmış, sığınacakları limanı kendi elleriyle inşa etmişlerdi. Sabahın ilk ışıkları, taş evin begonvillerle sarılı verandasına vurduğunda, Elif elinde dumanı tüten iki fincan kahveyle dışarı çıktı. Aras, bahçedeki zeytin ağaçlarının gölgesinde, Deniz’e ahşaptan bir tekne maketi yapmayı öğretiyordu. Elif, bu manzarayı izlerken kalbindeki o dinmek bilmeyen sızının yerini alan tatlı huzuru düşündü. Sekiz yıl boyunca Cem’in karanlık gölgesinde bir esir gibi yaşamış, her gülüşünü bir suçluluk duygusuyla bastırmış

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE