7.BÖLÜM

815 Kelimeler
Günler birbirini kovalıyordu. Hayatımda olup bitenleri izlemekte zorluk çekiyor müsait bir yerde inmek istiyorum diyesim geliyordu. Kerim’le en son görüştüğümüz geceden beridir görüşmüyor çok nadir bir araya geliyorduk. Bu bizim için bir ilkti ve garipti. İş yoğunluğu, önümüzdeki kına düğün derken çok takılmamış üzerinde durmamıştım. Hafta sonu olacak olan Hande Ablanın kınasına annemlerde dahil herkesin büyük bir telaşla hazırlıkları sürüyordu. Mahallenin büyük çay bahçesinde yapacaklardı. Gençler çay bahçesini süslemiş kınaya hazır bir hale getirmişti. Ben elbisemi çoktan ayarladığım için telaş yapmıyordum. Mahalleden çok samimi olmasam da iyi kızlar olduğunu düşündüğüm Buket ve Sena ile gidecektim kınaya. Ela Hanım gelmek istememişti. Tanımadığı insanlar olduğu için onu çok zorlamamış anlayışla karşılamıştım. Günlerden cumaydı. Hava yağmur yağacak gibi duruyordu Ankara’nın kuru sıcakları başlamak için gün sayıyor yazın çok sıcak geçeceğini şimdiden bas bas bağırıyordu. Sıcakla arası olan biri olmadım hiç. Soğuğu severdim. Dışarıda üşüyüp sobanın ya da kaloriferin yanında ısınmak beni mutlu ederdi her zaman. Gök gürültülü yağmur yağsa da biraz serinlesek ortalığın tozu gitse diye düşünüyordum. Tam o sırada yağmur hafif hafif atıştırmaya başlamış yerleri ıslatmıştı. Odamın camından sokak tamamen olmasa da kısmen görünür yoldan geçenleri izlememi sağlardı. Düşünmemek için kendimi zorlasam da son günlerde Kerim’in benden uzaklaşması moralimi son derece bozuyordu.Sebebini bilmediğim bir soğukluk aramıza girmiş bizi uzaklaştırmıştı. Kendimi acaba bir hata mı yaptım noktasına getirmiş ama bir sonuca varamamıştım. En yakın sürede konuşmak istiyordum. Camdan yağan yağmuru izlerken aklıma balkondaki çamaşırlar gelmişti. Balkona nasıl koştuğumu büyük bir hızla nasıl topladığımı ben bile anlayamamıştım. İpteki son çamaşıra geldiğimde aşağı bahçeye doğru baktım. Bahçemiz Gülfidan Teyzelerin bahçe ile bitişikti. Birbirinden ayırmak için çit vardı sadece.Aşağı baktığımda Kerim’i dertli dertli sigara içerken gördüm. Öyle bir noktaya dalmış izliyordu. Merak duygusu içimi kemirirken seslenmek istedim. Ama o yukarı doğru bakmış ve üzerimde  ultra mini pijama takımı olan beni görmüştü. Son zamanlarda sık yakalanır olmuştum bu halimle. Eskiden olsa utanmazdım ama artık kocaman yetişkin bir kadın olmuştum. Geri çekilmek istedim ama Kerim seslendi ve ayıp olacağı için durdum. “Asya! Elli bin kez mi söylemem gerekiyor. Giyiyorsun madem o kısacık şortu ve üstü çıkma o zaman dışarıya.Hadi durma gir içeri yanına geliyorum.” Böyle diyeceğini biliyordum ama yanıma gelmesi şaşırtmıştı.Sanırım konuşacak bir şeyleri vardı. Sadece tamam demiş çamaşır sepetini almış odamın bir köşesine koymuştum. O sırada odamın kapısı çalışmış ve Kerim tüm endamı ile giriş yapmıştı. Ağır çekimde üzerine yapışan siyah tişörtünü ve koyu lacivert pantolonunu izliyordum. Bakışlarım yüzüne çıktığında bana yamuk bir gülüşle bakıyor onu izlediğimi anlayan