Kızın yüzünü ellerinin arasına almış olan Yiğit de aynı şeyleri tekrarlıyordu. Belçim’in çatık kaşlarına, sımsıkı kapalı gözlerine ve kasılmış çenesine endişeyle bakarken “Şişt… Tamam, geçti…” diye mırıldandı. Belçim yanaklarında duran ellerin üzerine kendi ellerini koyup gözlerini açtı ve adamın gözlerine derin derin baktı. Anıları ile yaşadığı dakikalar çarpışıyordu. Eskiyi yeniyi ayırt etmekte zorlandı. Başındaki ağrı katlanılmaz bir hal alınca adamın dudaklarını alnında hissetti. Her şeye rağmen kalbi hızla atmaya başlayınca kendine gelir gibi oldu. “Geçti bir tanem…” diyen adama bakıp birden onun dudaklarına yapıştığında ne yaptığını kendisi de bilmiyordu. Adamın dudaklarındaki tüm elektrik bedenini titretti. Geri çekilecekken adam dudaklarını hareket ettirdi ve kısa öpücüğü öpüşm

