Siktir! Siktir, siktir! Kapıyı tekmemle savurduğumda içerideki manzara nefesimi kesip zihnimi kararttı. Hayatımda gördüğüm en korkunç sahneydi bu. Dora... Güçsüz, çaresiz ve baygın halde, yerde yatıyordu. Üzerinde ise Ahmet vardı. Eteğini beline kadar sıyırmış, pis nefesini üzerine üfleyen bu yaratığı görünce insanlıktan çıkmış bir hal almıştım. İçimde patlayan öfke, damarlarımdaki kanı ateşe verdi. Ahmet'in irkilip dönmesiyle suratına yayılan şaşkınlık, daha da delirmeme sebep oldu. "Ne oluyor lan?!" diye bağırdığını duyduğumda, bilincim karardı. Gözlerim, beynim, bedenim… Her şeyim o an öfkenin pençesinde kıvrandı. Ona nasıl ulaştığımı hatırlamıyorum. Sanki karanlık bir boşluktan ışığa fırlamış gibi bir anda yakasından tutup Dora’nın üzerinden çekip aldım. O lanet herif, sendeleyerek