pırıltılarını saklamıyordu. Hızlıca geldiği için giyinme fırsatı bulamamıştım. Zaten şu an giyinmek aklımdan geçmiyordu. Özlemiştim. Günlerdir görüşmüyorduk. Bir iki adım atıp sarılmış sitem eder gibi konuşmuştum. “Sen yoksa sevgili mi yaptın Kerim. Günlerdir yüzüme bakmıyorsun ben ne yaptım sana .” Ses tonum ağlamaklıydı. Halime üzülmüş olmalıydı ki ellerine saçlarıma dolamış usul usul oynuyordu. Ağlayacaktım. Bir anda bu kadar duygusal olmamı regl oluşuma bağlıyordum. “Şşşş güzelim deme öyle ben yüzüne bakmamazlık yapar mıyım hiç. İşlerim çok yoğundu biliyorsun bir türlü fırsat bulamadım. Geçen hafta işe götürdüğümden beridir fırsat arıyorum ama bulamıyorum. Hem ne sevgilisi Asya saçma saçma konuşma”. Gülümsemiştim. Bana açıklama yapıyor oluşu beni önemsemesi inanılmaz mutlu ediyordu. “Keriiimm. Ama günlerdir bakmıyorsun yüzüme akşamları bari gelir insan.” Uğraşmak hoşuma gidiyordu. Hala ayakta sarılmış bir vaziyette duruyorduk. Üstümdekilerin haddinden fazla kısa olması ve Kerim’in de benimle dip dibe olması beni heyecanlandırmıştı. Vücudumu ateş basıyordu şu an. Göğüs kaslarına kafamı yaslamış mis gibi kokusunu soluyordum. Boyum boyuna göre fazlasıyla kısa olduğu için bir eli belimden destek almış yukarı kaldırmıştı beni. Şimdi gözlerimin içine bakıyor açıklama yapıyordu. “Akşamları uyumak için bile zor geldim güzelim. Bakma öyle küskün küskün telafi ederiz olur mu ?” Yakınlığımızdan ve bunu uzun zamandır yaşamıyor oluşumuzdan sebep bana gelmişlerdi. Ya benim odam sıcaktı ya da benim ateşim çıkmıştı. Kerim ellerin belimde durmaya devam ederse ben Ela’yı haklı çıkaracağım sanırım. Fark etmişti ama bırakmak yerine yatağıma yürümüştü. Beni yatağa oturtmuş yanıma çökmüştü. Rahat edememiş olacak ki geriye doğru yaslandı ve yatağıma sırt üstü uzandı. Şimdi yukardan o eşsiz yüzünü izliyordum. Gerçekten çok yakışıklı bir adamdı. “Çok yorgunum Asya. Babam tüm işleri bana yaptırıyor geceye kadar çalışıyorum. Bugün erken çıktım sana gelmek için. Sigara içip gelecektim balkonda görünce bekletmek istemedim. “ Sevgili gibiydik şu an. Bana hesap veriyor oluşu mutlu etmişti. “Anladım. Ama affetmedim Kerim Bey insan bir mesaj atar arar. Hani nerde kaldı arkadaşlık.” Suratı düşmüştü. Affetmedim dediğime üzülmüştü sanırım. “Affettiririm güzelim. Akşam yemeğine kebap yemeye gidelim mi ?” Tam kalbimden vurmuştu beni. “Oluurrr. Hemen hazırlanıp geliyorum bekle olur mu” demiş dolaptan pantolon ve gömlek alıp banyoya koşmuştum. Arkamdan gülerek beni izlemiş acele etmemem gerektiğini beni bekleyeceğini söylemişti. Ama mümkün değildi bu kebap hassas noktamdı. Hızlıca hazırlanıp odama koşup yastığıma kafasını gömmüş olan Kerim’in ellerinden tutmuş yatağımdan kaldırmıştım. Gülümsemiş tuttuğum eli bırakmamış merdivenlere çekiştirmeme izin vermişti. Yemekte başıma gelecekleri bilsem evde oturur aç beklerdim. Nereden bilebilirdim ki Kerim’le olan arkadaşlığımın kebap bahanesi ile bambaşka bir şekle dönüşeceğini.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE