Odaya geçtikten bir süre sonra sirenler tüm üssü inletti. Geceyi delen o tiz ses, duvarlardan yankılanarak askerleri ayağa dikti. Bir anda avlu dolup taştı; koşturan adımlar, sert komutlar ve silahların mekanik sesleri ortalığı doldurdu. Odadan çıkıp bahçeye geldiğimde yerimde donup kalmıştım. Kalbimin çarpıntısı sirenin ritmine karışıyordu. Birkaç saniye önce her şey yolundayken şimdi, yine alt üst olmuştu. Aras, hızlı adımlarla askerlerine yöneldi. Sesi sert ve kararlıydı: — “Herkes mevzilerine! Kontrol noktaları çift katına çıkarılacak!” Kuzey, birkaç metre ötede duruyordu. Onun yüzünde öfke değil, soğuk bir kararlılık vardı. Bana son bir bakış attı, sonra kendi timine döndü: — “Gölge Timi, benimle. Avlunun kuzey hattı bizim kontrolümüzde olacak.” Derin bir nefes alıp kuzeyin yanı

