Bir yerde duymuştum. Uyku yarı ölüm haliymiş. Öyle miydi bilmiyordum ama bilincin kapalı olması tamamen savunmasız bir halde olmak bu tezi bir miktar doğruluyor gibiydi. Uyandığımdan beridir gördüğüm rüyayı hatırlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyordum. Önce gelinlikli biri görmüştüm. Ben miydim bir başkası mıydı bilemiyordum. Gelinlik çok güzeldi ve bembeyazdı. Hatırlamadığım kısımda ne olmuştu bilmiyordum ama son hatırladığım kana bulanmış bir gelinlikti ve Kerim’in acı içinde bana bakıyor oluşuydu. Sıçrayarak uyanmış ne olduğunu anlamaya çalışmıştım. Gördüğüm rüya neydi ne anlama geliyordu ? Peki ya o gelinlik , üzerindeki kan. Kim giymişti o gelinliği kimin kanıydı ? Şaşkındım. Normalde rüyalar görürdüm hatta çoğunlukla gündüz yaşadığım şeyleri görürdüm. Ama bu rüya benim de anlamlandıramadığım ve fazlasıyla ürktüğüm bir rüya olmuştu. Düğün sabahıydı bugün. Kalkıp geç kalmadan kahvaltı yapmam gerekiyordu. Benim yataktan kalkacak gücüm bile yoktu. Gördüğüm rüya beni fazlasıyla sersemletmişti.
Bazı geceler gördüklerim beni ağlatıyordu. Sıçrayarak uyanıyor ve ağlamaya başlıyordum. Bazen de ağlamalarıma uyanıyor ve uyandığımda daha şiddetli bir ağlamaya tutuluyordum.
Eskiden rüya gördüğümde babamların yanına gider onlarla yatardım. Ama artık büyümüş kocaman bir kadın olmuştum. Yanlarına gitmek doğru değildi. Ağabeyim de çoğu gece evde olmadığı için hiç iyi bir seçenek olmuyordu.
Aklıma küçükken Kerim’le yaptığımız numaralar gelmişti. Ah ne kadar da saftık öyle. Evlerimiz karşılıklı olmasına rağmen birbirimizde kalmak için uyuyor taklidi yapardık. Benim odam üst katta değildi o zamanlar alt katta annemlerin yan odasındaydı. Hem küçük hem sıcak bir odaydı. Kerim’ler çay içmek için bize geldiklerinde onunla odama çekilir saatlerce evcilik oynardık. Oyunumuz bitmesin isterdik. Gerçi ben isterdim ama Kerim’de benden ayrılmak istemezdi. Bazen dizlerine yatar saçlarımı sevmesini isterdim. Bence en sevdiği şeydi bu. Çünkü ne zaman dizlerine yatsam pamuk gibi olduğumu söyler saçlarımla nazikçe oynar ve beni mayıştırırdı. Benden iki yaş büyük olması daha çok şey bildiği anlamına geliyordu. En azından ben böyle düşünüyor ve söylediklerini hep doğru biliyordum. O saçlarımla oynarken ben uyumamak için direnirdim. Sonra annesigilin kalkma saatine yakın yalandan uyumuş numarası yapardık. Ben çoğu zaman gerçekten uyuyacak olurdum ama Murat Amca Kerim’i bırakmaz kucaklayıp götürürdü evlerine.
Bu durum son derece canımızı sıktığı için evimize geldiklerinde Kerim’i hemen yatağıma yatırır orada saçlarımı sevmesini isterdim. Beyimiz asla itiraz etmezdi. Ağabeyim bazen bizi kıskanır ortamıza yatardı. Ama çoğunlukla babamın aldığı oyun ile oynar bizimle hiç ilgilenmezdi. Arabaları çok sever sürekli poliscilik oynardı. Yatağımda onun saçlarımı sevmesini izlerken uyuyakalırdım. Bazen bana sıkıca sarılır öperdi bile. Arkadaştık biz bir şey olmazdı öpmesinden. Zaten rahatsız olmuyordum ki ne olacaktım. Yakışıklı Kerim beni öpüyor. Mahalleden sümüklü Eda’ya koşa koşa gider anlatırdım. Beraber uyuduk diye. Kıskanır ağlardı oda. Çocuk aklımla kıskandırdığımı düşünür sevinirdim. Kerim benim arkadaşımdı bir tek, hep böyle düşünür kimseyle paylaşmazdım. Ama beyimiz çok arkadaş canlısıydı mübarek. Sürekli onunla konuşmak isteyen kızlarla konuşur oyunlar oynardı. Ah şimdi düşünüyordum da bu çocuk beni katil ederdi katil. Allahtan büyüdükçe bu tarz şeylerden uzak durmuş hiçbir kızı yanına yaklaştırmamıştı. Canım sevgilim nasılda pamuk gibiydi.
Daha fazla düşünmenin beni mutlu etmeyeceğini bildiğimden yerimden doğruldum. Dakikalarca tavanı izlemek mantıklı değildi. Rüyamı hayra yorup banyoya doğru gittim. Duş almam gerekiyordu ama kahvaltından sonra almak mantıklı olandı. İşlerimi halledip aşağı indim. Bugün benim için fazlasıyla yoğun geçecekti. Saçlarımı yaptırmam gerekiyordu. Makyajı yine kendim yapacaktım. Kına da olduğu gibi yine Nurgül ablaya giderdim. Hande Abla sabahtan gidip erkenden halletmişti işini çekime yetişmesi gerekiyordu. Biz sonradan gidecektik kız evine. Kızlarla öğle saatlerinde 2 gibi buluşma planı yapmıştık. Ela hazırlanıp geleceğini söylemişti. Buse de direk düğün salonuna geçerim demişti. Kendimde bir şeyler yapma gücünü bulamıyordum ama zorundaydım. Umarım günümü daha fazla zehir edecek bir olay yaşamazdım. Bakalım bugün bana neler yaşatacaktı.