Zeynep ''Teşekkür ederim. Her şey için, çok teşekkür ederim Ateş.'' Dedim. Ne diyecek diye beklemeye başladım. O ise hiçbir şey söylemedi. Bana doğru yaklaştı ve yanağıma, hayır hayır yanağım değil tam dudağımın kenarına minicik bir öpücük bıraktı. Bu gerçek mi? Beni öptü mü? Ne yapacağımı bilemedim. Olan her şey hafızamdan silinmiş gibiydi. Sadece bu an kalmıştı sanki zihnimde. Geri çekildi, göz göze geldik. Kocaman gülümsedim ona. Yapacak başka hiçbir şey bulamadım. Bu kalp atışlarıyla ise konuşmam imkansızdı. ''Yarın işe gelme, dinlen.'' Nasıl yani? Seni göremeyecek miyim yarın? ''Gerek yok, böyle yaparsanız kendimi daha kötü hissedeceğim.'' ''Zeynep, söz dinlesen olmaz mı?'' dedi ve derin bir iç çekti. ''Bana iyi geleceğini bilsem, gelmem derdim. Evde oturmak bana iyi gelmeyecek

