Parmaklarımı tereddütle ekrandaki klavyede gezdirerek Umut’un mesajına cevap yazmaya başladım. Evet, kesinlikle bunu aşmam gerekiyordu. Gönderilen; Umut: Tam üçte hazır olacağıma emin olabilirsiniz bayım. "Hadi…" Emre'nin çıkışıyla mesajı yolladım ve gülümseyerek telefonu arka cebime yerleştirdim. Umut çok iyi bir arkadaştı, eğer onunla okulda ya da bir kütüphanede karşılaşmış olsaydık sürekli kahkaha atan şu çok yakın dostlardan olabilirdik. Ama maalesef bir cehennemin ortasında tanışmıştık. Emre yanımda yürürken, "Bu gülümseyişi neye borçluyuz?" dediğinde kahverengi gözlerini kısarak baktı, utandım. "Okyanus bazen saçmalıyor da." dedim, saçma sapan bir şekilde tüm suçu Okyanusa atarak. Özür dilerim Okyanus. Emre'nin arabası yoktu. Yani parası olmadığından değil, Birlik hepsine faz

