Irmak: Ben özlemedim ama.
Irmak: Şimdi köyüne dön.
Kimliksiz: Köy mü? Uzak ya ora.
Irmak: Neresi ki?
Kimliksiz: Demek nereli olduğumu öğrenmek istiyorsun?
Hemen de anla, çakal.
Irmak: Öyle bir amacım yoktu yani söylemezsen söyleme.
Kimliksiz: Konyalıyım ama sen bana kısaca yakışıklı diyebilirsin?
Irmak: Bizim bakkalcı Hüsamettin Amca bile senden daha yakışıklıdır eminim.
Kimliksiz: Adamın karpuz göbeği, lapa lapa bıyığı var yerinde olsam o kadar da emin olmazdım.
Güldüm. Evet Hüsamettin Amca biraz (!) göbekli ve pala bıyıklı kara kaş kara göz biriydi ama özünde çok iyi bir insandı. Ne zaman bir şeyler alsam bana jelibon ısmarlıyordu. Sokak kedilerine de sürekli süt veriyordu. İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamamamız lazımdı. Buda size kamu spotu olsun.
Irmak: Demek bizim orada oturuyorsun. Bakkalcıyı bildiğine göre.
Sürekli beni görmesinden ve o gün parkta olmasından buralarda oturduğunu biliyordum zaten şuan emin olmuştum.
Kimliksiz: Hayır şuan Fransa'dan yazıyorum.
Irmak: Tabi tabi canım yemezler?
Kimliksiz: Yeme zaten daha, ayı kadar oldun.
Irmak: Seni gebertirim çocuk!
Kimliksiz: Bulursan.
Sinirle telefonu sıraya bıraktım ve başımı kaldırdım. Masal üzgün bir şekilde deftere bir şeyler karalıyordu. Ailesini kafaya taktığını biliyordum ama gerek yoktu. Boş yere kendini üzüyordu. Yarın onu bir yerlere götürüp moralini düzeltebilirdim. Evet bu iyi bir fikirdi.
Dershane bittiğinde vedalaşıp ayrıldık. Eve gitmeden önce Işıl'ın okuluna gittim. Bugün erken çıkacağını söylemişti. Onu aldıktan sonra eve geçtiğimizde abur cuburlarla karnımızı doyurmuştuk. Annem duysa beni iki ters bir düz örerdi.
Akşam annemler geldiğinde yemeğimi yiyip odama çekildim. Üzerimi değiştirip yatağa geçtim. Asosyal insanın asosyal dünyası olan telefonumu elime aldım.
Kimliksiz: Sana akrostiş yazdım.
Irmak: Akrostiş? Sen?
Kimliksiz: Evet.
Irmak: Bakayım.
Kimliksiz: Bak,
Meraklıdır her şeye
İmrenmez kimseye
Köpekleri pek sever
Al yanaklarıyla domatese benzer
Irmak: Hadi akrostişin saçmalığını geçtim de bunları birleştirince adım çıkmıyor ki!
Kimliksiz: Mika işte.
Irmak: Benim adım o mu salak?
Kimliksiz: Irmak da uzun.
Irmak: Bir harf fark var.
Kimliksiz: Tamam işte uzun.
Irmak: Hep benden bahsediyoruz biraz da sen kendinden bahset.
Kimliksiz: Yakışıklıyım, zenginim, yetenekliyim bunları bilsen yeter.
Irmak: Ben bunlardan bahsetmiyorum.
Irmak: Mesela soyadın ne?
Yer mi?
Kimliksiz: Direkt evimin açık adresini vereyim bulman daha kolay olur.
Yemedi.
Irmak: Aman iyi be.
Irmak: Burcun ne?
Daha önce hiç birini soru sorarak tanımaya çalışmamıştım. Bu konularda acemiyim sanırım.
Kimliksiz: Bu daha iyi.
Kimliksiz: İkizler.
Irmak: Dengesizliğinin sebebi anlaşıldı.
Kimliksiz: Sana sormuyorum çünkü biliyorum.
