Can’ın arabasındaydık. Ben arka koltukta oturuyordum. Can ve Merve öpüşüyordu. Daha doğrusu öpüşemiyordu. Merve bu konuda felaketti. Ben de onları izliyorum anladığınız gibi. Dikkatle. Öpüşmelerinde ki uyumsuzluk... Can diliyle hamle yapıyor, Merve ise alakasız bir şekilde üst dudağına uzanıyordu. Gözlerim kanamıştı resmen. Uzanıp omzundan asıldım ve ayırdım onları. “Öyle mi öpüşülür? Tabi aldatılırsın sen!” dedim Merve’ye. Merve utandı. “Bak gösteriyim de öğren.” Ön koltuğa uzandım ve Can’ı öpmeye başladım. Merve bizi izleyip öpüşmeyi öğrenirken ben de Can’ın dudaklarının tadını çıkarttım. Dili ağzıma sızdı. Müthiş bir uyumumuz vardı. Merve onun için doğru insan değildi. Bizim ten uyumumuz şahaneydi. Sonra arka kapı açıldı bir anda. Denyo. “Selvi.” dedi bana ve kolumdan yakaladı.

