Yedinci sabah ilk o uyandı. Hava gri, serin, dünyanın hâlâ canlı olduğunu hatırlamadan önceki sessizlikle doluydu. Elias şimdi yan yatıyordu, battaniye kalçalarına dolanmış. Saçı gözlerinin üzerine düşmüştü; bir eli yastıkta açık yatıyordu, sanki bekliyormuş gibi. Kiara’nın göğsü sıkıştı. Omzunun eğimini, köprücük kemiğinin hemen üstündeki küçük yarayı, boğazına yakın sakalının daha koyu çıktığı yeri inceledi. Yüz kez katalogladığı ama hâlâ ezberlemek istediği detaylar. İçindeki boşluk tuhaf bir kıpırdanma verdi—kurt değil, ama eşit derecede vahşi bir şey: Elias’a duyduğu aşk, kurdun yokluğunda büyümüştü. Omzundaki askıyı indirdi ve keten beline kadar birikti. Soğuk göğüslerini öptü; teni canlı canlı ürperdi. Dikkatlice üstüne çıktı, dizleri kalçalarının iki yanına yerleşti. Battaniye y

