BÖLÜM 26

736 Kelimeler
Gece sonunda yediğim azarı saymazsak güzel bir geceydi. Cadı Nisan salona gider gitmez amcama oyospu ne demek diye sorunca bizim bütün aile fertleri şok. Sonra demesin mi Iymak abla dedi? Demeseydi eyiydi. Daha adımı doğru telaffuz edemeyen bacaksıza da bakın hele. Annemden azarı yedikten sonra diğerlerine görünmemek için odamdan çıkmamıştım. O sırada da cevap vermeden telefonu kapatmıştım. Engeli de kaldırmıştım sevinsin garibim. Şimdiyse yılın ilk günü dershaneye gidiyordum. Her şey aynı sıkıcılığıyla devam ediyordu. Sınıftan içeri girer girmez birinin üzerime atlamasıyla tökezledim. "Günaydıın!" Ciyaklayan ve üzerime atlayan Masal'dı. Sanırım bu duruma yeniden alışmam gerekecekti. Lisedeki gibi. "Bir yıldır görüşmüyoruz kanka nasılsın?" Kabul edin herkesin bu soruyu soran bir kankası vardır. Benimki de bu sarı kafaydı. "Sen şunu sorana kadar iyiydim." Yerimize geçip oturduk. "İyi iyi Allah iyilik versin." Bugün enerjisi yerindeydi. Sürekli salak salak gülüyordu. Neyse. Mert de geldiğinde kadro tamamlandı. Masal bu seferde Mert'in üzerine atlamıştı. Kızın ayarı yoktu. Ona da aynı espriyi yapmasını kaldıramayacağımdan önüme dönüp telefonu elime aldım. Gelen mesaja tıkladım. Kimliksiz: Günaydın. Evet dün adını öğrenmiştim ama ismini değiştirmeye üşenmiştim. Whatsappdan çık, rehbere gir, k harfini bul falan uzun iş. Irmak: Günaydın. Kimliksiz: Napıyon? Irmak: Dershane de sürünüyorum. Kimliksiz: Bir senedir konuşmuyoruz hala bıraktığım yerdesin ahsghajsjf Irmak: Sende hala bayat espriler peşindesin. Kimliksiz: Espriler benim peşimi bırakmıyor. Kimliksiz: Kızlar gibi ;) Irmak: Egon batsın. Kimliksiz: Niye benim egom titanik mi? Irmak;  Kimliksiz;  Irmak: Heh aynı sen işte bulmuşsun küçüklüğünü. Kimliksiz: Dedi daha şimdiki halimi bile bilmeyen kız. Irmak: Sesini, bayat esprilerini ve gördüğüm kadarıyla gözlerini birleştirdim tablo bu. Kimliksiz: Demek hakkımdaki her şeyi hafızana kazıyorsun? Kahretsin yakalanmıştım. Irmak: Yoo. Kimliksiz: Bende yedim. Irmak: Nedense tarih dersini dinlemek şuan cazip gelmeye başladı. Kimliksiz: Eminim öyle olmuştur. Irmak: Dersi dinleyeceğim sus. Kimliksiz: Neyse bende kahvaltı yapacaktım zaten hadi sana iyi dersler✋ Irmak: Eyv✋ Telefonu kilitleyip cebime koydum. Hoca Asya Hun Devleti'ni anlatırken anlamsızca dinliyordum. Asya gitmiş Hun'a demiş gel devlet kuralım oda demiş ok. Bu ne be hiçbir şey anlamamıştım. Ders bittiğinde Masal'la kantine indik. Ben her zamanki gibi poğaçayla çay alırken o çubuk kraker almıştı. Normal insanlar gibi sabah kahvaltı yaptığı için aç olmadığını söylemişti. Masalardan birine geçip oturduğumuzda çayımdan bir yudum almadan önce sırıtan yüzüne baktım. "Ne o sabahtan beri sırıtıyorsun?" "Madem çok ısrar ettin söyleyeyim," diye heyecanla konuştuğunda bunu sormamı beklediğini anladım. "Etmedim ama neyse." "Yaz tatilinde kuzenimle Barcelona'ya gidiyoruz!" Öyle bir demişti ki kantindekiler bize dönmüştü. Rezilliq. "Kızım sessiz konuşsana," diye uyardım. Yüzünü buruşturdu. "Aman sana da bir şey söylenmiyor." "Sorun orda zaten sadece bana söyle etraftakilere değil." Göz devirdi. "Anladık. Dikkat çekmeyi sevmiyorsun." Evet sevmezdim ama çoğu zaman sakarlıklarım yüzünden dikkat çekiyordum. "Evet de şu Barcelona olayı ne?" "Ay benim en büyük hayalim orayı görmekti. Zamanında kuzenimle gidememiştim ama artık gideceğim. Biletlerimiz bile hazır." Bahsederken gözleri parlıyordu. Orayı cidden seviyor olmalıydı. Millet yaz tatilinde yurt dışına gitsin bende yan komşumuz Hulmiser Teyzeye gidip altın gününe maruz kalayım. Onun bu çocuksu haline gülümsedim. Küçücük bir şeyden bile mutlu olabiliyordu. "Sevindim senin adına." "Belki sende gelirsin ha?" Poğaçamdan ısırık almadan önce Masal'a baktım. "Ben? Bakkala bile akşam 10'dan sonra gidemeyen ben yurt dışına gideceğim? Tabi annem de öyle diyordu." Masal, o zaman gelene kadar ümit var diyordu ama ben bizimkileri tanıyordum izin vermezdiler. Teneffüs bittiğinde çöplerimizi atıp sınıfa çıktık. Çıkarken sürekli etrafıma bakıyordum. Asaf'ın ajanının dershane de olduğunu öğrendiğimden beri böyleydim ama hala bana tip tip bakan birini yakalayamamıştım. Belki de çaktırmadan izliyordu bilmiyorum. Çevremdekileri fark etme konusunda ne kadar beceriksiz olduğum bir gerçekti. Diğer dersleri dinlemiş en azından anlamaya çalışarak günü tamamlamıştım. Çıkışta eve gelip her zamanki gibi kanepeye kuruldum. Telefonum titreyince elime aldım. Asaf yine bana anlamsız gelen şeyler yazıyordu. Kimliksiz: Ben burdan ayrılmam şaşmadan pusulam geceler farksızdır kancık bir pusudan Irmak: Kancık falan hayırdır? Kimliksiz: Sevdikte katlandık inan her bokuna hepimiz ölcez de gömün beni çukura Irmak: Biraz daha saçmalarsan engel yiyeceksin. Kimliksiz: Saçmalamak mı? Kimliksiz: Cahilleri pistten alalım. Irmak: İlk olarak sen boşaltıyorsun o zaman pisti. Kimliksiz: Ihıh müzik cahili seni alıyoruz pistten. Sözleri google amcaya yazdığımda Eypio'nun şarkısı çıktı. Adamı 'günah benim suç benim'den sonra ilk defa görüyordum yeni şarkısı da mı varmış? Irmak: Her şarkıyı bilecek değilim ya. Kimliksiz: Bildiğin bir şey söyle. Irmak: Tam senlik bir şarkı biliyorum. Irmak: Acayip hayvanlara benziyirsen Kimliksiz: Acilen beni bir şeylere benzetmeyi bırakmalısın. Irmak: Tipini görene kadar böyle işine gelirse. Kimliksiz: Benzetme de yardımcı olsun diye sana süpersonik fotolarımdan birini atacağım. Kimliksiz; -arkadan fotoğrafı- Irmak: Buldum! Kimliksiz: Neyi buldun? Irmak: Kim olduğunu. Kimliksiz: ?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE