Geçmiş Geçmişte Kalsın

1085 Kelimeler
HELİN Ekin.. Aklımdan bir türlü çıkıp gitmiyordu. Unutmanın kolay olacağını sanarken düştüğüm durum tam bir felaket olmuştu . Ne yapacaktım ben şimdi? Haftalar geçmişti. Hala odamın duvarlarında onunla olan anılarım dönüp durmaya devam ediyordu. Yalnızdım. Yatağıma uzandığımda onunla uyurken kendimi hayal ediyordum. Sonra o an kaybolup gidiyordu. Kendimi durmadan bunun en doğru karar olduğuna ikna ediyordum. Onsuz daha iyiydim. Sonuçta bir adam yüzünden hayatım bir kez mahvolmuştu. Bir daha olmasına nasıl göz yumabilirdim ki? Sevilmediğimi bildiğim zor bir hayat yaşadım. Sevildiğime inanmak zor geliyor. Asla Esra gibi birini bulupta o şekilde sevilmeyeceğime eminim. Her şeyden önce bu noktaya nasıl geldiğimi anlatmalıydım. Ama siz zaten az çok nasıl olduğunu biliyorsunuz. Mete ile olan sevgilik dönemimde Esra 'Bu çocuk çok çapkın sen daha iyilerine layıksın' diyerek bana karşı çıkmıştı. Ki çok haklı olduğunu sonradan anlamıştım. Kendisi bir anda ebedi aşkım olmuştu. Ben hamile kaldıktan sonra Mete ile evlendik ve ben üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım. Sonda bebeğimi kaybettim. Sonra da babamı kaybettim. Uzun bir süre kendime gelememiştim. İntihar etmek istiyordum. Bu dönemim uzun yıllar almıştı. Sonra hastanede psikolojik tedavi gördüm. Taburcu olup tek başıma eve döndüm. Mete’yi bir kadınla bastım. Üstelik kendi evimde ve tedavimin bittiği eve geldiğim gün olmuştu. Daha öncede sadakatsizliğini yakalamıştım. Bu ilk değildi. Gözüm döndü. Ben çocuğumuzun kaybıyla tek başıma baş etmeye çalışırken o bizi çoktan unutmuştu. Evi yerle bir ettim. Kadın bu halimi görünce kaçtı. Mete, ayağa kalktı ve yanıma geldi. Sonra bana tokat attı. Yere düşmüştüm. 'Hepsi senin suçun' dedi. Ona kadınlık yapmadığımı, çocuğumu kendim öldürdüğümü, kafayı yediğimi ve hatırlamadığım pek çok şey söyledi. Sonra kapıyı açık bırakarak çıkıp gitti. Sonrasını hatırlamıyorum bile, uyandığımda hastanede Esra yanımdaydı. Daha sonra karar verdim. Yeterince mahvettiğim hayatımı bundan sonra düzeltecektim. O evden gittim ve bir daha geri dönmedim. Hayatımı ilk olarak gidip boşanma davası açarak düzeltmeye karar verdim. Yanımda Esra vardı. Benim gerçek dostum, canım arkadaşım her zaman yanımdaydı. Mahkemeye ilk gittiğimde heyecandan ve korkudan titriyordum. Ondan kurtulacağım için heyecanlıydım. Ama kötü bir şey olursa diye de ödüm kopuyordu. Sonra Mete mahkemeye gelmediği için boşanmamız gerçekleşmedi. Mahkeme duruşmayı diğer seneye atadı. Ben tüm bu olanlara sinirlenirken arkadaşım beni sakinleştirip geçeceğini söyledi. Daha sonra onsuz hayata alıştım. Bir noktada anladım ki korktuğum şeyler baş ettiğim şeylerden daha kolaymış. Bir kaç yıl bana Esra'nın bulduğu masa başı işlerde çalıştım. Bu sürede kendime araba aldım. Ehliyet aldığım zaman Mete'nin benim düğün paramla arabasını kullanıyordum. O sırada öğrenmeye çalışıyordum. Benim arabayı kullandığımı anladığında nasıl da bağırıp çağırmıştı. Bunu da arkada bıraktım. 28 yaşıma geldiğimde kendi ufak pastane kafemi açtım. İki masa ve sandalyeleri olan tatlı bir yerdi. Bir yıl sonra saat 8 gibi kafemi açmaya gittim. Her taraf darmaduman olmuştu. Pastanemin camını çerçevesini indirmişlerdi. Kasayı patlatmışlardı. İçeriye adım atmaya fırsatım olmadan yanıma iki tane iri yarı adam geldi. Bana Mete’nin kumar borcunu ödemem gerektiğini söylediler. Mete’nin kaybolduğunu ve tüm borcu bana bıraktığını söylediler. Ardından birde bi kadınla 2 yaşında çocuk bıraktığını öğrendiğimde öylece kalakaldım. Hala resmi olarak eşim gözüküyordu. Mahkeme devam ediyordu. Bu yüzden borcu bana kalmıştı. Bir sene boyunca borcunu ödemeye çalıştım. Üstüne birde yeni aldığım arabamı sattım. Tüm kumar borcunu bitirdiğim gün akşam vakti kapım çaldı. Açtım, baktım. Gelen Mete, bir hışımla beni ileri itti ve içeri girdi. Onu gördüğüm an tüm acılara bu adam yüzünden mi katlandım diye düşündüm. Çok zayıflamış ve yaşlanmıştı. Kapıyı geri kapatmak istediğimde o elini yasladı. Durdurdu. ‘Ne istiyorsun benden? Gene ne oldu?' diye sordum. Sinirle cevap verdi. 