"Bir yaşam belirtisi arıyorum içimde. Hayal kırıklığına uğruyorum, damarlarım nefes almıyor." Boş bir bilinmezliğin içinde dönüp duruyoruz. Dönerken yardım arıyoruz, tutabileceğimiz sıcak bir beden; hissedebileceğimiz sıcak bir nefes, bir iki sıcak kelime belki... İçinde bulunduğumuz o boşluğu kapatabilecek bir şeyler bakınıyoruz ama sanki bu duygudan başka hiçbir şey yok gibi geride kalıyoruz. Ellerimiz uzanıyor olsa bile avuçlarımız boşluğu yakalıyor sadece, kısa bir süre de olsa birinin onu tuttuğuna inanıyoruz bazen. Birilerine tutunmak istiyoruz. Göğsümüzün içindeki o duyguyu sarması, iyileştirmesi ve sonsuza kadar kapatması için birinin varlığını istiyoruz. Bir oyuncak arıyoruz sanki. Karşımızdaki kişinin de açık yaraları olacağını düşünemiyoruz. Zayıflıkları, kırgınlıkları, onu ma