Irmak: Evet doğum günümü kutlayan biri olarak bilmen normal.
Irmak: Sahi sen benim doğum günümü nereden biliyorsun?
Kimliksiz: Facebooktan dflşhjfglşhd
Irmak: Gerizekalı.
Kimliksiz: Lan sorunu cevaplıyorum gene gerizekalı diyorsun amacın ne kadın?
Irmak: Sana gerizekalı demek hoşuma gidiyor.
Kimliksiz: Sağol ya(!)
Irmak: Senin doğum günün ne zaman?
Kimliksiz: 12 Haziran.
Irmak: 12 Haziran senin gibi birinin doğduğunu bilse gününden utanır.
Kimliksiz: Bunu demek için mi sordun?
Irmak: Hayır.
Irmak: Imm bir düşüneyim.
Irmak: En sevdiğin renk ne?
Kimliksiz: Kahverenginin sen tonu.
Yazdığı anlamlı bir mesajdı ama benim bunu okuyunca aklıma Grinin Elli Tonu filminin gelmesi normal miydi?
Bunu Asaf'a söyleyip çocuktan engel yemek istemiyordum. O yüzden yeni soru.
Irmak: Küçükken ne olmak isterdin?
Kimliksiz: Mülakatdayım da benim mi haberim yok?
Irmak: Ne? Benden yaratıcı sorular bekleme tamam mı?
Kimliksiz: Tamam.
Kimliksiz: Pilot olmak istiyordum.
Irmak: Oldun mu peki?
Kimliksiz: Tabi. Şuan İstanbul-Trabzon seferinden yazıyorum.
Irmak: Daha az önce Fransa'dan yazıyordun.
Kimliksiz: Tamam işte sefer değişikliği yaptım.
Irmak: Yok artık.
Kimliksiz: Var artık.
Irmak: Çalışmıyorsun, okumuyorsun ama zenginsin o nasıl oluyor?
Kimliksiz: Araba galerimiz var. Canım sıkıldıkça gidip orada çalışıyorum. Ayrıca iki senelik üniversite okudum.
Irmak: Oh anasını hayata bak.
Kimliksiz: Şişt düzgün konuş bakayım müstakbel kocanla.
Irmak: Peki sence sevmek mi sevilmek mi?
Kimliksiz: Ovv ağır bir geçiş oldu.
Evet öyle olmuştu ama ne düşündüğünü merak ediyordum. Sonuçta beni sevdiğini iddia eden birinden bahsediyoruz. Sevmenin nasıl bir şey olduğunu biliyordur öyle değil mi?
Kimliksiz: Sevmek.
Kimliksiz: Ve hayır sana şuan edebiyat parçalamayacağım.
Kimliksiz: Sana söylediklerimi oduna söylesem canlanır bir tepki verir ama senin maşallahın var. Anca konu değiştir.
Irmak: Bende çok meraklıydım ya edebiyat parçalamana.
Kimliksiz: Şuan da olduğu gibi.
Irmak: Soon do oldoğo gobo.
Kimliksiz: Ee başka sorun var mı?
Kimliksiz: Bu fırsatı birdaha bulamazsın bak bugün iyi günümdeyim.
Irmak: Neden iyi günündesin?
Kimliksiz: Kardeşimle ilgili güzel bir haber aldım.
Irmak: Kardeşin mi var?
Irmak: Güzel bir haber aldığına göre var da kaç kardeşsiniz?
Kimliksiz: İki. Ben ve küçük kardeşim.
Irmak: Kardeşin kız mı erkek mi?
Kimliksiz: Napcan?
Irmak: Erkekse Işıl'a ayarlarız.
Kimliksiz: Sen önce kendi ilişki hayatına bak Işıl'ın daha zamanı var.
Irmak: Ben halimden memnunum.
Kimliksiz: Sap olanların kendini avutma cümlesi sdglsdglkdfjh
Irmak: Sen de sapsın ben bir şey diyor muyum?
Kimliksiz: Şimdilik.
Kimliksiz: Çünkü beklediğim biri var.