Sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımda, içimde hâlâ bir karmaşa vardı. Geceyi Kubilay’la geçirmiştik, ama o gecede birbirimize söylediklerimiz, her şeyin bir başlangıç olup olamayacağına dair hala belirsizdi. Birbirimize bakarken, sanki eski ben yokmuş gibi hissediyordum. Yine de Kubilay’la geçmişin izlerini temizlemeyi arzuluyordum, ama korkularım hâlâ peşimi bırakmıyordu. Kahvaltı hazırlarken, kafamda milyonlarca düşünce birbirine karışıyordu. Kubilay’ın söylediklerini düşünüyor, onu anlamaya çalışıyordum. Sabaha karşı, bana olan sevgisini itiraf etmişti. Ama sabah, yeni bir gün başlamıştı. O yeni günün ne getireceğini hiç bilmiyordum. Kapı çaldığında kalbim aniden hızlanmıştı. Bir an duraksadım, sonra hızla kapıyı açtım. Karşımda Kubilay’ı gördüm. Yüzü hâlâ yorgundu, ama gözlerinde o esk