'Peşimde birileri var. Bana acil para vermen lazım' dedi. 'Sen ne hakla hala geliyorsun. Ne diyorsun sen ya? Ne parası ? Borçlarını ödediğim yetmedi mi?' diye sinirle konuştum. ‘Bana para lazım’ diyerek çirkin ağzından tükürüler saçarak konuşmaya başladı. Sonra içeriye girmeye çalıştı. Onu göğsünden itilmedim. ‘Peşimi bırak artık. Sana harcadığım paralar yetmedi mi?’ dedim. 'Tamam bak, eğer bana son kez para verirsen bırakacağım senin peşini' dedi. 'O zaman benden boşanmayı kabul edeceksin' dedim. Hukuki olarak bu işin bitmesini istiyordum. Elimde belgeler vardı. İmzalarsa bitecekti. Kabul ettiğinde hemen belgeleri imzalattım. Bankamda biraz biriktirdiğim paramı vardı. Hepsini çekip ona verdim. Mete 'Bu çok az ama idare ederim' dedi dudaklarını büzerek. Ters ters baktım suratına. 'Defol git hayatımdan' dedim. Bana güldü ve 'çok beklersin şişko’ dedi. Pis şekilde sırttı ve koşarak gitti. Bana pek çok kez bu şekilde davranmıştı. Hakaretler ermişti. Çirkin laflar söylemişti. Bebeğimi kaybettikten ve çok fazla ilaç kullandıktan sonra kilo almıştım ve verememişti. Bana her gün çok şişman olduğumu söylerdi. Bana bu konuda çok öyle psikolojik şiddet uygulamıştı ki aynaya bakamıyordum. Sadece siyah giyiniyordum. Uzun süre sonra o evi terk ettikten sonra kendime geldim. Biraz biraz toparladım artık kendimle sevmeye çalışıyordum. O gün eve gidince aynada kendime baktım. Uzun uzun konuştum kendimle, 'Sen sevilmeyi bilmeyen adama sevmek nedir öğretmek için çok uğraştın ve sonunda sevilmeyi unuttun' dedim. 2025 kasım ayı kafeyi kapatıp eve gidiyordum. Akşam karanlık olmuştu. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Pembe şemsiyemi açtım. Koşar adım otobüs durağına giderken kolumdan biri tuttu. Dönünce Mete olduğunu gördüm. Kendimi çekmeye çalıştım. Elimden şemsiyem düştü. Kolumdan daha da sıkı tuttu ve sürükleyerek beni götürmeye başladı. Beni ucuz bir arabaya bindirdi. Sonra kendisi bindi. Arabayı çalıştırmadan ‘Bana para vermen lazım. Karım ve çocuğumu aldılar öldürecekler' dedi. 'Ne diyorsun sen Mete, benim beş kuruş param kalmadı. Her şeyi zaten en son sana verdim' dedim. 'Bana para lazım. Git nerden bulursan bul. O çok bilmiş zengin arkadaşından al' dedi. 'Hayır, olmaz. Bunu yapmayacağım' dedim. Bana yeterince yardım etmişti. Bunu o işe sürüklemek istemiyordum. 'Şimdi oraya gidiyoruz. Eğer istemezsen seni öldürürüm' dedi. Cebinden bir bıçak çıkarttı. Buradan kaçmam geriyordu. Bu adam bu sefer beni öldürecekti. Gözü dönmüş gibi bakıyordu. Sonra arabayı çalıştırdı. Arkadaşımın evine doğru sürdü. Geldiğimizde arabadan indim. Hemen eve yürüdüm. Hala yağmur yağıyordu, Esra kapıyı açtı. Beni yağmurdan ıslanmış ve korkmuş halde görünce şaşırdı. 'Esra, bu şekilde gelmeliydim. Biliyorum ama bana acil para lazım' dedim. Esra endişeyle ‘Ne oldu sana böyle, nasıl bu hale geldin?' diye sordu. 'Açıklayacak zamanım yok. Söz veriyorum geri ödeyeceğim 'dedim. ‘Tamam sakin ol’ dedi. Esra içeri gitti. Elindeki bir miktar parayla geri geldi ve bana verdi. Teşekkür ederek oradan ayrıldım. Arabaya yaklaştım. Mete camdan elini uzattı paraları elimden çekip aldı. O sırada sokağa büyük siyah bir döndü. Bizim üzerimize doğru sürmeye başladı. Ben Esra'nın evine doğru koşmaya başladım. O sırada jip'ten geçen sefer benden para isteyen o iki yarı adam indi. Benim kaçmaya çalıştığımı anlayınca silahını çıkardı ve ateş etti. O sırada Mete arabayı geriye doğru sürmeye başlamıştı bile o da bana çarptı. Ben yere şiddetle savruldum. O zaman vurulduğumu anladım. Kurşun sol tarafımdaydı. Kalbime yakın yerdeydi. Yerde yatarken sadece kanlı elimi gördüm. Başka da bir şey hatırlamıyorum.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE