Kısa tanıtım filminde tarihin sürekli tekerrür ettiğini ve başaranların yeni adımlarla güçlendiğini okumuştum ama o zamanlar daha öyle uzun şeyleri izleyip o konuşan kişilerin saçmalıktan oluştuğunu ve reklam parası için abartılı kelimeler kullandığını sandığımdan pek, hatta hiç üzerinde durmamıştım. Şu anda anlıyordum, şu anda aslında tarihin tekerrür ettiğini anlıyor ve kendimin de tarihin adımlarından bir türlü farklı hareket etmediğimi görüyorum. Küçükken edinilmiş bütün alışkanlıklar insanların zamanla kazandığı zaaflardır. Benim edindiğim en büyük zaaf; sevdiğim insanları kaybetmek ve ölmekti. Zaman geçmiş, zaaflarımın kurbanı olmuştum. Hayatımdan giden insanları düşündükçe aslında zaaflarıma yenildiğimi zihnim bana her defasında kafama vurarak anlatıyordu. Kaybetmiştim, kaybetmeye

