31.BÖLÜM

1120 Kelimeler

Zehra, odanın köşesinde diz çökmüş, elleriyle başını sarmış halde saatlerce kımıldamadan kalmıştı. Sessizlikte yankılanan sadece hıçkırıklarıydı; zaman kavramını yitirmişti. Duru'nun çığlık gibi yankılanan sözleri hâlâ kulaklarında çınlıyordu: “Senin hırsın, Beray’ın mezarı oldu.” Gözlerini kaldırdığında aynadaki yansımasına baktı. Göz altları çökmüş, yüzü solgun, bakışları boştu. Orada duran kadını tanıyamadı. O, hiç anne olmuş muydu? Yoksa sadece kendine çizdiği rolü mü oynuyordu yıllardır? Beray’ın gülüşü geldi gözlerinin önüne... o küçük kızın narin sesi… “Anne, beni bırakma olur mu?” demişti bir gün, sesi korkuyla titreyerek. Ve o? Zehra ne yapmıştı o anda? Savaş’ın yanında kalması gerektiğini, evliliğin onu ‘kurtaracağını’ söylemişti. Beray’ın gözlerindeki hayal kırıklığını gör

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE