Uyandığım an, gözlerimi açmadan önce bile dün geceyi hatırladım. Alnıma değen o sıcaklığını, beni kollarına çekişi, sözleri ve bakışları birer birer zihnime üşüştüler. Kalbim bir anda hızlandı. Gözlerimi açar açmaz utanç dalga dalga yüzüme yayıldı. Hızla dönüp yastığı yüzüme bastırdım. “Allah’ım,” diye mırıldandım içimden. Yorganın altında kıvrıldım, dizlerimi kendime çektim. Dün gece gerçekten yaşanmış mıydı? Yoksa hepsi bir rüya mıydı? Yastığın altından boğuk bir nefes verdim. Sonra bir anda aklıma geldi. Civan Ağa burada mıydı? Kalbim göğsümde sertçe çarptı. Yastığı hızla yüzümden çekip başımı yana çevirdim. Ve donup kaldım. Koltukta uzanıyordu. Sol tarafına yatmış, dirseğinden destek alarak hafifçe doğrulmuştu. Başını avucuna yaslamış, beni izliyordu. Küçük mavi gözleri kısılm

